- Kategori
- Güncel
Başbakanın şikayet ettiği kıyı talanını kim yaptı?

SÖZCÜ GAZETESİNDEN ALINMIŞTIR.
Akdeniz, Ege sahillerini bu hale kim getirdi?
İşte can alıcı bir soru ve verilebilecek cevap ise maalesef ortada yok.
Bu soruyu herkes, özellikle de iktidar soruyor. Cevap vermesi gerekenler yine kendileri olmasına rağmen cevap vermekten kaçınıp, bölgedeki belediyeleri suçlamaya çalışıyorlar.
Biliyorsunuz Mersin’den başlayarak Çanakkale’ye kadar uzanan sahil şeridindeki belediyelerin tümü muhalefet partilerinin elinde, bu hat Giresun’a kadar uzanıyor. Tabi aradaki Samsun’u çıkarmak şartıyla!
Sahillerdeki bu talan ne zamandan beri var?
Bu soruya kimse, bu talan on yıl öncesinde vardı diyebilir mi?
Sahillerdeki bu yapılaşma iznini kim veriyor?
Hemen hemen herkes Belediyeler diye cevap verebilir, ama belediyelerin hiçbir yetkisi yok. Sahildeki yapılaşmanın sorumlusu, belediye görevi yapan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı!
Yani belediyelerin bu konuda hiçbir yetkisi yok. Tüm yetki bakanlıkta! Ruhsatlar Bakanlıktan veriliyor!
Bu yetkiyi bakanlığa devretmekle yetinmeyenler, sahile 100 metre olan kıyı yapılaşma iznini bir gecede 50 metreye indirip, özellikle güzel koyları yandaşların hizmetine sundular.
Sonra ortaya Başbakan’ın bayramdaki denetimleri sırasında çarpık yapılaşma çıktı!
Sözcü Gazetesinde bir resim vardı. Sayın Başbakan, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar ve birçok bürokratla yaptığı yat gezisinde gördüğü çarpık kıyı yapılaşmasının müsebbibi olarak kıyı belediyelerini işaret ederken, kanunda yaptıkları değişiklikle, yaptıkları görev gasp’ını(!) unutmuşa benziyor.
Sayın Başbakan’ın hesap sorması gereken yetkili yanı başında dururken, belediyeleri işaret etmesi, yanı başında oturan yetkiliyi sorumluluktan kurtarır mı?
Bu şikâyetin bir sebebi de kıyılardaki talanı daha da arttırıp, kalan yerleri yandaşlara vermek olabilir mi?
Öyle ya, elindeki yetkiyi nasıl kullandığı orta yerde dururken, yetkisi olmayan belediyeleri suçlaması, işin nereye varacağı konusunda bize ipuçları veriyor.
Bu arada son torba yasa ile köylülerin hayvan otlatmak için kullandıkları meraları da imara açtı. Yarın bir gün imara açılan meraları kim imara açtı diye sorarlarsa şaşırmamak gerekiyor. Ne de olsa kanun torba yasadan çıktı! Biliyorsunuz torbaya doldurulan kanun maddeleri, yasa kanunlaştıktan sonra havaya atılarak, herkes kendi yerine diye kışkışlanıyor(!) Bazen esen ters rüzgârın etkisiyle, kanun maddeleri başka alanlara gidip, saklanarak görevini yapmayabiliyor(!)
Bu şikâyet ile anlıyoruz ki; bu ülke daha bitmemiş! Şimdi kalan bölgeleri bitirme zamanı…
Durmak yok, talana pardon yola devam…