​ Bayram Üstü Yine esiri Olsum bir Hicaz Bestenin. / Bayramlar / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Kasım '10

 
Kategori
Bayramlar
 

Bayram Üstü Yine esiri Olsum bir Hicaz Bestenin.

Bayram Üstü Yine esiri Olsum bir Hicaz Bestenin.
 

Bay Charli'de kutlar.


Yine esiri oldum bir Hicaz şarkının…

İster reel ister sanal her insanın ihtiyacıdır,
Birilerine bir şeyler söylemek, bir şeyler dinlemek…
Maddi varlığın duygusal boyutudur bu yapılan…
Hatta belki de insan olmanın bedeli olsa gerek…
Öyle ki taşıması zor, yaşaması zor, varlığı zor, yokluğu zor…
Hele bir de kaynayıp kaynayıp taşamamak var ya…

İşte çoğu kişi, bu iç gerilimleriyle kaynayıp da taşmayı bilenlerin yaptığına sığınır,
İfade etmek için kendi içinde kabaranları...
Ve söylenenlerde, seslendirilenlerde arar kendini…
Onların diliyle, onların deyişiyle, onların müziğiyle seslenir…

İşte böyle anlardan biri daha yaşanmakta, hicaz şarkının ayartmasıyla…
Sözler ruha işler, nağmeler çarmıha gerer.
Yürek çarpmakta, duygular dorukta..
Hem de bana rağmen ve beni yaralayarak...
Yine küpüm zarar görmekte bu keskin sirke durumumdan...

Bu anı ben seçmedim… o beni yakaladı.
Zaten hiç fırsat kaçırdığını görmedim ki…
Ya güzel bir söz olur, ya anlamlı bir deyiş, ya da güzel bir söyleyiş..
Ve yakalar beni, en ince yerimden...
Sessizce sarar, fırsat bularak güzelliklere olan bu zaafımdan.
Benimse bahanem çok olur bu duygu tuzağına gönüllü düşmek için…

Ya bir gül açmıştır, ya bir bülbül şakımıştır.
Ya bir yaprak düşmüştür.. ya bir çocuk ağlamıştır…
Ya da birisi, gönülden gelen bir şey söylemiştir…
Ve başlar "ben"im, gerçek "ben" olduğum anlar..

Böyle anlarda elbirliği eder her şey, üstüme gelmek için…
Eh gönüllü de olunca da tuzağa düşmek için..
Yakalanmak kolay olur…
Hatta bu tuzak, hayatın anlamına dönüşür…

Ve kulak veriyorum yükselen nağmelere….
Önce keman ağlıyor…
Saz, adeta bam teli kesilmiş duygulara basmak için,
Söyleyense, Allah vergisi yorumuyla sızlatıyor içimde bir yerleri…
işte böyle anlarda, duygu fırtınaları hüzün girdaplarına dönüşüyor,
Yokluğun sonsuzluğuna sürüklemek için beni...
Sözde ruhumu bayram iznine çıkarmıştım…
Hatta hiç kullanmadığı onlarca yıllık izinlerini hatırlatmıştım...
Toptan kullansın diye... hiç gider mi…

Başlar duygu selinin yağmurlarına gebe bulutlar gibi kabarmaya yürek.
Ve doğal olarak şimşekler, fırtınalar da gecikmez bu duygu sağanağına eşlik etmede…
İç kabarır, duygular depreşir, gönül coşar,
Ve bu sarhoşlukta her şey anlamını yitirmeye başlar.
Ortam, sadece söz ve müzik kesilir.

“…. Ah le yar… yar…”
“…Sana olan duygularımı bir diyebilsem… anlatabilsem…”
"Sana olan hasretimi bir diyebilsem"
"Sana sevdiğim diyemem .. yalan yalan yalan"
"Sen kara sevdamsın benim… duman duman duman…”
“… yine başımda sevdan…” “… geceler kara zindan…”
“…söylenmemiş türkümdün sen… unutmam seni… unutamam…”
"Ah le yar yar ...."

Kimi der “tükendi nakti ömrüm, dilde sermayem bir ah kaldı”…
Kimi der “..yastayım, herkes hastayım sanıyor…”
Kimi der "...yanıyor yüreğim.. yanıyor ciğerim..."
Kimi , her gece ağlayan bülbüle, her seher açan güle
Bakar bakar da Hafızın kabrinde ağıtlar yakar...
Herkes kendi dilince, kendi gönlünce söyler, söyleyeceğini..
Ama ağıtlar hep aynı dildendir.

Bayramlar, gerçekte coşkudur…
Duyguların, sevgilerin, hüzünlerin, deyişlerin, feryatların coşkusudur..
Kimi ana der, kimi baba der, kimi yar, kimi evlat der..
Kimi yarim der, kimi sevgilim der, kimi belalım..
Kimi ah.. der, kimi vefasız der, kimi keşke der…
Kimi özler, kimi görmek ister, kimi dokunmak...

Coşkudur bayramlar… duygular kabarır, ruh acır, yürek sızlar.
Özlemdir bayramlar, anılar canlanır, unutulanlar hatırlanır
Kimi geçmiş bayramlarını hatırlar, kimi anılarını hatırlar, kimi çocukluğunu…
Kimi de, farkında olmadan, yaşamış olduğu mutluluklarını.
Öyle ya; o mahiler ki, derya içreymişler de deryayı bilmezlermiş...
Nasıl tarif edersin bir balığa deryayı...
Nasıl anlatırsın bir çocuğa... en mutlu anlarını yaşamakta olduğunu...

Sevinçle beklenir bayramlar…
Duygu yüklüdür, hasret yüklüdür, özlem yüklüdür…
Hazırlıkları sevgiyle yapılsa da, gerçekte hüzünle yaşanır.
Öyle ya… herkesin bayramı kendine..
Her insan bir alemdir ve her insan kendi aleminde yaşar...
Hatta kalabalık içinde yanlız olarak..
Ve her insan bayramgününde en çok sevindiği bayramları anar...

Herkesin kendi dünyasında, başka başka yaşanır bayramlar.
Güldüğünü görürsün, sevindiğini görürsün de
İçerde olanları,, gönülde kopanları göremezsin.
Herkes seni “..hasta sanar..”…gerçekte bilmezler ki yastasındır….

Duygu yüklü olsun bayramlar,
Bir çocuğun gülüşüyle, sevinciyle, masumiyetiyle yaşansın.
Ve iz bırakmak istiyorsanız onlar üzerinde,
Onların anılarında sevinçli bir anı olarak yer tutmak istiyorsanız,
Siz de bayramlarda, çocukları mutlu edin...
Unutmayın ki gün gelecek onlar da büyüyecek
Ve her bayram geldiğinde, hatırlayacakları ve özleyecekleri
Sadece ve sadece çocukluklarının bayramları olacak.
Hem de kendi duygu dünyalarının yanlızlığında...
Tıpkı sizin yaptığınız gibi...

Hadi dinleyin bayram hediyemi...
Gönlünüzün, yüreğinizin kulağını vererek...
http://fizy.com/#s/1ajdlc

 
Toplam blog
: 193
: 1045
Kayıt tarihi
: 01.08.07
 
 

Bilecik doğumluyum. Emekli Eğitimciyim. Ankara'da ve yazları Kuşadası'nda yaşıyorum Günlük uğraşl..