Başımıza bağlanmış olan çaput! / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Şubat '12

 
Kategori
Güncel
 

Başımıza bağlanmış olan çaput!

Başımıza bağlanmış olan çaput!
 

isa


Gizli bir el başimıza bir çaput bağlamış gözümüz, elimiz, kolumuz bağlanmış. Beze karanlık el tarafından ürkütücü imgeler çizilerek göz bebeklerimize kara kedi gibi oturtulmuş, ideallerimiz, hayallerimiz, umutlarımız, yaşama dair bütün iyi ve güzel duygularımız bu bezin çaputluguna hapsedilmiş. Bu hapiste altında el yordamıyla geziyoruz, el yordamıyla ilerliyoruz, yaşadığımız dünyayı el yordamı ile tanımaya çalisiyoruz.

Etrafta çit diye bir ses geldi mi! derhal fare gibi deliğimize geri çekiliyoruz. Bezin altında büzülmüş bir vaziyette kendimize çaputtan yapılmış paçavra bir dünyanın içinde bin bir parçaya bölünmüş vaziyette parçalanmış, bölünmüş, dağılmış dumura uğramış hayatlar yaşiyoruz. Herkes kendi çaputunun altından bir başkasının çaputuna baktığından çaputlar çarpisiyor, çaputlar yarışıyor, çaputlar birbirine yapışıyor yere düşüyor böylece çaputlar çamurlasiyor ve herkes yarattığı çamurun içinde çirpinmaya başlıyor. Çaputtan yapılmış olan çarpik dünya, çaresizligimiz olup, başimıza çepeçevre sarmalanmıştır.

Başimıza çaputu çaresizligimiz gibi geçiren düzenbazlar bizim için hür türlü düzeni istedikleri gibi düzmektedirler. Çünkü başimızda çaputla biz onların kuklası, kullanacakları kozu, oyuncağı oluyoruz. Başimıza çaputu saran gizli el, önce gözlerimize kara çaliyor, sonra geleceğimiz çaliyor. Herkes kendi çaputunun altındaki dünyayı gerçek sanıp kendi düşmüşlüğünü yüceltmeye başlıyor bu yüzden kendi çaputu ile karşisındakinin çaputunu aşağılayıp yargılamaya başlıyor. Herkes kendi bezini beğendiği için başkasının bezine benzememek için eşi benzeri görülmemiş gariplikler delilikler yapmaya başlıyor. Başimıza bağlanmış bu bezi bozmadığımız sürece ensemizde daha çok boza pişirecekler. Biz başimızdaki bu bezle yaşamak zorunda değiliz, bu bezi belki başka bir el bağladı başimıza ama biz kendi elimizle çözebiliriz. Böyle el yordamıyla yaşamak zorunda değiliz, ayaklarımız birbirine dolanmak zorunda değiliz .

Başimızdaki bezlerle birbirimizin kafasına toslamak zorunda değiliz. Karanlıkta birbirine karışmış, çarpik,akıl dışı, imgelerle kurgulanmış, kurguları ardımızda kuyruk gibi taşimak zorunda değiliz. Kendi bezimizden kurtulmanın en hızlı yolu karşimızdakinin bezini aşağı indirmektir. Şimdi herkes tanrının cesareti ile, şeytanın kurguladığı karanlık dünyanın gerçek olmayan gözlerinin içine bakarak kendi gerçeğini görmelidir. Çünkü çogu zaman gerçeğe ulaşmak için gerçek olmayanın içinden geçmek zorunda kalıyoruz. İyi haber şudur ki gerçek zaten orada ona ulaşmak için gerçek olmayanın acı gerçeğini yaşamak zorunda değiliz…ve İsa ‘’gerçeği bilin, gerçek sizi özgürlesecektir’’ dedi………..

VE TARİH BİZE ŞUNU ÖĞRETMİŞTİ Kİ GERÇEK ASLA DEĞİŞMEZ ÇÜNKÜ GERÇEK SONSUZA KADAR GERÇEK OLARAK DEĞİŞİR (m.ali şirin tarih öğrt)

 
Toplam blog
: 124
: 736
Kayıt tarihi
: 28.06.08
 
 

Kelebek için kanat neyse insan için kelime odur. (m.ali şirin) 1969 senesinde  Tunceli/ pülümürde..