​ Beşiktaş'ta kaliteli ayaklarla keyif dolu futbol... / Spor / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ağustos '10

 
Kategori
Spor
 

Beşiktaş'ta kaliteli ayaklarla keyif dolu futbol...

Beşiktaş'ta kaliteli ayaklarla keyif dolu futbol...
 

Maçın son çeyreğine girerken ekrana yansıyan bir istatistik vardı. Beşiktaş topla oynama istatistiğinde %71’lik bir orana ulaşmıştı. Yani rakibini bir anlamda ezmişti. Sayıların gösterdiği şeyi zaten o dakikaya kadar çok yakından takip etmiştik. Beşiktaş topu ayağında yan paslarla tutarak oyun kurmaya çalışmıyordu. Dikine, derinlemesine ve bilinçli paslaşmalar vardı. Bu pasları sahada birbirine aktarabilen usta ayaklara sahipti Beşiktaş.

Futbol kaliteli futbolcular tarafından oynandığında seyir zevki üst düzeye çıkıyordu.

Hele dakikalar 65’i gösterdiği sırada Guti ile Quaresma’nın paslaşmaları sonunda Q7 topu ayağında iki defa sektirerek çeyrek daire etrafında dönüp üçüncüsünde öyle bir şut çekecekti ki o bütün Beşiktaş taraftarını zevkten dört köşe yapacak gole dönüşecekti.

Beşiktaş sahaya birbirini tamamlayan sekiz yabancı oyuncu ile çıkmıştı. Bu yabancılardan Ferrari, Tabata, Hilbert ve Zapo gönderilmeyi bekleyen sıradaydı. Hatta Zapo geçen sene Bursaspor’a kiralanmış, Tabata da taraftar tarafından istenmeyen pahalı transfer ilan edilmişti. Fakat bu dörtlü diğer dörtlü ile sahada öyle bir futbol oynadı ki etrafımdaki bütün Beşiktaşlılar hangisinin gönderilmesi gerektiği konusunda isim dahi veremedi.

Hatta öyle bir şey oldu ki; geçen sene Mustafa Denizli’nin jokeri Ekrem ve prensi İsmail sağ ve sol kanatta yabancılara uyum sağlayamayan yerliler olarak sırıttılar.

Son zamanlarda bu değerlendirmeyi yapamadan edemiyoruz ancak söylemeden de olmuyor; rakip takım gerçekten çok zayıftı. Bu Beşiktaş orta sahasını rakip ceza sahasının önlerine kadar çekti. Pek ileride oynamasına alışmadığımız Ernst bile çıkıp şut çekti.

Kuşkusuz bu dizilişle örneğin ligimizin orta sıralarından bir takımına karşı mücadele etmek kolay değil. Bu nedenle rahat ve gösterişli futbolun örneğin haftasonu oynanacak İ.Büyükşehir Belediye karşısında bile yanılsama yaratması mümkündür.

Guti maç boyunca çok fazla ortalarda görünmemesine karşın maçı neredeyse top kayıpsız kapattı. Bu kadar yüksek pas yüzdesi ile oynayan bir futbolcunuz varsa Quaresma tarzı bir futbol yıldızını kadronuzda bulundurmanız çok fazla sırıtmıyor.

Mustafa Denizli’nin Hilbert’i de kendisini çok net olarak bu karşılaşmada gösterdi. Çok etkili bir sağ kanat oyuncusu ve gole de yakın oynuyor. Bu futbolcunun gönderilmesi büyük bir hata olur.

Tabata da etrafında kaliteli ayaklar olunca kendi futbolculuğunu gösterme şansı yakaladı ve orta sahanın merkezinde iyi toplar dağıttı. Hilbert’in golünün yarısı biraz da ona yazılmalı diye düşünüyorum.

Bu durumda son söz olarak Demirören’e bir şeyler iletelim.

Sonunda doğru transfer yapmayı öğrenmiş oldu. Fenerbahçe ve Galatasaray eskileriyle ikinci el takım yaratmak yerine kendi yıldızlarını gidip bularak bir takım kurmanın sinerjisi taraftarda başkan sevgisine dönüşüverdi.

 
Toplam blog
: 2033
: 1268
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

"Keyif verici bir yalnızlık" olarak gördüğüm yazma serüvenimin en önemli merkezlerinden bir tanes..