- Kategori
- Kitap
Benim Adım Kırmızı-Orhan Pamuk

Alıntıdır
"Saf kalmak isteyenin yapacağı bir şey ve kaçacağı bir yer vardır her zaman."
Bu kitabı 3 yıl önce kayınpederim son günlerini yaşarken, yoğun ve korkuyla dolu karmaşık duygularla okumuştum. Ölüm, hem evin içinde dolaşıyordu, hem de kitapta en ince ayrıntılarla işleniyordu. O zaman fırsat bulup alıntılar yapamamıştım. Şimdi sakin kafayla tekrar okudum. Orhan Pamuk kitaplarının en güzeli bence, "Bir edebiyat harikası" diyebilirim.
Roman farklı bir bakış açısıyla yazılmış. Kahramanlar ve olaylar, mekan ve zaman oldukça güzel betimlenerek işlenmiş. Olayları her şeyin kendi gözüyle, farklı açıdan görüyorsunuz. Renkler konuşuyor, eşyalar konuşuyor, nesneler konuşuyor... Karakterlerin isimleri de ilgimi çekti; alışıla gelmiş roman tiplerinden hayli uzak bir biçimde sunuluyor okura.. En çok aklımda kalan; kapı kapı dolaşan, dedikoducu, işbitirici ve çöpçatan "Bohçacı Ester' mesela, yüzyıl geçse de onu unutmam.
Herkesin okuması gereken bir eser... Bir şaheser...
( Not: Bu cümleler 5 yıl önceki duygularımla yazılmıştı..kitapla ilgili duygularım aynen dururken, yazarla ilgili duygularım biraz değişti, herkeste olduğu gibi.)
Kitaptan Alıntılar:
"Biraz ilgi gören ve bundan başı dönen her vaiz, dinin elden gittiğini söylemeye başlar. En sağlam ekmek kapısı budur." (s.183)
"Sizden daha iyi ve ahlaklı olduklarına inanan yüce kişiler, sizden utandıklarında, gözlerinizin içine işte böyle bakamazlar. Belkide sizi ihbar edip işkenceci celladlara teslim etmeyi düşündükleri için." (s.189)
"Evlenmeden önce alevlenen aşk yangını evlilik ile söner ve geriye boş ve kederli bir yangın yeri kalır. Evlendikten sonra duyulan aşk da biter, ama onun yerini mutluluk alır. Buna rağmen bazı aceleci budalalar evlenmeden önce aşık olup yanyana aşkı tüketirler. Niye? Çünkü hayatta en büyük amacı aşk sanırlar." (Şeküre..s.221)
"Bütün katiller sanıldığının aksine, inançsızlardan değil, fazla inananlardan çıkar." (Üstad Osman s.296)
"Kitaplar insanın mutsuzluğuna teselli sandığımız bir derinlik katar yalnızca." (s.387)
"İnsan aslında mutluluk resmindeki gülümsemeyi değil, hayattaki mutluluğu arar. Nakkaşlar bilir bunu, ama resmedemedikleri de budur. Bu yüzden hayattaki mutluluğun yerine, görmenin mutluluğunu koyarlar." (Şeküre s.476)
"Saf kalmak isteyenin yapacağı bir şey ve kaçacağı bir yer vardır her zaman." (s.457)
Arkakapak Notu:
Orhan Pamuk'un, "en renkli ve en iyimser romanım", dediği Benim Adım Kırmızı, 1591 yılında İstanbul'da birbirleriyle sürekli çatışan güzel Şeküre, dört yıldır savaştan dönmeyen kocasının yerine kendine yeni bir koca, sevgili aramaya başlayınca, o sırada babasının tek tek eve çağırdığı saray nakkaşlarını sakladığı yerden seyreder. Eve gelen usta nakkaşlar, babasının denetimi altında Osmanlı Padişahı'nın gizlice yaptırdığı bir kitap için Frenk etkisi taşıyan tehlikeli resimler yapmaktadırlar. Aralarından biri öldürülünce, Şeküre'ye aşık, teyzesinin oğlu Kara devreye girer. İstanbul'da bir vaizin etrafında toplanmış, tekkelere karşı bir çevrenin baskıları, pahalılık ve korku hüküm sürerken, geceleri bir kahvede toplanan nakkaşlar ve hattatlar sivri dilli bir meddahın anlattığı hikayelerle eğlenirler. Herkesin kendi sesiyle konuştuğu, ölülerin, eşyaların dillendiği, ölüm, sanat, aşk, evlilik ve mutluluk üzerine bu kitap, aynı zamanda eski resim sanatının unutulmuş güzelliklerine bir ağıt. "Genç Türk romancısı Orhan Pamuk, Avrupa'ya roman nasıl yazılır, gösteriyor."
Frankfurter Allegemeıne "
"Orhan Pamuk'u herkes okumalı." The New Statesman
----
Okuduğum tarih: 06-16.03.2002
Benim Adım Kırmızı-Orhan Pamuk
İletişim Yayınları 1. Baskı-1998