Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Haziran '10

 
Kategori
Ekonomi - Finans
Okunma Sayısı
1065
 

Batı yakasında değişen fazla birşey yok

Batı yakasında değişen fazla birşey yok
 

BM, NATO, Varşova Paktı gibi uluslararası örgütler zaten 2. Dünya Savaşı egemenliği'nin devamıdır. Örneğin BM daimi üyeleri arasında ABD, Rusya, Fransa, Çin ve İngiltere varken - ki bunlar 2. Dünya Savaşı galipledir- Almanya, Japonya gibi devletlerin üyeliği sıradandır. Bu düzenin sancıları devam etmektedir. Savaş vesayetinde yürüyen bu BM yapısı ya daha demokratik olmak zorunda ya da yeni bir uluslararası örgütlenme gerekmektedir.

Batı denince akla AB ve ABD gelmektedir. Oysa AB ile ABD format olarak çok farklı yapılardadırlar. Hatta ABD sermayesinin dünya projeleri bile birbirinden farklıdır.

AB sermayaden tabi ki etkilenmektedir. Ancak yayılmacığının yönü çok farklıdır.

Esas kapital beylerinin patron olduğu ülke ABD'dir. ABD devleti ise onların işgören gücüdür.

ABD'nin iki türk sermayesi vardır. Bunlardan birisi savaş sermayesi, diğeri pazar sermayesidir.

Dünya pazarlarının ve değişik bölgelerin sisteme dahil olmasını ve buna bağlı olarak içinde kapitalizmin derin kurumlarının yerleşmesi ile birlikte bu ülkelerin daha demokratik parlamenter ve özgürlükçü olmasını, kamuoyundan ve globalizmden etkilenerek zaten bu ülkelerin neo liberal kıskaca sokulmasının yolları olduğunu benimserken, ikincisi savaştan beslenen sermayedir.

Çoğu yerlerde bu grupların savaş istekleri çakışırken, bazı yerlerde bunlar çelişmektedirler.

Dikkat edilirse savaşan ülkeler genellikle demokrasinin olmadığı ve başlarında diktatörlerin bulunduğu devletlerdir. İşte savaş sermaye grubu bu diktatörleri desteklerken, pazar sermaye grubu bu sistemlerin daha demokratik olmasını ve neoliberal politikalar uygulamalarının kolaylaştırılmasını istemektedirler.

Kapitalizm acemiliklerini yenmiş ve çoğu yayılma politikalarını deneme yanılma yoluyla geliştirmiştir.

Soğuk savaş dönemiyle birlikte diktatörlükle ve yarı demokratik işleyen sistemleri etkileme değiştirme yöntemlerini öğrenmiş, hatta çok ileri safhalara getirmiştir..

Kapitalizmin yayılma stratejileri değişmiştir. İşte değişenler..

1-) Yarı demokratik, içinde sermayenin derin ilişkilerinin ve istihbaratının olduğu, kamuoyunun propagandalarla etkilenebileceği ve bunun siyasal yansımalarının olduğu seçimli parlamenter sistemler.

2-) Neoliberal politikaların benimsenmesini sağlamak ve bu yolla bu politikaları getirecek iktidarların önünü açmak.

3-) Diktatörlerin bu eksenden kopma ihtimali vardır her zaman, ancak bu durumda bu liderleri değiştirmek neredeyse imkansızdır. Bir şekilde bu liderler Anti Amerikancı söylemlere girmekte ve bu da halklar tarafından kabul görmektedir.

4-) Demokratik gibi görünen ve seçimle değişen iktidar silsileleri kapitalizm için tercih nedenidir.

5-) Bu ülkeler sınırları içinde ulusalcılık ekseni ve iktidarlar bu coğrafyada bölgesine hakim olmalı ve hatta bu ülkede dayanışmayı ve birliği destekleyen din ekseni önplanda olmalıdır.

6-) Kapitalizm tarafından kolay yönetilebilir iktidarlar ve bu iktidarların, sermayenin istediği politikaların kolay yürürlüğe koyduğu bir sistem.

7-) Ekseni kayan iktidarları propaganda kanalıyla iktidardan uzaklaştırabilir olması ve bu doğrultuda zaten bu sermayenin reklam gelirlerinden beslenen medyanın kolay etki altına alinabilirliğinin sağlanması.

8-) Kapitalistin yaşam alanını genişleten neo liberal politikalara direnen devletlerin köklerinin çürütülmesi ve bu doğrultuda gerekirse bizzat kapital beylerinin devleti tarafından işgal edilmesi.

9-) İşgal yapmadan önce bu ülkedeki işbirlikçilerin tespit edilmesi ve bunların güçlenmesinin sağlanması.

10-) Yine işgal yapmadan önce o ülkenin ambargo gibi tedbirlerle ekonomisinin zayıflatılması.Ekonomik sıkıntıya giren halkın iktidara doğal olarak tepkisi artar.

11-) İşgal yapma gerekçelerine özgürlük, demokrasi ve terörizm gibi dünyanın mutabık olduğu değerlerin ileri sürülmesi.

Nihai amaç, Sermayelerinin kolay ve güvende dolaşacabileceği sistemler yaratmaktır. Bu yolla yine bu ülke halklarının üretimlerini tüketen potansiyel haline getirmektir.

Yerel iktidarların en önemli işlevlerinden biri de burada sermayenin elle tutulur şekilde teşviklerindirilmesidir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 105
Toplam yorum
: 193
Toplam mesaj
: 38
Ort. okunma sayısı
: 3899
Kayıt tarihi
: 05.11.08
 
 

İ. Ü. İktisat Fakültesi Uluslararası İlişkiler 1989 mezunuyum. 1993'ten beri uluslararası fındık ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster