- Kategori
- Psikoloji
Bildiğim bir mevzu
“Nasıl bir hayattır ki ... hep birlikte ölüme hazırlıyor.
Tekinde tek bir tereddüt olmadan.”
http://www.haberturk.com/yazarlar/623909-bilemedigim-bir-mevzu
Umur Talu, 4 kardeşin intiharı için yazmış bunları.
(Kardeşlerin inthar dışı nedenlerle ölümünü tartışma dışı bırakıyorum, çünkü aslına bakılırsa okuduklarım beni intihar konusunda tam ikna edemedi.)
İnsanlar neden intihar ederler?
Çok basit bir yanıt: Yaşamın hiçbir değeri yoktur. Bu durum anne kaybı veya iflas olabilir. Ancak aslında bazı insanlar vardır ki onlar için yaşamanın hiçbir zaman anlamı olmaz. Bunun için de birçok neden vardır ama biz yalnızca ‘intihara ya(t)kınlık’ durumu ile ilgileneceğiz.
Daha bebekliğimde ölüm tehlikesi geçirmişim. Bu da beni ölüme daima çok yakın kıldı. Gençliğimde insanlar ne zaman intihar edeceğim üzerine bahse girerlerdi. Lakabım ‘zekat keçisi’ idi.
Daha birçok ölüm tehlikesi atlattım. Bana öyle diyenlerin epeyisi öldü gitti, ben hala sağım.
Neden böyle? Nasıl böyle?
Öncelikle, bizim yaşadığımız Türkiye 1960-2010 dönemindeki 3 askeri darbe ve 3 liberalizm, zeki ve bilgili insanlara, entellektüellere yaşama hakkı hiç tanımadı.
Ancak, ölmek yeni bir şey değil ama yeni bir şey de değil yaşamak.
Ancak, toplama kampından kurtarılmış Museviler, kurtarıldıktan onlarca yıl sonra hala intihar ediyorlardı. Daha tuhafı, çocukları ve torunları da intihara eğilimli oluyordu.
Ancak, Niyazi Berkes’in saptadığı üzere, Cumhuriyet’in ilk yıllarında ilkokularda intihar oranı çok artmıştı.
Tüm bunların nedeni ne?
Yaşamak istemediğin br yaşamı yaşamaya zorlanıp, bir noktadan sonra ahlaki duygularla intihar etmek.
Ancak, benim bir sorunm var: O kadar çok sağ kalmaya koşullanmışım ki intihar etme yetim hiç olmamış.
Yoksa, çoktan intihar etmiştim. Son 6 aydır da, aslında intihar edeceğim koşullarda yaşıyorum. Yaşayacağım da.
Artık öyle bir noktaya geldim ki: Yaşamanın bir anlamı yok ama ölmenin de bir anlamı kalmadı. Yaşamak değersiz, ölüm daha değersiz.
Bildiğim bir mevzuydu, yazdım. Ancak, bilmeyenlere anlatabileceğimi hiç mi hiç sanmıyorum.