- Kategori
- Aşk - Evlilik
Benim aşkım

Sabahım mahmur bugün. Hala uyku sersemi, hala zil zurna.
Efkar dağıtmış olacak dün gece. O da benim gibi karanlığa aşık oluyor.
Olacak şey mi bu? İki dost aynı güle el uzatır mı?
Bak, saat on oldu hala dumanlı afakı. Bana inat gidiyor.
Ey sabah senin seher yelin varken nedendir bu inat bana?
Aydınlık ufukları bebeklerin üzerine çekecektin hani! Ne oldu sana?
Karanlıklar senden neden kaçar biliyor musun?
Onlar bana aşık da ondan. Ben her gece karanlıkları bir yorgan gibi üzerime örterken sen ancak uzaktan bakarsın bize.
Sen bembeyaz yüzünle boy atarken semaya, ben karanlıkların siyah çocuklarını bedenimde, benlerimde, “ben”imde taşıdım yıllardır.
Ey güneşin çocuğu! Uzak dur benden. Karanlığımla yalnız bırak beni.
İlk yudumumdu aydınlıklardan hediye olan anamın sütü. Ta içimde, demimde, damarımdasın.
Ama bırak beni. “Bu bir aşk hikayesi” değil, bu aşk da değil, bu benim; benim adımdır karanlık.
Seher yelleri hep ağlamaklı duruyor. Baharlar artık gelmiyor memleketime. Hepsi küs bana. Sana bu yolda iz yok ey sabah. Bari umut dükkanını başıboş bırakma. Hem seher yelini hem de baharı sevindir bugün.
Beni ve karanlıkları rahat bırak. Biz gölgelerin serinliklerinde buluşurken peşimizden gelme.
Bu aşka; Ay şahit, yıldızlar şahit, yakamozlar şahit. Bir sen mi duymadın?
Mehtap bizi bir anne gibi kucağına alırken, yıldızlar saçlarımızı tarıyor usulca.
Ağaçlar sinelerini açıyor; bizimle tomurcuk, bizimle çiçek gecelerde.
Ağaçlar ve çiçekler neden gecelerde kokular salarlar enginlere bilir misin ey dost?
Onlar da bu aşka inançlı, bu aşka aşık.
Belki bana düşmansın, belki küskün; ama bunu bil ki bu aşk benden değil. Çünkü ben aşık olmadım. Aşk ben oldu, ben göründü, bana büründü. Sen artık dalgaların nefesini dinlemeye git. Onlar ancak anlatır sana benim neden karanlıklara bu kadar bağlandığımı. Dalgaların gecelerde niçin bu kadar dingin olduğunu hiç düşünmedin mi? Onlara da anlatmıştım içimdekini. Onlar da bu aşka kapılmış, bu aşkla kıpırtısız.
Artık bir uzun yolculuk bizi bekler. Karanlığımla baş başa. Belki bir daha görüşmeyiz ey dost! Ama şunu bil ki ben hala dostunum, hala arkadaşın. Seni özleyeceğim belki, belki de….
Akşam olmak üzere ey dost! Karanlıklar beni bekler. Vakit tamamsa yolcular için sefer vaktidir. Hakkını helal et ey dost! Hakkını helal et.