​ Bayrama doğru / İlişkiler / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Ağustos '11

 
Kategori
İlişkiler
 

Bayrama doğru

Bayrama doğru
 

Bayrama sayılı günlerin kaldığı bu günlerde Eylül bütün içtenliği ile penceremden süzülüp odama giriyor.
Şu ana odaklanıyor düşüncelerim.
Sorguları, nedenleri, niçinleri söküp atıyorum içimden.
Her insanın ruh yapısına göre değişkenlik göstermektense, suni bir gökkuşağının altında bir dilek tutuyorum.
Derken dilekler peş peşe devam ediyor sağanak gibi.
İyi diyorum dileyebileceğin bir şeyler varsa içinde yaşıyorsundur, umut ediyorsundur demek ki.
Çocuksu bir sevinçle gülüyorum.
İnsan ya dibe vurur tümden ya da her dibe vuruşta kalkacak takati bulursa kendinde yeniden bir yol çizebilir tutunabilir hayata.
İnsanların tatlı bir telaş içersine girdiği şu günlerde türlü hesaplar, planlar yapıyor yürekler.
Kimi bayramı evinde geçirmeyi planlıyor.
Kimi bir yerlere gitme hayalleri kuruyor.
Kiminin ise gözleri yollarda gün sayıyor sevdiklerine kavuşabilmek için.
* * *
En büyük iyilikte, kötülükte aslında çevremizden değil kendimizden bize doğru gelir.
O yüzden sadece bayramda değil her zaman sevgi ırmağını hep açık tutalım.
Kendimizi kasıp sınırlarımızı daralttığımızda her şey üstümüze doğru gelmeye devam eder.
Bir de bakarız ki o yüklerin altında ezilmiş, dağılmış bir tarafımız eksilmiş olarak kalırız.
Sevgiyi büyük bir enerjiyle yaydığımız zaman ayna gibi yansıyor yüzümüze, kalbimize, etrafımıza.
Bazen bir mucize olsun isteriz.
İçimiz ateşlerde yanarken anlaşılmak, sevilmek, özlenmek, değer verilmek için sırf bunlar için kederlenir, kahrederiz hayata.
Mucizenin aslında kendinizde, içinizde olduğunu hissettiğiniz zamanlar oldu mu?
Yâda şöyle söyleyeyim.
Mucizeleri kendi duygu ve düşüncelerimizle yönlendirip, kapıları kapamak yerine açtığımızda hayat nasıl da güzelleşir.
Orada mis gibi çam ağaçlarının kokusunu derinden yüreğimize doldurup, kuş cıvıltıları arasında, sonsuz uzanan gökyüzüne el sallayabilir çocuksu bir yanımız.
* * *
Bu bayrama ne şekilde girmiş olursak olalım.
Mesela, bir hastalığın pençesinden yeni kurtulmuş ya da mücadele ediyor olanlarımız vardır.
Bir nedenle kavgalı, gürültülü geçmiş olabilir günlerimiz.
Yaşamın sonsuz olmadığını unutmayıp içinizdeki sevgiye her zamankinden daha sıkı sarılın.
Bol köpüklü bir kahve, çikolata eşliğinde, bir dost sesinde gününüzü renklendirin.
Çıkıp dolaşın bu güzel Eylül akşamlarında.
Hatta bir şarkı mırıldanın geceye.
Bir çocuğun masum gülüşünde içiniz bayram dışınız bayram olsun.
Umudunuz ise hiç tükenmesin. 


e-mail:belginturan@gmail.com 

 
Toplam blog
: 439
: 512
Kayıt tarihi
: 04.02.09
 
 

Lisansını Anadolu Üniversitesi/ İşletme Bölümü ve Anadolu Üniversitesi/ Sosyoloji Bölümlerinde “O..