​ Beşiktaş ve Galatasaray'ın denge arayışları / Spor / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Kasım '11

 
Kategori
Spor
 

Beşiktaş ve Galatasaray'ın denge arayışları

Zico’lu yıllarda Fenerbahçe’nin maç seçtiğini çok konuşurduk; Beşiktaş’ın Portekizlilerinin de sezon içinde maç seçtiğini zaman zaman hissediyoruz. Portekizliler derbilerde daha iyi futbol oynamaya gayret gösteriyor.

Fenerbahçe’ye karşı çok iyi hazırlanmış ve konsantre olmuşlardı. Gollerde onları izlemiştik.

Dünkü karşılaşmada da benzer bir oyun bekliyordum; ileride oynayan üç Portekizliden; öyle de oldu.

Daha önce neler konuşuyorduk?

Beşiktaş’ın parçalı bir takım karakterine sahip olduğunu çok sık tartıştık. Özellikle gerisi ile ilerisi arasında oyun içinde kopmalar yaşanıyordu.

Simao, Quaresma, Almeida hücumu istediği gibi yönlendiriyor, geride defansa yeterince yardım etmiyorlardı. Böyle olunca da Beşiktaş’ın oyun kurgusu Portekizlilerin yaratıcılıklarına ve geridekilerin dikkatlerine kalıyordu.

Galatasaray karşısında da bu üçlü yeterince pozisyon üretti ancak golü bulamadı. Golü engelleyen şeyse önce Muslera sonra da Portekizlilerin zamanlamada yaptıkları tercihlerdi.

Bu üçlü yine geriye koşmadı. Fakat bu sefer geriden hücuma destek olan Beşiktaşlı oyuncuları vardı.

İlk otuz dakikada Galatasaray’ın sağ kanadında Kazım’ın yeterince geriye gelmemesi nedeniyle Eboué’nin yalnızlığını izledik. Beşiktaş bu bölgeden çok etkili ataklar üretirken golü geliştirecek organizasyonlara dönüşemedi.

Sonra, Beşiktaşlı oyuncular sağ kanadın avantajını kullanmak yerine orta sahadan ceza sahası önüne top şişirmeyi tercih etti. Aureilo’nun üst üste üç şişirme topu Galatasaray kalesinde tehlikeye dönüşünce Eboué’nin yalnızlığı unutuluverdi.

Böylece Beşiktaş belki de gol için en avantajlı olan bu yeri kendi tercihi ile terk etmiş oldu.

Galatasaray önceki maçlarındaki görüntüsünü aratmayacak bir oyun oynuyordu.

Kazım sağ kanatta İsmail’in yapacağı bir hatanın peşindeydi. Elmander Sivok ve Egemen’in arasına sızıp bir boşluk bulmaya çalışıyordu. Engin ise daha geride oynuyordu ve sakindi. Ayhan, Quaresma’nın baskısı altında eziliyordu. Selçuk İnan ise duran toplar dışında etkin değildi.

Melo ise sezona başladığı performansın çok altında oyun çıkarmayı sürdürüyordu. Çok fazla top kaybı yapıyor ve sinirlerine hâkim olmada da zorlanıyordu. Maçı tamamlayamamış olması ve Fatih Terim’in onu dışarı alması da bunun sonucuydu zaten.

İkinci yarı teknik adamların yaptığı değişiklikler karşılaşmanın ilk yarıdaki görüntüsü değiştirmekten çok biraz daha dengelemek üzereneydi.

Ancak Sabri’nin talihsiz sakatlanması ve Riera’nın oyuna girmesi Galatasaray’ı biraz daha ofansif bir şekle getirdi. Galatasaray da oyun tercihini daha çok bu bölgeden yapmış olsa belki sonucu değiştirmek adına sonuç alınabilirdi.

Riera oyuna girene kadar Galatasaray’ın sol kanadı etkili değildi; Hakan Balta’nın geliştirdiği ve akıl almaz bir şekilde bitirdiği tek atak dışında…

Aynı şeyi Necip için de söyleyebilecektik ancak onun da benzer bir şekilde sakatlanması Beşiktaş’ın orta sahadaki gücünü sınırlandırdı.

Mustafa Pektemek’in Portekizlilerin arasında kendisine yer bulup bulamayacağını bu karşılaşmada da çözemedik. Şimdilik pozisyon negatif seyrediyor.

Hatta Quaresma sağ kanatta boşa kaçan Hilbert’e bile top atmamakta direniyor. Her şeyi kendisi yapmak istiyor.

Sabri ve Necip’in sakatlanmalarından sonraki yarım saatte takımlar oyun disiplininden giderek düştü. Hatta son on dakikada Rus Ruletine dönüştü. Serseri bir top her iki takımdan birinin canını yakabilirdi.

Bu bölümde güzel bir futbol oynandığını söylemek çok zordu. İlerisi için bir umut ışığı taşıdığını da.

Beşiktaş taraftarının Van için yaptığı sosyal eylem çok güzeldi. Ancak Eboué’ye ellerine geçen ne varsa atmaları bu güzelliği tamamen ortadan kaldırdı. Bu tepkiyi anlamak çok kolay değildi. Profesyonelliğin içinde zaman geçirmek her takım için vardır ve bunu bütün takımlar yapar. Yeri geldiğinde Beşiktaş da yapacaktır. Tepki duyabilirsiniz, bunu dile getirmenin yolu da var ancak kafasına cisim atmak yakışmadı.

Beşiktaş’ı iki derbide izlemiş olduk. Genel havası ligi götüremeyecek bir çizgiyi aşamıyor. Galatasaray ise dağınık ve kopuk oynuyor. Çabuk sinirlenen bir oyuncu yapısı var.

http://twitter.com/uzaygokerman

uzaygokerman@gmail.com

 
Toplam blog
: 2033
: 1268
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

"Keyif verici bir yalnızlık" olarak gördüğüm yazma serüvenimin en önemli merkezlerinden bir tanes..