​ Bilinçli yaşam... / Deneme / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Haziran '14

 
Kategori
Deneme
 

Bilinçli yaşam...

Bilinçli yaşam...
 

Tüm çabalarımız ve tüm uğraşlarımız biraz daha fark edilmek ve anlaşılmak içindir aslında. Neden insan aciz bir yaratık olduğunu ve yaşamla ölmek arasında sıkışıp kaldığını tam olarak anlamak istemez. Sahte dünyanın gelip geçici heveslerine neden her seferinde katlanırken buluruz kendimizi. Nedendir öfkelerimiz, kinlerimiz, ve bitmek bilmeyen çirkinliklerimiz. Doğanın verdiği huzuru ve güzelliğini bir kez daha görüyorum şimdi, ve Tanrının yarattığı en muhteşem eser olduğunu düşünmekteyim. Oysa ki insandır der, bu doğru ama bu zamanın insanlarını tam olarak kapsayamıyor bence. Aşkı, neşeyi, mutluluğu ve yaratılmanın o en güzel duygusunu ondan alıyorum ben. Şimdilerde yazıktır ki çok az düşünüyor insan, başkalarının cümleleri ve düşünceleriyle alim olma yolunda hızla yol katetmekteyiz gibi. İnsanlık ruhunun gerçekliğini, her duygusuz harereketinde ve her duyarsız tarafında şimdi bir kez daha yitiriyor. Kafalara sonradan vurmalara o kadar alıştırıldıkki, büyük bir kaosla uyanmadıktan, ruhumuzu o kaos sarsmadıktan sonra pek uyanacağada benzemiyor gibiyiz. Tanrının sözlerine bir kez daha kulak veriyorken buluyorum kendimi. Dalanlarla birlikte dalıp gitme fikri derinden derine endişelendiriyor beni. Kendimizi ortalara ne kadar çok atarsak o kadar çabuk tükeniriz oysaki,  bazen sadece Tanrı ile olmak gerekiyor, onun dostluğuna ve aşkına sığınmak gerekiyor. İnsanoğlu derin bir uykuda şimdi, dünya denen oyunun, sunduğu birbirinden çekici oyuncaklarıyla, küçük bir çocuk misali çoğu gerçekten habersiz oynamakta ve eğlenmekte şimdi. Kutsal kitabımızda bir çok gerçek barınıyor oysaki, neden göz atıp bakmaktan bu kadar korkar insan, nedir bu yüz çevirmeler. Biz insanları gelecekte hiçte güzel şeyler beklemiyor oysaki, gerçekte bilinçli bir şekilde yaşamak anlamak durur iken, tüm saçmalıklara sığınmak neden ?

Ve Kutsal kitabımız Kuranı Kerimden bir ayet çarpıyor gözüme;
Çarpan hadise diyor, nedir o çarpan hadise ? O çarpan hadisenin ne olduğunu sen nereden bileceksin ? O gün insanlar yayılmış pervaneler gibi olurlar! Dağlar atılmış renkli yün gibi olur. Kimin tartıları ağır gelirse, o memnun edici bir hayat içindedir. Kimin tartıları hafif gelirse onun anası ''Haviyedir'' Onun ne olduğunu sen nereden bileceksin ? O kızgın bir ateştir...

Herşey o kadar açık ki, dilediğimiz kadar göz kapatalım bu gerçeklere, eğlenmeyelim demiyorum,aşık olmayalım yada sevmeyelim demiyorum, el etek çekip kendi çapımızda yaşamaya çalışalım da demiyorum, çünkü bu mümkün ve de doğru değil, sadece düşünelim insan diyorum sadece düşünelim. Bilinç aşılayalım ruhumuza, kötülüklerden arındıralım kalplerimizi, oysa ki binlerce insan dünyanın çeşitli bölgelerinde çeşitli acılara maruz kalmakta zalimler tarafından şimdi. Neden güzelliklerle ve mutlulukla Tanrının verdiği bu kısacık ömrü tamamlamak için gayret sarf etmeyelim. O kadar kısa ki aslında yaşam, bunu ancak öldüğünüz zaman anlayacaksınız. Bildiğim ve zamanında öğrendiğim gerçekler var, iyiki de var diyorum şimdi, bunca zaman tüm bu bilinç ekseninde hareket ettimiğimi fark ediyorum, yanlışlardan ve yanlışlara yol almaktan edindiğim bu bilinç ve farkındalık sayesinde sapmadım. Hayatın bizleri neyle sınava tabii tutmak isteyeceğini önceden kestirmemiz neredeyse olanaksızdır. Ama uyuduğumuz ve uyutulduğumuz gaflet uykusundan bir an evvel uyanmak ve kendimizi bilmek gerekir. Tüm hatalarımızdan yalnızca kendimiz sorumluyuzdur. Huzuru uzaklarda aramaya gerek yoktur, huzur bir insanın içsel yolculuğunda gizlidir. Kat etmemiz gereken henüz çok yol var, öğrenmemiz ve edinmemiz gereken binlerce bilgi, öyle bir yaşam sunuldu ki bizlere tam anlamıyla mayın tarlasındayız şimdi.

Dur artık insan zulüm etme kendine, düşüncen girsin  devreye, kalbini yalnızca çıkarsız sevgilere sevenlere, sonunda sana kazancı getirecek iyiliklere ver. Utanmasını bil insan, hatalarını görmemezlikten gelme, hatalarının listesini tutup büyük af dilemeler sana yol kat etmende en büyük sınavdır oysaki. Hepimiz özel ve eşsiz ruhlarız ve Tanrı şöyle der ben insanı en güzel biçimde yarattım, öyleyse bunun hakkını artık verelim, kötülüklerden kalbimizi men edelim ve gerçekleri biraz daha irdeleyelim...


 Yazan-Edibe Toğaç...
  

 
Toplam blog
: 153
: 534
Kayıt tarihi
: 14.02.12
 
 

28.05.1988 Adana doğumluyum ve Adana'da yaşamaktayım! Yazar&Şair '' Başka türlü seviyorum ben seni'..