- Kategori
- Haber
Bergama Savcısının bayrağımıza "saygısızlığı," araştırılmalıdır.

Solda mavi kıravatlı olan, Bergama Cumhuriyet Savcısı. Bayrak geçerken, ayağa kalkmadı
Bu ne iş? Memleketin “zıvanası” çıktı. Yerine takılamaz mı? Bal gibi takılır takılmasına ama, bu gibi işlerin pirim yaptığına inananlar, yırtık yerlerden çıkar gibi ortalıklara çıkıyor. Nasıl mı?
Bergama’daki 30 Ağustos törenleri yapılırken, resmi geçit sırasında tribünlerde herkes ayağa kalıp selam dururken, oranın savcısı, ayağa kalkmıyor. Oturduğu yerden Türk Bayraklı eskortun geçişini, kırsal yerde ilk defa tren görür gibi, trene bakar gibi, oturduğu yerden kıpırdamıyor bile. Bu adamın sıfatının başında Cumhuriyet var. Bu adam, Bergama Cumhuriyet Savcısı üstelik. Yazıklar olsun
CHP. İzmir M.Vekili Birgül Ayman bu patavatsız adam için:“Ülkesinin bayrağına saygısı olmayan bu kişi nasıl cumhuriyet savcılığı görevi yapabilir?’ diye sordu. Şimdi Diyojenin feneri ile Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu aranıyor.
Bakan Güler sert çıktı. Dedi ki: “ Maalesef memleketim Bergama’da düzenlenen 30 Ağustos töreninde, tüm protokol halkla birlikte bayrağımızın geçişini ayakta selamlarken, cumhuriyetin savcısı unvanı taşıyan kişi, oturduğu yerden kalkmamıştır. Bu saygısızlık herkesi şaşkına çevirmiştir” dedi. Ve devamla da Bu savcının, bayrağımıza karşı bu sergilediği bu saygısızlığı kabul etmek ya da görmezden gelmek söz konusu olamaz. Cumhuriyet’e saygısı olmayan biri, nasıl ‘Cumhuriyet Savcısı’ olabilir? Bu savcının devlet ve kamu adına düzenlemesi gereken iddianame ve fezlekelerin nasıl bir geçerliği olabilir?” Ne kadar haklı

Bir insan hata yaptı mı, üzerine hemen çullanıyoruz. Durun yahu, adama yüklenmeyin. Tam o sırada basuru kanamağa başlamıştır. Ayıp olur diye de kalkamamıştır zavallı. Utancında, otura kalmıştır öylece.
Belki de, belkide savcımız kanayan büzükler için edindiği "basur" donunu, sabahleyin aceleden giymeden geldi merasime. Olur a! Neden olmasın?
Meseleyi tam bilmiyorsak, adama çullanmamalıyız. Bu “otura kalma”durumu, bana bir şey hatırlattı. Bartın’da kadınlar matinesine, almasalar da ben de gittim. Film bitti, herkes birer ikişer salonu terk etti. Salon tamamen boşaldığı halde, bir kadın var, kalkıp gitmiyor. Herkesler gelip gelip “Hasta mısınız “dediler. Kolundan tutup yürütmek istediler. O ise kıpkırmızı, koltuklara sımsıkı yapışmış, sesini çıkarmıyordu. Biz çocuktuk. Ben de merak ettim. Sindim oturakların arkasına. Salonda bir tek o var. Nihayet kadını, koltuğundan kalkıp giderken gördüm. Merak bu ya,o koltuğa gidip bir baktım ki ne göreyim. Koskocaman bir göl olmuş. Van gölü gibi. Çukurumsu oturağın içindeki bu gölde, kayık bile yüzebilirdi anlayacağınız. Meğerse, işemiş kadın. Utancından kalkamıyormuş.
Gelelim savcıya. “Kanlı Nigar”sahnesini mi oynamalıydı? Yani. Ey İçişleri Bakanı. Anladık, bayrağımız mukaddes ama, adam sıkıntılı olamaz mı? Belki de, gaz sıkıntısı çekiyordu. Gazın sıkışıp da, Ramazan topu gibi patlamaması için, oturduğu yeri"tapa" olarak kullandı belki de. Bu patlamayı böylelikle bastırabildi. Maazallah kalksaydı ayağa, ne tribün kalırdı ortada ne cam ne çerçeve. Gaz bu. Baskı altında tutmazsan, senin biber gazınıona, yirmiye katlar.
Veya veya baktı ki savcımız, vatan millet elden gidiyor. Anıtkabire gidenlerin yolları kesiliyor. Bayrak açanlara ateş püskürülürken, içimizdeki hainlerin paçavraları ortalıklarda serbestçe dalgalandırılıyor, kimsenin de gık’ı çıkmıyor..” Diyerek, “mizansen tamam olsun. Ben de böyle umursamayayım, nasıl olsa hesap soran yok” diye “test” mi ediyordu acaba?
Şimdi, “Bu adam derhal müşahede altına alınmalı, bütün tetkikleri yapılmalı, kökenleri araştırılmalı, yedi sülalesi masaya yatırılmalı, kanında "Hainlikvirüsü"olup olmadığı araştırılmalıdır.” Diyeceksiniz. Elbette meslek haysiyeti ile bağdaşmayan, bu rezilliğin de hesabı sorulmalıdır.
