- Kategori
- Futbol
Beşiktaş, Büyükşehir Belediye'ye neden kaybetti?

Beşiktaş-İ.B.B.
Lige fırtına gibi giren Beşiktaş duvara tosladı... Büyüklerin belalısı olarak nam salan İstanbul Büyükşehir Belediye namına yakışır cezalar kesmeye devam ediyor.
Avrupa Ligi ön elemeleri ve ligde Bucaspor deplasmanı ile güzel bir başlangıç yapan siyah beyazlılar, bu sezon bir resmi maçtan ilk kez eli boş döndü. Hem de İnönü'de...
Belki zengin kadrosundan (!) belki sakatlıklardan bir türlü onbirini otutturamadı Bernd Schuster. galip geldiği maçlardan sonra bile sistemin oturmasıyla ve daha organize bir takım olmayla başarının perçinleneğini söylemiştik.
Sonunun ne olacağını kendisi bile kestiremeyen Hilbert, bir yanda bir ortada derken dün kendini ilk onbirde buluverdi. Hilbert'in oynadığı takımda yabancı sınırlamasına takılan Bobo da tribündeki yerini alınca gol atma görevi orta saha ve kanat oyuncularına kaldı. Nihat yine kötüydü.
Takımın en büyük kozlarından olmaya namzet, boyundan büyük işler başaran futbolcusu Necip yoktu. İbrahim Toraman ve Zapotocny'nin yokluğunda Ersan Gülüm, görevini en iyi şekilde yerine getirse de yeni defansif organizasyon iki gole engel olamadı.
Kaleci Cenk omuzlarındaki yükü başarıyla taşısa da tecrübesizliği ve acemi hareketleriyle Beşiktaş'ın gerisinde heyecan yaratmaya devam ediyor.
Tabata yokları oynuyor.
Guti geç girdi.
Tayfur Havutçu tribündeydi.
Teknik Direktör Schuster her maç bir yardımcısını tribüne göndererek maça kuş bakışı bakmak gibi akıllıca bir model belirlemiş kendine. Hoş doğru zamanlama ve kurgu ile olursa. Dünkü maçta yanında oturacak bir Tayfur, hem rakip takımı tanıma adına hem de kendi ekibinin açıklarını görmede hocasının eli ayağı olabilirdi.
Maçın skorunun öyle 2-0 falan olması maçı izlemeyenlere farklı bir futbol görüntüsü hissi uyandırmasın. Zira 1-0 önde oynayan Büyükşehir karşısında fütursuzca saldıran bir Beşiktaş'a futbolun altın kuralının cezasıydı ikinci gol; Atamayana attılar...
Bu blog Canlı Maç Anlatımı sayfamızda da yayınlanmaktadır