- Kategori
- Futbol
Beşiktaş-Fenerbahçe maçı değerlendirmesi

M.Denizli
Volkan Şen atamadı, Guiza attı!
Ne Beşiktaş’ta liderlik stresi vardı, ne de Fenerbahçe derbi psikolojisine girip özel bir futbol oynadı. Beşiktaş, Bursa’ya nasıl oynadıysa Fenerbahçe’ye de öyle oynadı. Fenerbahçe, favori Arsenal’e nasıl oynadıysa favori Beşiktaş’a da öyle oynadı. Fenerbahçe “küçük takımı oynadığı her maçta” başarılı oluyor. İnter, Sevilla, Chelsea, Arsenal ve son Beşiktaş maçı. Ben, Deivid'i ayırırsak, futbolcuların maç seçtikleri kanısında değilim. Teknik olarak takımın elinden gelen bu. Beşiktaş ise küçük takımlara karşı etkili oynayarak değil, mücadele ve arzusu sayesinde gol yemeyerek, farklı birkaç oyuncusunun varlığıyla da nasıl olsa bir gol bularak buraya geldi. Volkan Şen atamadı, Güiza attı.
Aragones'in, Gökhan Gönül'ü savunmanın göbeğinde oynatması hataydı. Holosko'nun golünde yerinde, "sadece" sabit durması halinde bile Holosko topu ya ayağına dolaştıracak ya da zorlama bir vuruş yapacaktı, geri geri gitmesi Holosko'ya vuruş imkanı tanıdı. Ceza sahası içinde, açısı dar olan Bobo'ya tekme atarak oyuncunun işini kolaylaştırdı, Bobo ayakta kaldığı için oyun devam etti; oyuncu düşmeyi seçseydi, Aragones kutlanmayabilirdi! Türkiye'de forvet düşmüyorsa, forvete karşı bir ihlalde bulunup bulunmadığınız önemli değil. İster tokat atın, ister tekme. Forvetlerin sık sık kendilerini bırakmaları onların hakemi kandırma eğilimleri ile ilgili olduğu kadar hakemlerin bu anlayışı ile de ilgili.
Pavorotti dinliyorum, ama bir işe yaramıyor!
Fenerbahçe Yönetimi galibiyeti Aragones'in başarısı olarak analiz ederse hata yapar; oyuncularının kalitesiyle ve istedikleri zaman istedikleri oyunu oynayabilecekleri düşüncesiyle ilişkilendirirse de hata yapar. Fenerbahçe'li oyuncuların bir gün önce Real Madrid-Barcelona maçını seyrettiği ve Barcelona gibi oynamak "istediği" için etkili oynadığını öne sürenler var. Yönetimin, "Fenerbahçe'li oyuncular o kadar yetenekli ki, istedikleri zaman Barca gibi bile oynayabiliyor" düşüncesi Fenerbahçe'ye gelecek sezonu da kaybettirir. Ben hergün Pavarotti dinliyorum ama bir faydası olmuyor. Olmadı Zeki Müren dinliyorum, yine bir faydası olmuyor..
Ernst, Tello, Holosko dışında kaliteli, Avrupa ölçülerinde iyi futbol oynayan bir takımda oynayabilecek oyuncusu olmayan takıma mutlaka bu tarz takviyeler yapılmalıdır. Tello Sporting Lisbon’da sürekli oynuyordu. Sporting Beşiktaş’tan yüksek. Ernst Shalke’de sürekli oynuyordu. Shalke Beşiktaş’tan yüksek. Holosko, Beşiktaş'a transfer olmasa şu anda Beşiktaş’tan yüksekte bir takımdaydı. Fink'in transfer edildiği söyleniyor. bu ölçüyle bakarsak Frankfurt, Beşiktaş’tan yüksek değil veya Fink yükseliş trendinde genç bir oyuncu değil ama şu da bir gerçek, takımınızın ihtiyacına göre, sıradan bir takımın sıradan bir oyuncusu da takımınızı yükseltebilir; yalnız, bunun için "gören göze" ihtiyaç var. Fink'i Ernst önermiş; Ernst'in "gören göz" olup olmadığını önümüzdeki sezon anlayacağız. "Gören göz" yoksa, para da varsa risksiz yöntem: Eksik olduğunuz mevkide, sizin üzerinizdeki bir takımda, istikrarlı bir şekilde oynayan her oyuncu alınabilecek oyuncudur. Futbolun tekniğinden anlamasanız da, bu iki ölçüt hata yapmanızın önüne geçer.