- Kategori
- Deneme
Benim dedem IV. Mehmet (Avcı Mehmet) 6 yaşında padişah oldu!

Herkesin iki dedesi vardır.
Kimse, benim dedem yok, diyemez. Dese de, dedesinin öldüğünü anlatmak için der. Herkesin bildiğini, biliyorum, bilgiçlik havasıyla yinelemenin anlamı yok. Yok olmasına yok ya, bir de, başka dedelerimiz var. Bunlar tarihten gelenler de olur; dini inanca dayalı dedeler de... Onun için herkesin iki dedesi kesin vardır da, sonrakileri ancak sen söylersen başkaları bilir.
Benim de bir üçüncü dedem var.
Dedemin kökü tarihe dayanır; üçüncü dedem, padişah, aynı zamanda şair. Benim dedem IV. Mehmet, lakabıyla söylersek Avcı Mehmet.
Benim dedem Avcı Mehmet, 6 yaşında padişah olmuştur. Bilmeyenler, 6 yaşındaki çocuk nasıl olur da padişah olur, diyeceklerdir.
Desinler!..
Benim dedeme padişahlık yetmemiş, bir de “halifelik" verilmiş.
Benim dedem, avı çok severmiş. Avı sevdiği için Avcı Mehmet demişler. Benim dedem, avı usulüne uygun yaparmış. Öyle, Türklerin Müslümanlığı kabul etmeden önceki dönemlerde “sığır” adı verilen “sürek avları”nda olduğu gibi değil.
Bilmeyenler için söyleyelim, “sığır”, İslamlığın kabulünden önceki Türk edebiyatında bir tür “dinsel tören”den sayılır.
Yılın belirli günlerinde kağanın adamları, ilin dört bir yana dağılır, avları kağanların toplandığı bölgeye doğru kovalar, avı gören kağan da avlanır. Sonra avlar, “şölen” adı verilen yemeli içmeli törenlerde afiyetle yenir. Güzel söz söyleyenler, “koşuk” adı verilen, doğa ve yiğitlik üzerine şiirler söylerler. Şiirler “kopuz” denen çalgı eşliğinde söylenir, bir yandan da “kımız” denen içki içilir.
Ama benim dedem Avcı Memet, öyle kağanlardan değildir, onlara benzemez. Zaten benim dedem içkiyi yasaklamıştır; benim dedemin “av kültürü” başkadır. Bunu ben anlatmayayım, Osmanlı tarihçisi Naima anlatsın:
“Padişah IV. Mehmet bir avında, tazılar salındığında bir tavşan ileri kaçmayıp kendini dereye attı. Yüzerek tazı tehlikesinden kurtulduğunu gördüklerinde bostancılar tekrar köpek salmak istediler. Padişah: “Tavşan azad olsun diyerek men etmiştir. Tavşan kurtuluş tarafında da bir zağar ile karşılaşıp kendini suya attığı halde, yakalanınca, bostancılar tavşanı zağardan alarak padişah huzuruna getirdiler. Daha önce padişah tarafından affedilen tavşanın bir yerini zedelemeden dağ başına salıverilmesi emrolunmuştur.”
*****
Benim dedem Avcı Mehmet, 6 yaşında padişah olmuştur.
Benim dedem, aynı zamanda şairdir; geleneğe uyduğu için şiirlerinde mahlas kullanmıştır, mahlası da Vefaî’’dir.
Dedemi üç beyitle yad etmek istiyorum:
Rah-ı payanda yatarken uşşak
Bizi görmez gibi harın ne güzel
(Ayağının geçtiği yollardaki tozlarda yatarken âşıkların
Bizi görmez gibi davranıp horlayışı ne güzel)
Der-i lûtfunda bugün kâm arayan
Âşıka va’de-i yarin ne güzel
(Bağış kapında arzusunu bugün dileyen
Âşıklarını atlatıp yarına söz vermen ne güzel)
Ey Vefaî onu şad gördükçe
Senin ol nale vü zarın ne güzel
(Ey Vefaî sevgilini böyle mutlu gördükçe
Senin o inleyişlerin ne güzel)
*****
Benim dedem Avcı Mehmet, 6 yaşında padişah olmuştur.
Şimdi çocuklar, okula tek başına gidemiyorlar: Çocukları ya anneleri ya da servisler götürüp getiriyor.
Düşünün, 6 yaş, ilkokul çağı...
Tarihten “bihaber”ler, tarih bilincinden yoksunlar; geçmişi bilmeyen, geçmişe sahip çıkmayanlar, bugünkü çocukları/ gençleri nasıl anlasınlar?
Anlayamazlar!...
Tıpkı 4+4+4 sistemini anlamadıkları gibi. Onların anladıkları bunun futbolda bir sahaya diziliş/ sistem olduğudur. Böyle anladıkları için de “seçme hakkı” verilen gençlerimize “seçilme hakkı” verilmesinden korkuyorlar. İstiyorlar ki, gençler sadece yeşil sahalarda top koştursun, “memleket meseleleri”nden uzak kalsınlar!
Çocukların bayramı var.
(Çocuklar, birkaç dakikalığına “koltuk”lara oturtulur/du, yalandan vali, başbakan... olur/du.)
Gençlerin bayramı var.
(Gençler, Meclis’te “koltuk”lara oturtulur, yalandan milletvekili olur, milletvekilinin yapması gereken işleri yine yalandan yaparlar.)
Gençler, gerçekten değil, yalandan milletvekili oluyorlar.
Oysa benim dedem Avcı Memet, 6 yaşında padişah olmuştur.
http://www.facebook.com/turgutcelik
https://twitter.com/#!/turgutcelik