- Kategori
- Şiir
Beden Dili Edebiyatı

Tepeden tırnağa organlarını duyumsar
Ölümün fon/yol müziğini dinlerse/n
Sebebin olmaz hastalık!..
Çamurlaşmaz sinek kaydı yaşam..!
Ara sıra güngüllü laf ebesi
Tebessüm sultanı doktora gitse/n
Kapıyı erkence çalmaz ölümün!..
Evrenin başyapıtı yeryuva/r
Yeryuvarın en tatlısı, bir içim su/kadın…
Elifin eliz eliz saçları
Yağlık olmuş Çukurova’ya
Pamuktan örülür, ipekle dürülür…
Tanrı’ya secde etmiş alnın
Her kırışığı bir acının izi…
İki hilal kaşın altı iki okyanus…
Kirpi kirpikleri, kamçı kamış..!
İçinin aynası, iki denizyuva/r göz…
Şiirdin çiçeği burnunda gençti/n
Emdiği/n sütü burnundan getirdi yoksulluk!
Eski kulağı kesik
Ahraz ahraz baktıkça kulakları/n çınlar!
Yavan ağzı, yivli kulaklarına değer…
Unutabilir misin tebessümlü yüzü..?
Şiirlik gamzeleri ömre bedel
İki kiraz dudağı, aşka davet..!
Aşkın imgesel ağzı sussa
Sözcük, ağzına batacak sanırsın
Öpmeye kıyamazsın
Sevgide ağırmış hayranlık!
Konuşsa, anlam akıtır
Kanatır.., ruhu ağlatır!..
Dut yemiş pabuç dili/n, yılan dişi!..
Canını dişine taktı/n!
Asık suratlı iki sözcük çaktı/n!..
Pampal pampal açmış iki pamuk kozası
Portakal çiçeği kokar sütbalı…
Koltuk altıyla zort çekerdi/n peşrev makamında!..
Birer simgeydi sarkık, dudağı kapatan, badem bıyık..!
Kalemi getirmek isterdi/n dile
Eline diline güvenemedi/n!..
Avuç içi simgesi/imgesi okunsa
Nasırlar dile gelse, konuştursa edebiyatı…
Toplumun solmaz gülü edep
Edebiyat dinsiz/dilsizse
Hele bir de ezberciyse…
Maya tutmaz iki ayaklı, boşkese vicdan!..
Haftada bir de olsa, binmez olur ruh gemisine..?
Tanrı’ya göster(e)mez esas duruşunu!
Çengelinden boşanır ikide bir!..
Silah sıkarak doldurur ruh boşluğunu!..
Direnişin ateşi/meşalesi edebiyat!..
Höyük göbeğini hoplata hoplata
Karpuzları şaklata çatlata
Şakkıdı şakkıdı oynadı tasması/götü kırık!..
‘Şak’ diye çatladı!
Zilliymiş kırmızısı..!?
Kalçalara karpuz takmış
Sağı ala, solu kabak
Arkası kireç ocağı
Önü dikilitaş!
Kara şalvara gömmüş delişmen organı!..
Manevi sünnet yoksa
Fiziki sünnet nafile..!?
Elma/kadın uğruna ölümlü oldu/n
En büyük tehlike/silah
Ölümü göze almış insan!
‘Karbon’ ayak izli.., izin küçülsün!..
‘Topuğuna bak, öyle al’ derlerdi eskiden..!?
Uğursuzluktan sayarmış hurafeci Osmanlı
Askere almazmış düztabanı!..
Yaşı/n kemale erince
Ölüm sarmalı ağrısı
Ruhun kopuş/kaçış z’amanı!..
Tabanları yağlar/sıvışır ahrete!..
Sırat’ta sınanmadan duyumsanır mı hiç…)))
Günahkârın ardından yanık ruh kokusu?!
Dinlerin, dillerin bahçesi
Ruhun vatanı bedendi!..
Tanrı sevgiydi.., kapısı bildi
Yüreğinde taşıdı anahtarını
Ruhu kanadında uçurur(du) sevgi...)))
Ali Akdemir
08. 08. 18
Akçatekir