- Kategori
- Güncel
Beyin Göçü ve Bey'in Geleceği

Oku ile başlayan dinimizin mensupları özellikle az okuduklarından olsa gerek dünya politikalarında gerek ekonomik gerekse siyasi alanda kendilerine verilen sınırlar arasında oynayabilen baş rol oyuncularından figüranlara dönüştüler.
Suudi Arabistan, Mısır ve Türkiye arasındaki birtakım rekabetler tarihsel şüpheler halkın gerçekte devletlerin birbirlerine olan politikalarında etkin olmamalarından olsa gerek kimi zaman dost, kimi zaman düşman bir barışık bir karışık devam ediyorken bize nispeten daha yakın olmuş ancak halklar arasında herhangi doğrudan iletişim olmayan doğu Müslümanlığı Pakistan, Afganistan ve Uzakdoğu Müslümanları. Neredeyse diğer ülkelerle oturtulamayan bağlar ve batıya dönük bir Türkiye ve batıdan sürekli dayak yiyen bir Müslüman Dünyası
Tıpkı Osmanlı İmparatorluğu’nun yaptığı zeki ve becerikli gençleri yetiştirme politikasını bir adım daha ileriye taşıyan batı, akıllı ve üretken işe yarayan kafası çalışan insanların gönüllü göçlerine daha doğrusu beyin göçüne neden oluyor.
İtiraf edelim bilim adamları gidiyor, batı yüzyıllar önce kurduğu sistemle düzenini oluşturmuş. Adaletini bir şekilde tesis etmiş. Mükemmel olduğu söylenemez ama kafası çalışan ve zeki insanlar için yeterince mükemmel olmalı ki insanlar akın akın batıya gidiyorlar ve tersine beyin göçü biraz da ekonomi ile ilgili olarak artarak devam edeceğe benziyor.
Batı işe yaramaz insanları tercih etmez, ışık gördüğünü ise kaçırmaz. Türkiye’de özellikle kurulan yabancı okulları dikkatle incelenirse bir nevi Türkiye’de eğitimden ticarete, siyasete kadar birçok aşamalarda hem en başarılı mezunların bu okullar mezunu oldukları görülür. Nasıl olmasın ki? Üç milyona yakın insan içinden özenle seçilen beş yüz kişi söz konusu ülkelerin ileri karakolu olan okulları seçmek suretiyle zaten içten bir eylem başlatılmış oluyor ki devamı kolayca gelebiliyor.
Bunu anlayabilmek için biraz biyografi meraklısı olmak yeterli gelecektir. Bazı konularda şans, kader vs. gibi batıl inançlar bilimin hâkim olduğu dünyada oldukça saçma sonuçlar vermesine ve durumun asla değişmemesine neden oluyor. Türkiye’de seksen bir il vardır ama dikkatle bakılınca bazı iller sadece bakan, başbakan, milletvekili yetiştirirken bazıları tüccar diğer bir kesimi, müteahhit yetiştirir. Gerçekten aslına bakarsanız böyledir, her ilin seçtiği meslekler vardır. Her okulun mezunlarının Türkiye’de aldığı rol ve roller gibi, şehirlerin dahi özel bir statüsü vardır. Adalet, yükselebilme, eşitlik gibi kavramlar geçmişte de gelecekte de en fazla çözüm bekleyen sorunlar olduğu durumda insanlar özellikle de beyin taşıyan insanlar tüm dünyadaki insanların rahat yaşamak olduğu gerçeğinden hareketle kendisine en fazla değeri veren ülkelere akın akın gidiyor.
Üzücü olan zeki insanların göçlerinde yetiştirme bedeli almaksızın bedava bir şekilde transfer olmalarıdır. Eğer zeki ve orta-alt gelirli bir aileye mensup bir genç insanın devlet okullarında okuduğu var sayılırsa fakirlerin vergileriyle yetişen gençlerin başka ülkelerin en ufak bir emek harcamaksızın hazıra konmaları ve her zaman bedeli fakirlerin ödemesidir.