- Kategori
- Aile
Bayramlar mı eskidi, bizler mi yaşlandık

Alıştığımız değerlerimiz var. Bayramlarımız. Kimimizi heyecanlandırır, kimimiz "üff nerden geliyor şu bayram şimdi işin yoksa anne baba gönlü et" deyip, bayramı tatil günü kabul eder atarız kendimizi tatil mekanlarına.
Hayat hepimizi bir yerlere hani şu deli rüzgarla savurup bir tenhaya koyuvermiştir ya...İşte orada bayramların hüznünü yaşarız çok zaman.
Eski kalabalık zamanlarımızı anarız, sanki evlerimiz misafirle dolup taşacak gibi şeker stoklar, tatlılar yaparız.
Temizliğe başlarız günler öncesinden, bitiremiyeceğiz gibi de telaş ederiz.
Alışveriş merkezlerinde ki o kalabalık içersinde onlardan geri kalmamak için deliler gibi alışveriş eder, hüzün içinde kaçamak gülümseriz anlamasınlar diye.
Gözlerimiz dalar gider eskilere, dünya tersine mi döndü diye derin bir iç çeker, pencereden gelen giden var mı diye bakarken görüntümüze takılır gözlerimiz.
Şaşırıverirsiniz. Kimdir bu yabancı diye düşünürsünüz.
Taa uzaklardan bir gün kendinin camda yansımanızı hayranlıkla izlediğiniz bir an gelir aklınıza.
Tam onsekiz yaşında uzun saçlarını omuzlarına dökmüş, ela gözleri ile hülyalı ve gülümseyerek bakarak kendini güzel bulduğun zamandan bu yana zaman, hiç de insaflı davranmamış size onu anlarsınız.
Şu an camdaki aksinizde ise;
Saçlar kısacık,(kısa saçın bir kaç yaş genç gösterdiğini duymuşsunuzdur bir yerlerden) gözler yine eladır ama hüzün vardır, yıllar vardır çizgilerde.
Daha önceleri bayramın ilk gününde aile büyüklerine çocukları alıp gittiğin anlar gelir aklına. Babanın seni ve çocuklarının geldiğini görünce bir kaleden kırk pare top attırmadığı kalırdı sevinçten.
Şimdi yine bayram ve şimdi bekleyen sensin işte.
Nede çabuk geçti zaman.
İlk bayram harçlığı, ilk şekeri ağzıma atışım. Hani bayramlık pabuşlarım, kimlerin elini öpmeliyim, kim daha çok harçlık verir diye kurduğum çocuk düşlerim. Hani sabahlara kadar dikiş diken, annem ve onun dikiş makinasının uykumu getiren tıkırtısı.
Varsın evimiz bayram sabahı temizlensin bahçemiz bir kova su ile yıkanıp, kahvaltımız da bayram namazı sonrası babamın ve kardeşimin aldığı o sıcacık simitler olsun, razıyım.
Ne oldu birdenbire yağmur bulutları yüklendi birden, buğu buğu bakar oldum...Kalkmalı hazırlıklara devam etmeliyim, bellimi olur? Çokkk işim var çokkk... sevgi dolu bayramlara, sevdiklerinizle.
Hayat hepimizi bir yerlere hani şu deli rüzgarla savurup bir tenhaya koyuvermiştir ya...İşte orada bayramların hüznünü yaşarız çok zaman.
Eski kalabalık zamanlarımızı anarız, sanki evlerimiz misafirle dolup taşacak gibi şeker stoklar, tatlılar yaparız.
Temizliğe başlarız günler öncesinden, bitiremiyeceğiz gibi de telaş ederiz.
Alışveriş merkezlerinde ki o kalabalık içersinde onlardan geri kalmamak için deliler gibi alışveriş eder, hüzün içinde kaçamak gülümseriz anlamasınlar diye.
Gözlerimiz dalar gider eskilere, dünya tersine mi döndü diye derin bir iç çeker, pencereden gelen giden var mı diye bakarken görüntümüze takılır gözlerimiz.
Şaşırıverirsiniz. Kimdir bu yabancı diye düşünürsünüz.
Taa uzaklardan bir gün kendinin camda yansımanızı hayranlıkla izlediğiniz bir an gelir aklınıza.
Tam onsekiz yaşında uzun saçlarını omuzlarına dökmüş, ela gözleri ile hülyalı ve gülümseyerek bakarak kendini güzel bulduğun zamandan bu yana zaman, hiç de insaflı davranmamış size onu anlarsınız.
Şu an camdaki aksinizde ise;
Saçlar kısacık,(kısa saçın bir kaç yaş genç gösterdiğini duymuşsunuzdur bir yerlerden) gözler yine eladır ama hüzün vardır, yıllar vardır çizgilerde.
Daha önceleri bayramın ilk gününde aile büyüklerine çocukları alıp gittiğin anlar gelir aklına. Babanın seni ve çocuklarının geldiğini görünce bir kaleden kırk pare top attırmadığı kalırdı sevinçten.
Şimdi yine bayram ve şimdi bekleyen sensin işte.
Nede çabuk geçti zaman.
İlk bayram harçlığı, ilk şekeri ağzıma atışım. Hani bayramlık pabuşlarım, kimlerin elini öpmeliyim, kim daha çok harçlık verir diye kurduğum çocuk düşlerim. Hani sabahlara kadar dikiş diken, annem ve onun dikiş makinasının uykumu getiren tıkırtısı.
Varsın evimiz bayram sabahı temizlensin bahçemiz bir kova su ile yıkanıp, kahvaltımız da bayram namazı sonrası babamın ve kardeşimin aldığı o sıcacık simitler olsun, razıyım.
Ne oldu birdenbire yağmur bulutları yüklendi birden, buğu buğu bakar oldum...Kalkmalı hazırlıklara devam etmeliyim, bellimi olur? Çokkk işim var çokkk... sevgi dolu bayramlara, sevdiklerinizle.