​ Başbuğ içeriye, Öcalan dışarıya… / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Ağustos '13

 
Kategori
Güncel
 

Başbuğ içeriye, Öcalan dışarıya…

Başbuğ içeriye, Öcalan dışarıya…
 

Süreç devam ediyor.

Yerli akiller büyük gürültüyle görevlerini(!) tamamladılar, şimdi de “ithal akiller”in sürece, ya da diğer bir deyişle AKP Hükumeti’ne destek vermesi aşmasındayız…

İthal (yabancı akil insanlar) akillerin de epey tartışma konusu olacağını şimdiden tahmin etmek zor değil…

Süreç derken;  BDP’nin sık sık gündeme getirdiği konulardan birisi de PKK Terör Örgütü Lideri Abdullah Öcalan’ın yeniden yargılanması, hatta yargılama bir yana, serbest bırakılması!

BDP süreç konusunda inisiyatifi ele geçirmiş durumda.  AKP'nin zaafiyetlerini biliyor ve bunları  koz olarak kullanıp, kedinin fare ile oynadığı gibi AKP ile oynuyor. AKP’de, "kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez" misali  ve  sürece toz kondurmamak adına, “üç maymun” dan ikisini oynuyor: “Duymadım, Görmedim”.

Üçüncü maymun, yani  “maymunun bilmeyeni “ ortada yok!  Sürecin aslında nereye varacağını, APO’nun gelecekteki yerinin ve konumunun ne olacağını, Irak’ta ve Suriye’de yaşananların üç vakte kadar Türkiye’ de de yaşanabileceğini, “özerklik” isteğinin ardından,  “ayrılma” aşamasına gelineceğini, APO’nun,  gelecekteki Kürdistan’ın yönetim kadrosunda yer alacağını vs.vs.

Ancak bu aşamaya gelebilmek için aşılması gereken engellerden birisi APO’nun nasıl serbest bırakılacağı konusu...

Bu sorunun çözülmesi tabi ki birdenbire olacak bir konu değil. Yüzde 50 artı yüzde 50'nin tepkisi kaçınılmaz.

Dile kolay…

APO denilen terörist başı, 30 yılı aşkın bir süredir örgüte liderliğini devam ettirmektedir. 1997 yılına kadar filen yürüttüğü bu liderliği,  yakalandığı ve tutuklandığı bu tarihten sonra da,  bulunduğu ceza evinden zaman zaman  dolaylı olarak yürütmüştür. Özellikle son birkaç senedir örgütü üzerinde etkili olabilmesi için gereken her ortam adeta Türkiye Cumhuriyeti Hükumeti tarafından ona sağlanmıştır. 

APO ve onun örgütü   on binlerce insanın ölümünden sorumludur.  Örgüt eylemlerinin hemen hepsini silahlı olarak gerçekleştirmiş,  faaliyetlerinin finansmanı için; başta uyuşturucu kaçakçılığı olmak üzere, akaryakıt, sigara, silah gibi bir çok alanda kaçakçılık yapmış, yurt içinde ve yurt dışında halktan zorla para toplamış, insanları tehdit etmiş, binlerce genci  kandırarak ya da zorla örgüte sokmuştur.

Örgütün yıllar boyunca  Türk Halkı’na verdiği acı ve yaşamlarında bıraktığı derin izler  anlatılacak gibi değildir; örgütten kaynaklanan faaliyetlerin Türkiye ekonomisine verdiği milyonlarca liralık zarar, verilen  binlerce şehit, eylemler sonucu ya da operasyonlarda kolunu, bacağını, elini, gözünü kaybeden on binlerce gazi, bölgede görev yapan askeri personelin bazılarının bozulan psikolojileri ve aile düzenleri, yerinden yurdundan, bağından bahçesinden, tarlasından hayvanından vaz geçmek zorunda kalıp göç eden yüzbinlerce bölge insanı…

Ancak bütün bunlara rağmen “analar ağlamasın” söylemlerinin ve sömürüsünün arkasına sığınılarak süreç devam ettirilmekte ve APO’nun  serbest bırakılması aşamasına adım adım gelinmektedir. 

Peki  yaşanan bunca olaydan sonra APO'nun çıkışı  nasıl gerçekleşecek dersiniz?

“Demokrasilerde çareler tükenmez”  Süleyman Demirel’in siyasi hayatımıza kazandırdığı ve  dilimize yerleşmiş bir deyim var. Bizde de “Tam demokrasi” olduğuna göre(!)…

“Torba yasalar” malum. İçine ne koyarsanız kaldırıyor. Alırsınız bir “genel af” torba yasasını. İçerisine doldurursunuz bütün suç konularını. Özellikle de terör suçları ve mağdurları diye de üzerine basarak dile getirirsiniz. Ya da daha pratik bir “kılıf” ile bunu kamufle edersiniz. Kılıf için de “Terör Örgütü Liderliği”nden hüküm giymiş eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’u kullanırsınız. Onu ve diğer TSK Terör Örgütü(!) üyelerini affederken bir de bakmışsınız ki, APO’ da dışarıda…

Yoksa durup dururken İlker Başbuğ neden “Terör Örgütü Lideri” olarak adlandırılsın ki?

O, masum bir "darbeci" adayı değil miydi?

Hepinize sağlık ve mutluluk içinde şeker tadında iyi bayramlar diliyorum.

10 Ağustos 2013 Cumartesi,  07.45

 
Toplam blog
: 136
: 2817
Kayıt tarihi
: 20.03.11
 
 

Duyarlı olduğum konularda; düşündüklerimi, bildiklerimi ve birikimlerimi paylaşmak üzere burada b..