- Kategori
- Güncel
Benim babam

Eylül ayındayız ya, birkaç gün sonra babamın ölüm yıldönümü. Her Eylül hüzündür benim için. 12 Eylül darbesinde Konya’da idim, komünistler ihtilal yaptılar sanmıştım…
12 Eylülle yaşamımdaki ötelenmelerden dolayı babamın cenazesine bile gelemedim.
Babam ölürken kardeşim vardı yanında ve hatta aynı yatakta iken babam ölmüştü. Kardeşim son anına kadar babamı yalnız bırakmayıp elinden geleni yapmıştı. Allah her kuluna kardeşim gibi hayırlı evlat versin diye dua ederim hemen hemen her gün ve ayrıca, kardeşim için dua etmediğim bir gün yok gibidir.
Keşke benim için de birileri dua edebilse idi…
Yaşadığım toplumda insanlarla konuşuyorum, tabi ki herkesle değil. Çünkü herkesle konuşmak beni mutlu etmiyor.
Konuştuğum insanlar genelde hep şikayet halindeler. İstekleri, arzuları, ihtiyaçları hiç bitmiyor.
Adamın evi var, arabası var, işi var, evet var ama istekleri bitmiyor, hep daha fazlasını istiyor, sahip oldukları ile yetinmiyor. Demiyor ki, “Ben bu kadar lüks içinde yaşamak için ne yaptım, neyi hak ettim?”
Rahmetli babamın hiç arabası olmadı, hiç benzin parası ödemedi. Bırakın cep telefonuna kontör almayı, normal telefonu bile olmadı. Elektrik parası ödemedi. Tüp nedir bilemeden ölüp gitti. Lüks bir gaz ocağı vardı ve ispirto ile çalışırdı.
Çeşmemiz olmadığından su parası nedir bilmedi.
O benim babamdı.
Babam için: SEN TÜRKÜLERİNİ SÖYLE HAYDANLI adında türkü sözü yazıp besteletmeme rağmen, “Seni seviyorum baba” diyemedim…
Hüzün kokuyor Eylül.
Hüzün kokan, haykıran, çığlık atan Eylüller de ne kadar çok şeyi ötelemişim ben, diye düşünüyorum bugünlerde…
İyi de ya öteleyemediklerim?...
Babamın Türküsü:
http://www.izlesene.com/video/sen-turkulerini-soyle/3325183
Resim:
***