- Kategori
- Siyaset
Bekir Coşkun'dan Tophane saldırılarına...

Yetmez ama “EVET” diyenler nerdesiniz?
Değiştirilen Anayasa maddeleri ile ilgili hiçbir eylem yapılmazken, iktidarın uygulamaya koymayı düşünüp, bu zamana kadar bir türlü ortaya koyamadığı icraatlar, kendiliğinden uygulanmaya başlandı.
“Bitaraf olan bertaraf olur” cümlesinin ardından, öncelik taraflı olanlarda mantığı ile hareket eden iktidar, önce Haber Türk gazetesinden Bekir Coşkun’u kovdurdu! Bildiğiniz gibi Bekir Coşkun, Sayın Abdullah Gül için ‘Benim Cumhurbaşkanım değil’ diye kaleme aldığı yazı nedeniyle, Sayın Başbakan tarafından ‘ülkeyi terk etmesi’ konusunda uyarılmış, yani ülkeden kovulmuştu! Bildiğiniz gibi önce Hürriyet Gazetesinden kovduruldu, ardından da Haber Türk gazetesinden! Şimdi sırada Bekir Coşkun’a iş verilmemesi var! İşveren basın organının bitirilmesi yeni gündem maddemiz.
Tophane’deki Sanat Galerilerine yapılan saldırıyı anlatmaya gerek var mı?
Bu saldırılarda gerekçe ne?
İçki ve Fuhuş!
Fuhuş yapılıyorsa, bu ülkenin Ahlak Polisi ne iş yapar? Ankara’da bir parkta yan yana oturan çiftleri sıkıştıran polisin Tophane Sanat Galerilerindeki Fuhuş’u(!) önleyememesi biraz düşündürücü değil mi?
Bu ülkede eskiden beri içki içmenin belli kuralları vardır. Sokakta içki içen hakkında gerekli yasal işlem yapılır. Ayrıca içki satan büfelerin önünde içki içilmesi yasaktır. Nasıl ki büyük alışveriş merkezlerinde satılan içki, aynı mekânın bir köşesinde içilmiyorsa, cadde üzerinde veya sokakta içki içilmesi de yasaktır! Eğer bu yasağı ihlal eden varsa, bu ülkenin polisi ve de içki ruhsatı veren belediyesi var. Onlar görevini yapmayıp, ülkeyi; İran gibi ‘Din polisi’ yönetimine mi bırakıyorlar? Eğer öyleyse, bu ‘Din Polisleri’ ne zaman göreve alındı? İmamı kim?(!)
Hemen hemen her konuda bilgi sahibi olan ve fikirlerini her ortamda açıklamayı seven(!) Turizm ve kültür Bakanı Ertuğrul Günay’dan, bu saldırılar ile ilgili henüz bir açıklama yok!
Gelelim bir diğer bertaraf olayına!
Bertaraf olan; Saadet Partisi!
AKP’nin değirmenine su taşıyan Numan Kurtulmuş’un Saadet Partisi, Necmettin Erbakan tarafından bir ‘Katakulli’ ile işe yargı da katılarak ele geçirildi.
Evet, Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesi Saadet Partisi'nin yönetimini kayyuma devretti. Mahkemenin kararı çerçevesinde artık Genel Başkan Numan Kurtulmuş ve yönetimin kongre konusunda yetkileri ellerinden alınmış oldu. Her ne kadar parti yönetiminin temyize gitme hakkı bulunuyorsa da, temyiz icraya mani değil.
Kayyum kararı çerçevesinde Saadet Partisi'ni kongreye götürmek üzere atanan partililer Necmettin Erbakan’a yakınlıkları ile bilinen kişiler. Bir mahkeme böyle bir oyuna nasıl alet olur?
Bu eylemlere söylenecek tek bir kelime var. AKP, SP’yi bertaraf etti!
Şimdi sırada “bertaraf” edilecek ‘Yetmez ama Evet” diyenler var!
Bertaraf olmak onlara yetmez ama şimdilik elde bu var! Maalesef bununla idare etmek zorundalar. Yettiği kadarı ile yetinmek zorundalar!
Haydi, kolay gelsin…