- Kategori
- Deneme
Bilim, özellikle de sanat doğudan çıkmış fakat din ve töre baskısı yüzünden batıda gelişmiş olabilir

q
Doğuda bilim ve sanat ile yüzyıllardır uğraşıldığını tarih kitaplarından okuyoruz. Ama öte yandan dünyadaki neredeyse bütün buluşların altında batılıların imzası var.
Haklı olarak kafamız karışıyor. Elbette Kopernikler boş durmadılar ama Biruniler de boş durmadılar. Buradan şu çıkıyor: Doğu da batı da düşündü fakat doğu baktı, batı yaptı.
Yoksa Ali Kuşçu yıldızları romantizm olsun diye mi seyretti? Sanki doğuda insanlar bir şeyler yapmak istediler de din ve töre izin vermedi gibi bir durum var.
İbni Sina mucizesinden bahsedilir, bugün kullandığımız hangi ilacın altında adı yazıyor. Belki de bilimi biz bulduk, batı formüle etti. “Buluşları bizden çaldılar” sözünü bile duyuyoruz. Geleneklere göre tedavi, törelere göre reçete; sonuç kocakarı ilacı.
Hele de sanat… Bir kere sanat doğu insanının ruhuna daha yakın. Üstelik uygun coğrafyalar, kültürler. Hindistan dağlarında beş bin yıldır leylim ley ama müziğin erovizyonu batıda, anlaşılır gibi değil.
Edebiyatın gelişmemesini anlıyorum. Din neye izin veriyordu, safsataya; safsata edebiyatı gelişti. Resmi zaten hiç konuşmayalım. Bu arada doğuda herkes Müslüman mıydı denilebilir ama hem İslam gidemediği yerlere bile baskı yaptı hem de töre hâkimiyeti vardı ve doğu dinleri tutucuydu.
Buna doğu insanının tembelliğini de eklemeliyiz. Tutuculuk batıda da vardı şüphesiz; ama batı erken uyandı. Üstelik batı uyandığında doğu daha derin uykuya daldı.
Yerel ve geleneksel bütün bilim ve sanat dallarında doğu sıfır. Japonya gibi ileri bir ülkede bile sanat gelişmemiş. Orada da nedeni gelenek. Edebiyatta, resimde, heykelde, müzikte, tiyatroda, sinemada, balede… Hep batı önde… Doğu insanının bunlardan hiçbirine uygun olmadığı söylenemez herhalde. Dinler, töreler doğuyu mahvetmiş!