- Kategori
- Doğal Hayat / Çevre
Ben de daniskayım!

Son günlerde aldı bir daniska sözcüğü gidiyor.
Ben de kendi imkânlarım ölçüsünde bu konuyu araştırıp, bir şeyler yazmak istedim.
Daniska; Türk Dil Kurumu'nun sözlüğüne göre Daniskanın anlamı âlâ... Aynı kurumca sözcükle ilgili verilen örnek ise Nazım Hikmet'ten alınmış: "Fransa'da bu kabil gazetelerin daniskası mevcuttur.
Bu ülkeyi son altı yıldan beri yöneten iktidarın başı Recep Tayyip Erdoğan, çevrecinin daniskası olduğunu söyledi.
Yani en iyi çevreci benim demek istedi.
Gerçekten de öyle mi? Gelin bir göz atalım.
Bu konuda yapılan araştırmalara bir göz gezdirip, ona göre değerlendirelim.
Uluslararası değerlendirmeler AKP hükümeti döneminde Türkiye’nin bir çevre felaketi yaşadığını söylüyor.
Amerikan Yale Üniversitesi bu konuda çok titiz araştırmalar yapan bir üniversite.
Bu üniversitenin yaptığı araştırmalar çok geniş bir çevre yelpazesini içine alıyor.
Bu araştırmalarda ülkelerin hava temizliği, su temizliği, iklim değişikliği, toprak temizliği göz önüne alınıyor...
Yale bünyesinde yapılan bu araştırmaya göre, Türkiye 2008 yılında 150 dolayında ülke arasında 72. sırada yer alıyormuş!
2006 yılında 49. sırada imişiz!
2002 yılında ise 22. sırada.
AKP iktidarında Türkiye 22. sıradan 72. sıraya gerilemiş!
İyi ki Başbakanımız Çevrecilerin Daniskası. Yoksa bu ülkede bu gün çok büyük çevre felaketleri yaşanıyor olacakmış!
Bir ülkenin çevre performansı sıralamasında bu kadar gerilemesi ancak Daniska Bir Başbakanın varlığı ile olabilirdi!
Yukarıdaki rakamlara inanasınız gelmiyor değil mi?
Ama gerçek!
Bu bilgileri nerden aldın diye soruyorsanız? Kaynağım;http://epi.yale.edu/Home adresinden Bu rakamlar kimin çevreci kimin daniska olduğunu gayet açık şekilde sizce de göstermiyor mu?
Ormanları yanan, suları kirlenen, yeşil örtüleri ortadan kalkan Türkiye’nin insanları yarınlarda nasıl yaşayacak?
Yanan ormanları, büyük holdinglere turizm alanı olarak tahsis edenlerin daniskalığı sorgulanmalımıdır?
Bu halimize oturup acı, acı düşünmenin zamanı daha gelmedi mi?
İsterseniz biraz da ünlü daniskamız hakkında bir şeyler söyleyelim.
Her halinden daniska olduğu belli olan Başbakanımızın kendisi gibi daniska Başbakanlar gelmedi bahtsız ve talihsiz ülkeme.
Böylesine daniska bir Başbakanımızın iktidara gelmesinin üzerinden 6 yıl geçti.
Bu zamana kadar acaba ekolojik ve biyolojik çevrenin korunmasına, bozulmuş olanlar varsa onların iyileştirilmesine acaba hangi düzeyde bir katkısı olmuştur? Doğrusu benim gibi düşünenler için merak konusu. Oksijen deposu Kaz dağlarının ney idüğü belirsiz uluslararası konsorsiyomlara maden aramak üzere verildiği ve ormanın, dağın, taşın altı üstüne getirilirken nerdeydi acaba?
Bir şekilde yanan(!) ormanların yerlerine yenileri dikilmeyip, bir şekilde yanan yerlerin turizm otelleri yapılmak üzere yandaş şirketlere verilirken, aynı şirketlerin denizi doldurup kıyı yağmacılığı yaptığı sırada, mahkemelerin aldığı kararın uygulanmasındaki zorluklar ortada dururken ve bu şirketlerin mahkeme kararına uymadıkları ortada dururken, Sayın Başbakanın çevreciliği nerdeydi acaba?
Sayın Başbakanın bu yaptığı çevrecilik açısından daniskalık değildir.
Sizce nedir?