​ Beyin'in kanalizasyonlarla temizlendiğini biliyor musunuz? / Sağlıklı Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ağustos '12

 
Kategori
Sağlıklı Yaşam
 

Beyin'in kanalizasyonlarla temizlendiğini biliyor musunuz?

Beyin'in kanalizasyonlarla temizlendiğini biliyor musunuz?
 

Biz, insanoğlu neden beyinin faaliyetlerini kendimize örnek almıyoruz?

Beyinin tüm altyapı sistemini kendimize örnek alsak, yaşamımız çok daha kolaylaşacak…

Evet, Alzheimer veya Parkinson gibi hastalıklara neden olan, sağlığa zararlı atıklar, "kanalizasyon boruları" tıkalı olmadığı sürece, beyin tarafından atılıyormuş.

Beyin şehir merkezi mi ki; kanalizasyon sistemi olsun diyorsanız, evet beyinde kanalizasyon sistemi varmış.

Beyin, özel hücrelerden oluşan kanalizasyon ağıyla beyin sıvısı ve atıkları, basınç yardımıyla temizliyormuş. Sistem, vücuttaki lenf yollarınınkine benzer bir görev üstleniyormuş.

Science Translational Medicine'deki makaleye göre, bugüne dek, atıkların dokudan kan damarlarına difüzyonunun çok yavaş ve pasif olduğu düşünülüyormuş. Ancak yapılan keşif, beynin buna ek olarak, çok daha hızlı çalışan başka bir arıtma sisteminin bulunduğunu göstermiş.

Araştırmayı yürüten, Rochester Üniversitesi bilim insanlarından Maiken Nedergaard, her organ için atık temizlemenin çok önemli olduğunu belirterek, beyin içinse bunun daha da büyük rol oynadığını kaydetmiş.

Alzheimer veya Parkinson gibi tüm dejeneratif hastalıklarda beyinde atıkların biriktiğini hatırlatan Nedergaard, bunların da zaman içerisinde beyin hücrelerine zarar verdiğini, hatta bunları öldürdüğünü ifade etmiş.

Bugüne dek, beyinde bu atıkların temizlenmesi için sadece bir yol bulunduğunun düşünüldüğünü anlatan Nedergaard, bu sistemde de beyin sıvısının çok yavaş şekilde, içindeki atık maddelerle birlikte damar duvarından sızarak kana ulaştığını belirtiyor.  Nedergaard, "Ancak şimdi görüyoruz ki beyin sandığımızdan çok daha organize, hızlı ve etkin şekilde kendisini arıtıyor" diyerek yeni keşfe gönderme yapıyor.

Beyindeki kanalizasyon sistemi eritrositlerden oluşuyormuş. Eritrositler beyindeki kan damarlarının etrafını sarıyor ve böylece hücre ile beyindeki sıvı kaynakları arasında köprü oluşturuyormuş. Bu hücreler de kendi pompalama sistemlerini kurarak, beyin dokusundaki sıvıyı emiyor, özel kanalcıklar üzerinden basınçla damarın içine püskürtüyomuş.

Vücuttaki lenfatik drenaj sistemine benzediği için bilim adamları beyinde yeni keşfettikleri bu kanalizasyona, eritrositlerin de dâhil olduğu hücre tipi olan glial hücrelerden esinlenerek, "glenfatik sistem" ismini vermişler.

Keşfettiklerinin hidrolik bir sistem olduğunu vurgulayan Nedergaard, "Kapağı açtığınızda sistem duruyor, çalışmıyor. Bu yüzden yıllardır devam eden beyin araştırmalarında bu sistemi göremedik" diye konuşuyoru.

Bilim insanları beyindeki bu kanalizasyon sistemini özel mikroskobik bir yöntem kullanarak keşfetmiş. İki foton mikroskop sayesinde opak maddeyle işaretlenen beyin sıvısının akışı takip edilebilmiş.

Bu söylenenler insan beyni için geçerli değilmiş. Bilim insanları, bu drenaj sisteminin varlığını şu ana kadar sadece farelerde ispatlasalar da aynı kanalizasyon ağının insan ve memeli hayvanlarda da bulunduğunu düşünüyomış.

Bilim insanlarına göre, insan beyni daha büyük olduğu için bu aktif arıtma sistemi insanlar için, kemirgenler için olduğundan çok daha önemli olabilirmiş.

Bilim insanları, arıtma sistemini keşfettikten sonra farelerin beynine, Alzheimer'a neden olan hasarlı beta amiloid proteinleri enjekte etmişler.

Sağlıklı farelerde, beta amiloidlerin bir saat içerisinde büyük ölçüde beyinden temizlendiği görülürken, genetik bir hasar nedeniyle eritrosit kanalları kapalı olan farelerde aynı süre içerisinde beta amiloid oranının ikiye katlandığı tespit edilmiş.

Bu drenaj sisteminin Alzheimer ve benzer hastalıklar için büyük önem taşıdığına inanan bilim adamları, Alzheimer hastalarında bu sistemin çalışmasını hızlandırarak, hastalığı ağırlaştıran beta amiloidlerin beyinde daha fazla birikmesinin engellenebileceğini tahmin ediyorlarmış.

Görüldüğü gibi dünya bununla uğraşırken, biz imam hatip okullarına nasıl daha fazla öğrenci çekebiliriz diye uğraşıyoruz. Bilim insanlarımız YÖK’ten korktuğu için bilime zaman ayıramıyor! Hurafelere inanan bilim insanlarımız(!) önemli yerlere getiriliyor.

 
Toplam blog
: 3842
: 3093
Kayıt tarihi
: 23.03.08
 
 

Antalya'da 1956 yılında doğdum. Emekliyim, Üniversite mezunuyum. Evliyim, bir oğlum var Mimar. Gü..