- Kategori
- Güncel
Başbakanın ontolojik terminolojisi
Başbakan lügat parçalamış ve CHP'nin ontolojik sorunları var demiş. Ne demek istediyse artık.
Bu ontoloji lafını AKP söylemini köpürtenlerden bazen duyuyorum. Duyduğumda ağızlarına ve söylemlerine yakışmadığını görüyorum.
Çünkü ontoloji lafının teknik ve bütünsel anlamını tüketmeyecek şekilde ve bu nedenle de aslında yersiz ve yanlış kullanılışı oluşuyor
Ontoloji gibi kendi alanında tam anlamına sahip kelimeler bazen daha genel söylemlerde de bu teknik derinliğinden soyutlanarak bir retorik ve belagat yaratmak için kullanılır.
Nitekim bu entel dantel olanlarda ve güya akademik olanlarda Türkçe konuşurken, Türkçe ifadesi de pekala mümkünken, bu tür ne olduğu belirsiz, söyleminde yeri gereksiz ve iğreti duran sözler kullanılır.
Bunlardan az çok yaygın olanları hatırlamaya çalışırsam, mesela sık sık periferi denir, işte bu ontolojiyi kullananlar var, pejoratif sık kullanılır. Paradigma, parametre de yaygındır. Yani böyle adeta bir tür bu entel dantel olunca kullanılması gerektiği sanılan ne olduğu belirsiz kavramları kullanmak bir tür düzey göstergesi gibi de gösterilir. Konuşurken bir kaç yabancı kaynaklı kelime kullanırsan, birileri seni bir şey sanar babında.
Oysa gerçek bir düşünür asla düşüncesini başkasının anlamasını zorlaştıracak, düşünce akışını, bilinç akışını sekteye uğratacak komplekslikten, gizemsel kelimeler kullanmaktan kaçınır.
Ama tabi her çok okuyan erdemli olmak zorunda değil bunun züppeliğinin keyfini çıkaran ve kendini bunda bulan da hiç az olmasa gerekir.
Velhasıl, ontoloji kelimesi, başbakanın kullandığı tarzda ve o takımın kullandığı tarzda bu kavramın karikatüründen başka bir şey değildir. Bir onu söylemiş bir de bu yabancı kelime kullanma tutumunu eleştirmiş olalım.
Ontoloji, varlık bilim demektir. Felsefenin temel araştırma alanlarından biridir. Varlığın, varolanların, gerekliğin yapısını araştırır. Varlık ne demektir, varolan ne demektir, varlığın yapısı nedir, varlık ya da varolan derken ne kastedilir, varlık çeşitleri nelerdir, aralarında hiyerarşi var mıdır gibi sorular sorar. Buna türlü cevaplar verilebilir. Örneğin materyalizm, ya da idealizm bu cevaplardan ikisidir. Buna göre başka devam yolları gelişir. Ontoloji kavramını gündelik dile indirgeyerek söylediğimiz zaman, bir şeyin varlığı ile ilgili bir durumdan bahsetmiş olunur. Başbakan da herhalde, CHP'nin ontolojik sorunları var derken, Meclis'te yemin etmemesinin bir varlık olarak kendini ortadan kaldırıyor olmasına işaret ediyor. Ama bunu söylemek için ontoloji kelimesini kullanmak sadece malumatfuruşlukla açıklanabilir, gereksiz ve yersizdir.
İlave olarak, başbakanın bilmediği bir kavramı kullanıyor olmasının garabeti. Başbakan başından beri önüne konulan metinleri okuyor. Oradaki akıl yürütme kendisine ait olsun olmasın, orada andığı kişileri tanıyor olsun olmasın, oradaki terimleri biliyor olsun olmasın, önüne konanı okuyor. Bu okumasını başbakanın hitabet gücü olarak yorumluyorlar. Bunun hitabet ile ilgisi yok, ayrıca bunun 'bir başbakan metni kendisi yazacak değil ya, birileri yazıp verecektir' ile de ilgisi yok. Başbakan metni kendisi yazmaz ama esas olarak metin kendisine aittir ve sadece birileri onu redakte eder. Başbakanın durumunda ise metin belki de tamamiyle başkaları tarafından yazılıyor. Oradaki politika, argümanlar ve ilkeler kendisi dışında belirlenmiş oluyor. Belki başbakan da ne söylediğini söylediği anda öğrenmiş oluyor. Buna da hitabet ve başbakanın düşünce gücü diyorlar.