- Kategori
- Haber
Baykal iktidar istemiyor..

İzmir mitingi beklenen birleşmenin fotoğrafını veremedi. Gün boyunca televizyonlardan, Miliyet İnternet'ten gelişmeleri izlemeye çalıştım. Ancak Türkiye'nin beklediği mesaj bir türlü çıkmadı..
SKY Televizyonuna telefon ile bağlanan DSP'den aynı zamanda gazeteci olan Tan, anlattığı kadarı ile CHP'nin kamuoyu önünde DSP'yi birleşmeyi zora sokan taraf olarak gösterme çabasına epey içerlemişti. Miting süresince CHP'yi ön planda gösterme çabaları, en azından katılan milyonlara haksızlık yapıldığı, duygusunu yaşamama neden oldu.
ADD'nin yöneticilerinden bazılarının CHP'den vekil olma davetini almış olmaları, bu hareketi bir partiye endekslemenin, angaje etmenin yanlış olduğu gerçeğini değiştirmez. Keşke bağımsız kalabilselerdi.
Tandoğan mitingine katılmış bir yurttaş olarak bu hareketin önünün kesilmesinin çok yanlış olduğu kanaatini taşıyorum. Oradaki coşkuyu yaşamak ve içselleştirmek herhalde Baykal'ın pek yapabildiği bir şey değil. Eğer o coşkuyu anlamış olsa hala DSP'ye ben büyüğüm yaklaşımları ile yaklaşmaz.
Baykal kahve toplantıları bile yapamazken DSP Sıhhiye'de yüzbinleri biraraya getirdi. Daha dün Amasya'da yine tek başına miting gerçekleştirdi.
Bu noktada asıl dayatma yapması gereken aslında DSP'dir. Halkın içine çıkamayan ve bir ara Tandoğan'da tepki de gören Baykal herhalde bu endişe ile Çağlayan'a da katılmadı. Çünkü o gün saat 12.00'de İstanbul'dan Ankara'ya döndü.
Gelinen bu noktada mitinglere katılan yurttaşları anlamayan, yaşanan ve paylaşılan duygu ve düşünceleri içselleştirmeyen Baykal'ın ve CHP'nin tavrı ülkenin bir dört yılının daha ziyan edilmesi sonucunu doğurabilir.
Sözlerimi bağlarken hala zamanın olduğunu, hatta Kanaltürk'te emekli paşanın dediği gibi, "Ben büyüğüm davasından vazgeçip sol olan herkesle işbirliğine gidilmesi gerektiğini, " anlaması için Baykal'a ve onun CHP'sine
a, b, c 'yi yeniden öğretmek mi gerekiyor? Veya İktidar olmak mı istemiyor?