- Kategori
- Eğitim
Bebekliğimizden beri suçlu hep masa mı?

1994te ders Kazakistan'da ders verdiğim sınıf. Öğrencilerin tamamı iyi yerlere geldi.
(Trafikte Yol vermeme yüzünden çıkan kavgada bir kişi tabancayla vurulmuş )
Suçlu hep masa mı?
Toplum birbirlerine saygılı ve hoş görülü davranmak yerine, meydan okuma, diğerine laf sokma, haksız olduğu halde özür dilememe, 'hatayı kusurları hep karşısındakine yükleme' alışkanlıkları nereden geliyor?
Bebeklikten itibaren çocuklarımızı tuhaf ve saçma bir şekilde şımartarak yetiştirmemiz çok kötü sonuçlara sebep oluyor.
Yaşları 1- 2 den itibaren küçük çocuklar kafalarını masaya, sandalyeye yanlışlıkla vurduklarında sanki suçlu masa veya sandalyeyemiş gibi elimizi masa veya sandalyeye dövermiş gibi vurarak "al sana al sana " mantığı, suçlu masa psikolojisini hep suçluyu-saçma sapanda olsa- karşı tarafta arama kendimizi sorgulamama ve hatta en sevdiğimiz insanların dahi bizi iyiliğimiz için eleştirmelerine bile tahammül edememe kültürü geliştirmişiz.
Bu olgu büyüdüğümüzde yollarda, trafikte, iş yerlerinde evde, okulda her yerde gözle görülebilir elle tutulabilir şekilde devam etmektedir.
Yukarda yol vermeme olgusunun sebebi, kimin arabasının silindiri güçlü, pahalı, agresif ön lambalıysa kendini yolların sahibi sanmasından dolayıdır. Hiçbir kural tanımadan sizin arabanızın arkasına yanaşıp magandaca sizi taciz eden bir sürü magandaya rastlamanızın nedeni budur.
Askerde cezalı olan boyanmayan, hiç kimsenin üzerine oturmadığı bankların suçu neyse bebekken kendi kafamızı vurupta incinip babamızın suçladığı masanın suçuda odur.
Tıpkı bir filmde anne hastanedeyken baba işteyken kız kardeşlerin küçük bebek kardeşlerini çamaşırmakinasında yıkayıp öldürmeleri ve babanında sonradan "suç makinede" demesi gibi. Bu konu sanata bile yansımış durumda.
Şimdi yukarda bulunan şehir magandalarının suçu ne? Aslında onların suçu yok, onları yetiştiren anne ve babalarının ağır günahlarını çekmekte o çocuklar, kitap okumayan, kendini geliştirmeyen, asalakça başkalarının sırtından geçinerek sömürerek zengin olmuş babaları onlara lüks otomobiller aldıkları zaman, hiçbir kritere sahip olmayan babaları gibi evlatlarıda trafikte terör estirebilmekte. Birgün evlatları trafikte ya katil ya da maktül oldukları zaman önce o babalar kendilerini suçlamalılar. Başkalarının haklarını yerken adaletin görünmeyen eli mutlaka insanı bir yerlerde bulur. İnsan yaratıcıyı inkar etsebile onun ADALETİ YAKALARA MUTLAKA YAPIŞIR, YAPIŞMASA ADİL YARATICI (EL ADİL) DENMEZDİ.
Saygılarımla,
Ayhan Özcimbit
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları yazara aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.