Aklıma bir de şu geliyor. Bir Ordu Valisi vardı. Ne kadara rezervuar varsa söktürüp, "dinen caiz değil"demiş, herkesi, ayakta değil, “oturarak işemeğe”davet etmişti. Onun gözü, iktidarın yumuşak koltuklarındaydı. Bu şekilde göze girmeğe çalışıyordu belki de. Tayyip Abisinindikkatini çeken, siyasette yükseliyor nasıl olsa. Ama ters tepti. Çıkışında başarılı değildi. O yüzden de kızağa alındıydı.
Valla benim aklıma bunlar geliyor. Ya siz, nasıl düşünürsünüz?
Savcının bayrağımıza yaptığı saygısızlık, derinden araştırılmalıdır.
Ört ki, ölem !
SON DAKİKA: SORU ÖNERGESİ VERİLDİ
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı'na soru önergesi verdi. Ergin'e Edirne Kırkpınar Güreşleri sırasında yaşanan tartışmayı anımsatan Vural, Bergama’daki 30 Ağustos törenlerine, ilçeye yeni Hasan Yüksel’in bayrak geçişi sırasında ayağa kalkmaması üzerine, "Savcı, sizin 'Bayrağa değil sancağa ayağa kalkılır' sözlerinizden mi cesaret aldı?" sorusunu yöneltti
İ Ş T E S O R U L A R: 1- Kanunları uygulamakla yetkili olan Cumhuriyet Savcılığı makamını temsil eden bir kişinin bu tutumu hakkında bir işlem başlatılmış mıdır? 2- Cumhuriyet Savcısının bu davranışının altında sizin 8 Temmuz 2013 tarihinde TBMM Genel Kurulunda Edirne’de Kırkpınar Güreşlerinde geleneksel bayrak geçişi töreninde Türk Bayrağı geçerken tüm vatandaşlar bayrağı ayakta alkışlarken, onuncu yıl marşının çalınmasını bahane ederek ayağa kalkmayan Vali’yi savunmak için yapmış olduğunuz “Edirne Kırkpınar güreşlerinde protokoldekilerin ayağa kalkmasını gerektirecek olan şey, hepimizin milli marşı olan İstiklal Marşı’dır.” “Bayrağa değil sancağa ayağa kalkılır” sözleriniz etkili olmuş mudur? Sayın Bergama Savcısının sizin TBMM Genel Kurulundaki bu sözlerinizden cesaret almış olabileceğini düşünüyor musunuz?
İzmir Bergama’daki 30 Ağustos törenlerine, ilçeye yeni atanan Cumhuriyet Savcısı Hasan Yüksel’in ayağa kalkmama konusu, hâkim, savcı ve avukatların da tartıştığı konular arasında yer aldı. Tartışmaya katılan isimlerden bir bölümü savcı Yüksel’in linç edilmek istendiğini öne sürerken, bir bölümü de savcının ayağa kalkmamasının yanlış olduğu görüşünde.
Öte yandan hakim ve avukatların, bu savcıdan yana olmaları pek tuhaf. Meslek içgüdüsü bunları yaptırıyor desek, bu savcımızı tecrübesiz gösteren hakimler var. Onca okul okudu. Hiçbir yerde bayrak merasimine de mi rastlamadı? Köy okulunda olsaydı bile bu bayraklı merasimler halen yapılagelmektedir..
Hakimlerin yaptığı, “çevir kaz yanmasın!”Peki…Böylesi hakimlere ve savcılara ben, sonra nasıl güveneceğim o zaman? Hadi canım sen de…
'SAVCI YÜKSEL ÜZGÜN'Tartışmaların odağındaki Savcı Yüksel’in 3 ay önce Bergama’ya atandığı öğrenildi. Sosyal medyada yoğun tartışma kosunu olan ve siyasilerin de gündeminde olan konu ile ilgili Savcı Yüksel bir açıklamada bulunmadı. Ancak, Savcı Yüksel’in yakın mesai arkadaşları, Yüksel’in durumdan çok rahatsız olduğu, üzgün olduğunu, konuşmaktan dahi güçlük çektiğini paylaştı.
‘LİNÇ EDİLİYOR’
Tören sırasında ayağa kalkmama olayı hakim savcı ve avukatların paylaşım sitesi Adalet.orgisimli sitede de tartışmalara konu oldu. İşte sitede yer alan o tartışmalardan bazıları:
*HSYK Tetkik hâkimi Bahattin Aras: “ Bir protokol kuralından ötürü bir meslektaşımızın medyanın ve siyasetçilerin lincine maruz kalması üzücü...”
*Hakim İsmail Uğur:“Bayrağa saygısızlık etme gibi bir düşünce taşımasına olanak bulunmayan bir meslektaşımız nezdinde tüm yargı camiasının yıpratılmaya çalışıldığını düşünüyorum."
*Savcı Burak Yılmaz: "Meslektaşımızın sanırım ilk görev yeri, ilk kez bir törene katılıyor olabilir, saygısızlık yapmak istediğini düşünmüyorum."
