​ Ben Hrant Olamam ki Rakel'siz... / İlişkiler / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Mart '07

 
Kategori
İlişkiler
 

Ben Hrant Olamam ki Rakel'siz...

Ermeniler’i öldürün. Kürtleri, Aleviler’i hatta Lazlar’ı ve Çerkezler’i de öldürün. Halklar bu şekilde yok olmazlar. (Tarih tanıktır.) İnsanlar yeniden üreyip çoğalabilir, toplumlarını yeniden oluşturabilirler. Gazetecileri öldürün. Böylelikle ünlerine ün katar, daha çok okunurlar. Düşüncelerini daha geniş kesime daha etkili biçimde yayarlar. Yerlerine yenileri geçer, uğraş sürer. Babaları öldürün. Çocukları yetimhanelerde Devlet Baba’nın şefkatine sığınır, belki Hrant bile olurlar. Babalarını özler ama alışırlar. Bir çocuk için gidenin yerine bir yenisini koymak daha kolaydır. Gazeteci Hrant’ı öldürün. Etyen’ler, Agop’lar, Sarkis’ler yerini alır; köşesi, sayfaları boş, düşünceleri sahipsiz kalmaz. Ama sevgilisi olan adamları öldürmeyin. Ne geride kalan sevgililer için bir yetimhane vardır çünkü ne de gidenin boşluğunu dolduracak bir aziz. Hiçbir gözyaşı sevgilinin ardından dökülen kadar acılı, hiçbir özlem o kadar büyük olamaz meğer ki sevişirken yitirilmiş olsun. Gözden aktıkça azizleşir su o zaman.

Hadi hepimiz Hrant olalım. Hepimiz yazalım, konuşalım, düşünelim, koşturalım. Kardeşlik için, bir arada yaşam için, kanlarımızdaki zehri temizlemek için çaba gösterelim. Belki bunları başarabiliriz bile. Hatta mahkemeye başvurup adımızı bile "Hrant" olarak değiştirebiliriz. Ama gel gör ki birer Rakel’imiz olmadıktan sonra neye yarar Hrant olmak. Ya da Rakel’siz Hrant olunur mu hiç. Sevdiğin ve seni sevecek bir sevgilin olmadan dünyayı değiştirebilir misin?

Bugüne kadar iki Malatyalı’yı sevdim yalnızca. Birisi Teslim Budak; türkücü. "Etek Sarı" türküsünü öyle içten okurdu ki çoğu zaman dinlerken ağlardım. Hele "Soyka gönül çirkine bel bağlama…" derken sesini boğması yok mu; beni de boğardı. Sevdiğim ikinci Malatyalı beni terk eden sevgilimdi. Şimdilerde bir fotoğrafıyla uyuduğum, bana yazdığı son mektubunda, "uzaya bırakılan şeyler yok olmazmış, tersine büyüyüp genişlermiş. Ben de sevgimi bırakıyorum" deyip kendini benim uzayıma bırakıp giden; böylelikle büyüyüp genişleyerek şimdilerde tüm evrenimi kaplayan sevgilim. O da severdi "Etek Sarı" türküsünü.

Ve sevdiğim üçüncü Malatyalı Hrant oldu. Ermeni olduğu için değil. Gazeteci, aydın, düşünce insanı olduğu, bizi aramıza husumet girmiş en eski komşularımızla barıştırmaya çalıştığı için de değil. Belki de salt Malatyalı, sevgilimin hemşehrisi olduğu için sevdim. Toprak kardeşliği için, ben biraz da hanımköylü olduğum ve sevgilime ait her şeyi kendime ait herşeyden daha çok sevdiğim için sevdim Hrant’ı da… Belki de O’na yazılan ilk ve tek aşk mektubunu kıskandığım için sevdim. Hani gizlice değil de binlerce kişiye okunabilecek aşk mektubu…

Dur bir dakika Hrant… Seni vuranlar adına senden özür dilemeyeceğim. Seni yargılayıp mahkum edenler adına da. "O bizim misafirimizdi misafire bu yapılır mı?" diyerek senin bu topraklarda ev sahibi, bizimse misafir olduğumuzu unutmak terbiyesizliğini yapanlar adına da özür dilemeyeceğim. Dedenin kovulurayak sabanı tamir etmeye çalışırken "Toprağı ekili bıraktık bari bizden sonra gelecekler işleyebilsin." dediği halde bıraktığınız ekini talan ettiğimiz için de özür dilemeyeceğim. Ama Rakel’i sevgilisiz bıraktığımız ve ona hiç istemediği halde zorla mektup yazdırdığımız için bütün insanlık adına özür dilemeliyim Hrant. Ve sana da bir eleştiri: keşke bize sadece sevgililerimizi adam gibi sevmeyi öğretmeye çalışsaydın herşeyi bir yana bırakıp. Sevebildikçe adam olurduk belki. Sevgililerimizi ve onların memleketlerini ve hemşehrilerini sevebilirdik. Ve dolayısıyla tüm Ermeniler’i, Kürtler’i, Aleviler’i ve tüm insanları.

Şimdi nasıl öleceğim ben? Cesedimin başında bana yazdığı mektubu okuyacak bir sevgilim olmadıktan sonra neye yarar ölmek ya da Hrant olmak. Keşke bir Rakel’im olsa da Hrant olabilsem ya da bir Canan için Ali olabilsem.

 
Toplam blog
: 3
: 414
Kayıt tarihi
: 01.10.06
 
 

1974 Osmaniye doğumluyum. Şu anda Çanakkale'de yaşıyorum. Üniversite mezunuyum. Edebiyata özellikle ..