- Kategori
- Siyaset
Baykal Kılıçtaroğlu görüşmesinden ne çıktı?

Sayın deniz Baykal’a ait kasetin internet sayfalarına düşmesinden ve bazı yandaş gazetecilerinde birbirlerine tweter aracılığı ile postalamasından sonra, CHP’de başkanlık kulisi hızlandı. Bu kulislerde kim ne politika üretecek pek belli değil.
Anayasa değişiklik paketinin Cumhurbaşkanı tarafından onaylanması, YSK’nun yapılacak referandum tarihini 12 Eylül olarak açıklaması, CHP ile ilgili gündemi değiştirmeye yetmedi.
CHP’de moda şimdi kim Genel Başkan olacak?
Başbakan’ın Yunanistan gezisine çıkarken, hava alanında yaptığı açıklama ile Sayın Deniz Baykal’ın önü tamamen kesilmiş oldu. Eğer Sayın Baykal partinin başına tekrar geçecek olursa, yapılacak ilk seçimde (referandumda) Başbakan’ın elindeki en büyük koz bu kaset olacak gibi görülüyor. Başbakan ve Arınç’ın yaptığı belden aşağı vurmaları, yandaş basının, yandaş kalemşorları katıldıkları her oturumda dile getiriyorlar. Onlarda Başbakan ve Arınç’tan aşağı kalmıyorlar. Ayrıca Baykal’ın kasetin içeriği hakkında konuşmaması, içeriği doğrulama yönünde algılanıyor.
Evet, biz dönelim asıl meseleye; Bu gün CHP'nin eski lideri Deniz Baykal ile yeni lider adayı Kemal Kılıçdaroğlu, bir araya gelerek ülke meseleleri(!) ve parti içi dengeleri konuştu.
Baykal ve Kılıçtaroğlu görüşmesinde kulislere yansıyan şu sözcüklerin anlamı çok farklı. “Kemal, kamuoyu seni istiyor, taban seni istiyor, ama CHP’nin bir de tavanı var. Git bu tavanı ikna et. Senin adın üzerinde bir uzlaşma olursa ben de seni desteklerim”
Eğer Kemal Kılıçtaroğlu’nun CHP Genel Başkan olması CHP tavanına kaldıysa, bu iş olmaz! Bu nasıl bir zihniyet? Halk ve parti tabanı her kesimde Kemal Kılıçtaroğlu derken, partinin bu günlere gelmesinde zerre kadar katkısı olmayan bazı tavan yöneticilerin ikna edilmesine kalırsa, Kılıçtaroğlu’nun Genel Başkan olması çıkmaz ayın sonuna kalır!
Görüşme sonrası kulislere yansıyan bilgilerin dışında bir de Kemal Kılıçtaroğlu’nun yaptığı açıklamalar var. Bu açıklamaların satır aralarında, git Önder Sav’ı ikna et, genel başkanlık için seni destekleyeyim var!
Sayın Baykal her ne kadar CHP ilgili olarak, değişimden ve uzlaşmadan yana olduğunu, ilk gün söylediği sözlerin arkasında durduğunu ifade etse de, Kemal Kılıçtaroğlu’nun, Genel Merkez’in güçlü ismi Önder Sav ve bazı tavan yöneticileri ikna etmesi gerekiyor.
Böyle politika kazanının kaynadığı bir dönemde partinin yönetim kadrolarında bir uzlaşmanın, birlikteliğin olması pek mümkün görünmüyor. Herkes koltuğa kendisinin oturması gerektiğini düşünüyor. Bu çerçevede, yeni gelen genel başkan partinin yöneticileri, üst kadroları, partinin tabanı ile tavanı arasında bir uzlaşma sağlayabilir mi? Bildiğiniz gibi CHP’de her şey Sayın Baykal’a göre dizayn edilmişti! Bu süreçte parti içinde bir çatışma, ayrışma olması mümkün gibi görülüyor. Eğer partinin kendi kültürüne, kendi felsefesine, tarihsel geçmişine uygun bir aday arayışı devam edecekse, bu arayışın nereye kadar süreceği merak konusu.
Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmesinin ardından bir televizyona açıklama yapan Deniz Baykal, partinin çalkalanmayacağı bir tablo ortaya çıkarsa destek vereceğini söyleyerek, bir bilen rolüne soyunduğu izlenimi veriyor.
Bu görüntülere göre, Sayın Baykal CHP'ye Genel Başkan'dan ziyade he söylediğine tamam diyen bir emanetçi arıyor! Tarihin tozlu rafları, böylesi emanetçiler ve emanet edilen partilerle dolu!