​ Beklentileri düzenlemek / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Kasım '12

 
Kategori
Güncel
 

Beklentileri düzenlemek

Beklentileri düzenlemek
 

Beklenti mutluluğu


İstanbul’da üniversitede okuyan genç kız Ankara'daki babasına telefon etmiş:

-"Baba, meraba. Ben Lale...."

-"Ooooo. Güzel kızım benim. N'abersin bakalım?..."

-"Hiç sorma babacığım. Hiç keyfim yok valla..."

-"Hayırdır? Bi sorun mu var?...

Kız ağlamaya baslar; babası ise üzüntü ve meraktan kafayı yemektedir:

-"N'ooldu kızım? Anlatsana..."

-"Murat evi terk etti. Boşanmak istiyormuş..."

-"Ne evi lan? Ne boşanması? Sen ne zaman evlendin de boşanıyorsun?..."

-"Hani senin hiç hoşlanmadığın esrarkeş çocuk vardı ya. Ben onunla evlendim."

-"İyi halt ettin, zilli. Neyse, artik yapacak bi şey yok. Versin mahkemeye, hemen boşanın..."

-"Boşanalım ama benden 10 milyar istiyor. Eğer vermezsem, iyi zamanlarımızda çektiği çıplak fotoğraflarımı İnternetten herkese yollayacakmış...."

-"Püüh. Rezil... Çıplak fotoğraf çektirdin, öyle mi?"

-"Ama babacığım. O benim kocamdı. Ne biliyim böyle bir puştluk yapacağını."

-"Peki. Olan olmuş artık. Yarın havale ederim parayı...Öğleden sonra Bankaya gidip çekersin; sonra da alıp yakarsın o kahrolası fotoğrafları..."

-"Sağ ol baba. Eeee. Şey...Bi de kürtaj için 2 milyara ihtiyacım var..."

Adam artik iyice fenalaşır. Boğuk bir sesle konuşur:

-"Kürtaj mi? Bi de hamile mi kaldın o çocuktan sen?..."

-"Aslında ondan değil... Zenci bi çocuk vardı...Zaten o yüzden ayrılıyoruz ya...."

Adam bayılmak üzeredir. Nabzı yükselir, tansiyonu düşer, artik inleyerek konuşmaktadır:

-" Biz seni oraya okumaya yollamıştık. Sen ne haltlar çevirmişsin. Allahım. Nedir bu başımıza gelenler... Okulu bitirir bitirmez Ankara'ya dönüyorsun, yoksa kırarım bacaklarını..."

-"İstersen hemen dönebilirim babacığım. Ben geçen yıl okuldan atıldım çünkü..."

Adam masanın üzerindeki soğuk su dolu sürahiyi başından aşağıya devirir ve ancak bu şekilde konuşmasını sürdürebilir:

-"Okuldan mi atıldın? Hani birlikte avukatlık yapacaktık, zilli?... Eh ulan? Sen hele bi gel buraya. Ben sana yapacağımı bilirim. Evden dışarıya adım attırmıycam sana. İlk isteyenle de evlendiricim...."

-"O iş zor be baba. Biliyorsun, moda oldu, artik evlenmeden önce eşler birbirlerinden sağlık raporu istiyorlar... Pek iyi bi rapor sunacağımı zannetmiyorum ben..."

-"Allahım, çıldıracağım... Bir de cinsel hastalıklar haaa.....Kesin o zencidendir..."

-"Çok pis arkadaşları vardı. Bilmem artik hangisinden kapmışımdır..."

Güm diye bir ses duyulur. Adam kısa bir süre için kendinden geçmiştir; ancak hemen kendisini toparlayıp tekrar telefonu alır.

-"Hemen bu aksam dayını yolluyorum oraya. Seni alıp gelecek. Adresini ver bakiyim..."

-" Mahmutpasa Karakolu’ndayım... Gelirken kefalet için de biraz para getirsin yanında..."

-"Karakol mu?... Bi de karakola mı düştün layyynnn? Ne yaptın?...."

-"Dün kafam çok bozuktu, çok içmişim. Araba kiralayıp dolaşmaya çıktım. O kafayla Arnavutköy'de kokoreççi dükkanına girdim. Ama neyse ki kimse ölmedi. Dükkan sahibiyle kiralık araba firmasına biraz para vermek gerekir sanırım..."

Adam artik iyice fenalaşmıştır. Hatta fenalaşmak ne kelime; adeta kahrolmuştur. Telefonda kısa bir sessizlik olur. Kız tekrar konuşmaya baslar:

-"Babacığım. Sakin üzülme. Bütün bunlar bir şakaydı. Ben sadece sınıfta kaldığımı söylemek için aramıştım..."

Bunun üzerine adam sevinçle ve mutlulukla haykırır:

-"Canın sağ olsun be güzelim, boş veeerrr. Okul da neymiş? Hiç mühim değil, tatlı canın sağ olsun senin...."

(Ülkemizde ise tam bu telefon görüşmesindekiler yaşanmış ama  sınıfta kalınmış gibi davranılıyor nedense.)

Nizamettin BİBER

Uzman İnşaat Mühendisi

 
Toplam blog
: 887
: 2743
Kayıt tarihi
: 06.06.12
 
 

Yeni dünya düzensizliğinde insan olmaya çalışan ve okuyarak ne kadar cahil olduğunu gören, olayla..