- Kategori
- Siyaset
Benim kaçırılanım, senin kaçırılanın..
CHP'li vekil Hüseyin Akgün kaçırılınca hükümet tarafından üzüntü mesajları yayınlandı. Daha sonrasında Akgün serbest bırakıldı ve herkesin bildiği o açıklamaları yaptı. Dün Başbakan'ı izledik. Resmen bu kaçırılışın dümen olduğunu aslında PKK ile Hüseyin Akgün'ün yoldaş olduklarını açıklayan sözler söyledi. Bence aslında ilk kaçırıldığı anda bile aklında bu vardı. Ama tam emin olamadığı için, bir şüphe taşıdığı için ve toplumdan tepki de görmemek adına açıklamalarında hep vicdan sahibi laflar söyledi. İşte kınıyoruz falan. Ne zaman serbest bırakıldı baktı Akgün'de kendisine gollük ortalar kesiyor açıklamaları ile dün resmen içini döktü.
Eee o zaman sormak lazım ilk kaçırıldığında niye bunu demedin? Aklındakini söze niye dökmedin? Ya da şöyle demek lazım eğer Akgün öldürülseydi Başbakan cenazede konuşurken acaba içinden "Yahu ben bu kaçırılışı dümen zannetmiştim" falan diye geçermiydi?
Şimdi de AKP Hakkari İl başkanı kaçırılmış durumda. Düşünüyorum AKP Hakkari İl Başkanı serbest kaldığında aynı Hüseyin Akgün gibi konuşursa ne olacak? Serbest bırakılırsa kendisine AKP merkezden uyarı gelecek mi "aman açıklamalarına dikkat et" gibi. Hatırlayın AKP'li muhtar kaçırıldı serbest kaldı BDP'ye geçti. Yani ortalama zeka sahibi her insan "Kaçırdılar, korkuttular dönüşte BDP'ye katıldı"diye düşünür. Aksi var mı?
Şu an gerçekten AKP'li il başkanını merak ediyorum. PKK'lıların elinde. Serbest kalıp Akgün gibi konuşsa Başbakan için kötü bir örnek olacak. Çıkıp teroristleri suçlasa bölgede yaşadığı için PKK'lılar "biz seni bundan mı serbest bıraktık" diyecek ve her an ölüm tehditleri ile yaşamaya devam edecek.
Yazık yani.
Özetle hiç kusura bakmayın ama AKP il başkanı öldürülse demek ki Başbakan çıkıp "bak bizim kaçırılan adamımızı öldürdüler ama sizinkini serbest bıraktılar" diye siyaset bile yapabilir.
Dünkü konuşmadan benim anladığım bu.