- Kategori
- Eğitim
Bilinçlenme eğitimi.

Okulun konferans salonundayız. Konuşmacı olarak üniversiteden bir profösör " Toplumsal Bilinçlenmede Görevlerimiz " hakkında sunumunu yapmakta. Genelde bu tür konferanslarda dinleyicilere bir rahavet çöker. Önce yavaşca göz kapakları kapanır, sonra hafifce başlar yana doğru düşer. Konuşmacı aynı ses tonu ölçüsünü kullandıkça, kitap tabirlerini bırakmadıkça ve de topluluğun nabzını bulmadıkça yana düşen kafaların sayısı artar. Ortam tam bu şekle gelmişken konuşmacı birden;
- Üçüncü sırada ki bıyıklı beyefendi. Diye sesini yükseltip seslenince, önce üçüncü sırada bulananlar, ardından salondaki bıyıklılar ve tabidir ki salonun geri kalanı rehavetten sıyrıldı. Üçünçü sıradakilerden bıyıklı birisi;
- Ben mi? Diye toparlanıp ayağa kalkınca.
- Evet siz. Bu ay ki elektrik faturanızı kontrol ettiniz mi?
- Evet.
- Bu dönem ne kadar TRT payı, Enerjı Fonu ve Enerji Tüketim Vergisi ödemişsiniz?
- O bölümlere dikkat etmedim.
- Hangi bölüme dikkat ettiniz?
- Ödeme günü ve ödeme tutarı toplamına,
- Gerisi teferruattı değil mi? Cevap yoktu. Bıyıklı kişi yerine oturdu.
- Peki kim dikkat etti?
Salon ısrarla sesizliğini koruyordu bir farkla bu kez kestirmiyordu. Konuşmacı salonu süzdü hepimiz dersine çalışmayan öğrenci misali pek mahzunduk. Profösör;
- Özür dilerim. Bildiğim kadar kültürümüzde doğruyu sorgulama vardı. Şimdi bu neme lazımcılıkla yer değiştirdi. Salonda az evvel bir çoğumuzun sergilediğini evlerinizde devam ettirebilirsiniz. Konferans sona ermiştir. Dökümanlarını topladı, çantasına yerleştirdi ve salonu terk etti.