- Kategori
- Güncel
Başınız göğe erdi mi?
BAŞINIZ GÖĞE ERDİ Mİ?
Nelerdir kapısında beklediğimiz, girmek için sayısız takla attığımız onlarca bürokrat eskittiğimiz
Avrupa Birliği dedi ki; Türk lirasının değeri çok düşük…
Bizimkiler çareyi hemencecik buldular;
Türk lirasından altı sıfırı attılar…
Avrupa birliği dedi ki; Ülkenizin eğitim seviyesi iyi değil üstelik ülkenizdeki kız çocuklarının okula gitme oranı da çok düşük, liseleriniz Özel Anadolu Liseleri seviyesinde bile değil…
Bizimkiler şipşak buldular çaresini;
Ülkedeki bütün okulları Anadolu Lisesi yaptılar…
Avrupa Birliği dedi ki; Eğitim sisteminiz çağdaş ülkeler seviyesinde değil…
Bizimkiler onun da çaresini buldular;
Bütün öğrencilere tablet dağıtmaya karar verdiler, kara tahtayı kaldırıp dijital tahtaya geçtiler…
Avrupa Birliği dedi ki; Anayasanız sivil anayasa değil darbe anayasası…
Bizimkiler hemen harekete geçtiler;
Genel Kurmay Başkanı dâhil olmak üzere paşaları kodese tıktılar…
Avrupa Birliği bas bas bağırdı; ülkenizde özgürlükler kısıtlı yaşam kalitesi düşük…
Bizimkiler çaresini yıldırım hızıyla buldular;
Türbana kamusal alanda serbesti yani özgürlük getirdiler (yeni)
Avrupa Birliği dedi ki; eğitim sisteminiz de eşitsizlik var,
Bizimkiler gereğini yaptılar;
Bazı okulları bir gecede okulu yapanlara bile sormadan “imam hatip okullarına” dönüştürdüler…
Avrupa Birliği dedi ki; ülkenizde gençlerin arasında “işsizlik” oranı çok yüksek…
Bizimkiler harika bir çare buldular;
Her ile her köşe başına “üniversite” açtılar, mezun olanlara da “işsizlik diploması” verdiler…
Avrupa Birliği dedi ki; ekonominiz son derece çürümüş kara para ve para aklama son derece fazla…
Bizimkiler dahiyane bir çözüm daha buldular;
IMF olan tüm borçları ödediler, onun yerine Suudi Arabistan Katar BAE ve ABD olmak üzere para babaları ülkelere tüm Cumhuriyet tarihindeki borçların toplamının üç katı borçlandılar.
Kara para akışını ve para aklamayı önlemek içinde ülkeye “faizsiz bankacılığı” getirdiler…
***
İçim sıkıldı daha fazlasını yazmayacağım…
Her şeye çare var, her şeyin alternatifi var;
Örneğin TUSİAD gibi milliyetçi vatansever iş adamlarına karşılık “Müslüman” iş adamlarından oluşan MÜSİAD’ı kurdurdular…
Yılbaşı kutlamalarına karşılık alternatif kutlamalar hazırlandı; yılbaşları “Kuran” okunarak “Mehter Marşları” çalınarak “tekbir” getirilerek kutlanmaya başlandı…
Milli Bayramlarımız kaldırıldı yerine “Güzel Kuran Okuma Bayramı” getirildi, sempozyumlar düzenlendi konferanslar verildi…
Bu kadar muhteşem alternatif çareler üreten “Müslüman” toplumun insanlığın yararına bir tek bilimsel buluş yapmaması gerçekten çok yadırganacak bir durumdur ancak “gocunan” olmadığı içinde çok anlam ifade etmemektedir…
Ve “icat” yapılmamasının nedeni bulundu; Andımız…
Seksen senedir okullarımızda okutulan Ant da “Türküm” diyenlerin çoğu Türk değilmiş, “Doğuyum” diyenler doğru değillermiş hatta adam bile olamamışlar “Çalışkanım” diyenler de bırakın “çalışmayı” yan gelip yatmışlar…
Hal böyle olunca da “beleş” varken “icat” neyimize demişler…
Şu anda yalancılık, ispiyonculuk, röntgencilik, hırsızlık dolandırıcılık, köşedönücülük ve yalakalık moda oldu, böylece ülkenin sedaca bir kesiminin “doğru ve çalışkan” olduğu ortaya çıktı…
Andın “ırkçılığı” çağrıştırdığı askeri kafanın eseri olduğu anlaşıldı ve kaldırıldı…
Kadınların saçının görülmesi erkekleri tahrik ettiği tespit edildi, başı örtülü kadınların ise tahrik etmemesi nedeniyle ülkeye daha yararlı oldukları anlaşıldı ve “Türban” yasağı tüm kamusal alanlardan ve meclisten kaldırıldı…
***
Bunlar kaldırılınca büyün sorunlarımız ve dertlerimiz tıpkı “türban” eylemleri gibi bıçakla kesilir gibi kesildi ve bitti…
Elinize kolunuza sağlık, tek ve en önemli sorunlarımız bunlardı, “ŞAK” diye hallettiniz…
Bir tek soru soracağım; “başınız göğe erdi mi?”
Çok sevdiğim “Çarşambayı sel aldı, bir yar sevdim el aldı aman aman…” türküsüyle veda ve iyi Çarşambalar dileklerimle hoşça ama daima sevgiyle kalınız…
Erdoğan ÖZGENÇ