- Kategori
- Mizah
Beslenme

köyde yemek (alıntı)
Doyulur mu doyulurmu canana doyulur mu? Doyulmaz elbet, canana da yemeye de doyulmaz, yedikçe doyumsuzluk artar.İNSAN MEZARINI DİŞLERİ İLE KAZARMIŞ” Doğru söze ne denir. Her önümüze gleni yersek sağlığımızdan oluruz. Vücudun büyümesi, dokuların yenilenmesi ve çalışması için gerekli olan besin öğelerinin her birinin yeterli miktarlarda alınması ve vücutta uygun şekilde kullanılması “yeterli ve dengeli beslenme” dir. Vücudumuzun enejisinin sağlana bilmesi için her besinin vücudun gereksinimi kadar alaınması lazımdır. Yoksa her önümüze gelen yiyeceği bilinçsizce yemek, sağlığımız açısından son derece tehlikelidir. Bilinçli olarak beslenmek gerek. Yemek yeme konusunda Aatalarımız ço güzel sözler söylemişler örneğin: “Nice lokmalar vardır ki, sahiplerini bir saatlik lezzet için, o kişiyi yaşamı boyunca yemek yeme lezzetinden mahrum etmişlerdir. (Arap Atasözü). Az yiyen az uyur ama çok yiyen güç uyur. (Arap Atasözü) Açlık ilaçtır, hastalık ise üst üste yemektir. Yaşamın üç altın kuralı şunlardır : Az ye, az söyle, az incit (Nizami). Dertlerin başı mide, devaların başı perhizdir. (La Edri), gibi. Yemekle ilgili Erzurum fıkraları aktarıyorum: Baba her gün eve kuru yemiş getirip küçük oğluna ısrarla: “aman oğlum ye ambunlari yeki aklın böyüsün.” Der, israrlara dayanamayn çocuk zoraki yermiş. Bir gün çocuğa yine israr ederken karısının sabrı taşmış ve : “Viş, viş torpah başan aha onların ele merifeti vardi da sen niye yemedin ki senin de ahlın böyüseydi” der,
Köyün imamını, o köyde her gün bir eve yemek yemeye davet ederler, İmam efendi, Müezzini de alıp yemeklere gidermiş. Hoca çok pisboğaz, midesine düşkün, sofrada ne varsa hepsini silip süpürüyor. Müezzin az yiyen bir kişi, karnı doyunca yarabbi şükür diyip sofradan kalkıyor.Tabi o sofradan kalkınca Hocada utanıp sofradan kalkmaz zorunda kalıyormuş. Bu durum birkaç kez tekrarlanınca Hoca çok sinirlenmiş ve dere kenarında eline sopayı alıp Müezzini iyice dövmüş ve : “ Ola gavurun oğli bir daha ben gahmadan sofradan gahacah mısan? Şimdi senin ayahların gırim mi? “ Diyince , adam: “Vallah billah Hoca efendi bir daha yapmam” diye yemin etmiş. Ertesi günü yine bir eve yemeye gitmişler, Müezzin yemini unutmuş, alışkanlığı gereği, sofradan kalkmış ve “Yarabbi Şükür” diyince, hemen Hoca .”Deredeki Billah “ diye bağırmış. Müezzin derhal yerine oturup kaşığı yemeğe daldırmış ve: “Yeniden bismillah” demiş.
Erzurumlu istanbulda lokantaya oturur ve “ bir porsiyon cüfte cetır” diye garsona söğler. Adam kofteleri getirir etrfaında marul domates maydanoz saoğan vardır. Adam bakar üç köfte var yer doymaz kalkıp başka bir lokantaya gider bir masya oturur garson gelir “buyurun bec emi ne istirsen” adam konuşmalardan Erzurumlu olduğunu anlar ve “ ola sen Erzurumlusan hemi” garson “he” der. Adam “ola dadaş gurban olim bene bir porsiyon guri çüfte cetir allasen ( Allah aşkına) yanına pohpüsür goyma e mi.”
Adam lokantada yemeyi yer bakar masada kürdan yok. Garsonu çağırır sorar “gard aş aha bura nasıl lokanta heç kürdan yoh, hele cetir bir gaç tene bahim” garson “efendi emi olmaz olur mu? Alan götürir gullanir getirip yerine goymir ki” diye cevaplar.
NAHİDE ÇELEBİ