- Kategori
- Haber
Benimle ölüme gelir misin?

Bugün gazetelerde bir haber var. Aşık bir çift akşam yemeğinden sonra süratli bir şekilde evlerine giderken trafik kazası geçiriyorlar.Araba önce kendi ekseni etrafında dönüyor, sonra takla atıp karşı yöne düşüyor.Kendi halinde yoldan gitmekte olan bir vatandaşla kafa kafaya çarpışıyor.Sonuç 3 ağır yaralı.Asıl, kazanın olma nedeni çok ilginç.
Kadın hızla giden arabada adama soruyor :
‘Benimle ölüme gelir misin?’
Adam da cevap veriyor;
‘Evet , gelirim.’
Ve kadın bu cevap karşısında el frenini çekiyor.
Bu nedir yani?
Aşk beraber ölüme gitmek midir?
Ya da güzel güzel yaşamak varken hadi biraz ölelim de nasılmış bakalım diye düşünmek midir?
Yoksa hastalıklı bir ruhun yansıması mıdır bu olanlar?
Be kadın madem beraber ölmek istiyorsun git bari Şile taraflarındaki kayalıklara.Hani eski Türk filmlerinde bolca gördüğümüz intihar sahnelerinin geçtiği mekana.Hiç olmazsa 3.bir kişinin canına kast etme.
‘Ben seni ölecek kadar seviyorum’ lafı yok arkadaşlar.Yaşamak , yaşarken sevmek, sevişmek varken ölümü tercih etmek niye ?
Kişi eğer ölümü düşünüyorsa zaten ruhen hastadır. ‘Ölüm’ fikri onun kafasına girmişse sonuna kadar da deneyecektir girişimlerini.Sadece kendine zarar vermekle kalmaz hasta ruh, sevdiklerini de bir şekilde cezalandırmış olur.’O’ sadece ölür, bedeni yok olur ama geride hep hatırlanacak ‘o anı’ bırakır.
Özdemir Asaf’ın sevdiğim dizeleri ile bitireceğim bu sefer.
Der ki,
Ölümü düşünmek yenilmek
Sevmek Ölümü yenmektir,
Onarmak zordur.
Evet onarmak gerçekten zordur…
Onarıldığında zaten ölüm arka planda kalacaktır.
Itır Arayıcı