- Kategori
- Mizah
Bilmeceler kabusum oldu!

http://www.baktabul.com/ilginc-garip-enterasan-seyler/51515-zarlar-dikkatli-bakin.html
Bulun bakalım o kim? başlıklı yazımda dediğim gibi, insanlar bilmece çözmeye başladıklarında, birkaç bilmece sonunda alışkanlık kazanıyorlar, sanki bir virus kapmış gibi bilmece hastalığına yakalanıyorlar. Bende de bu hastalık Mudo beyin bilmecesini çözdükten sonra başladı. Bir bilmece daha çözdükten sonra, bu defa bilmece hazırlama sırası bana gelmişti. Benim hazırladığım bilmece ise Almanya’da bir komite tarafından çözülebilmişti ancak. Daha sonra sorulan bilmeceyi de kısa zamanda çözmüştüm.
Bir kere virus bulaştı dedim ya, o hızla çözecek bilmece aramaya başladım. Blog kategorisinde sorulmayan bilmeceleri bile çözmeye başlamıştım. Gazetelerdeki su doku bilmecelerine başladım, önce kolay, sonra zor ve çok zor olanları da çözüyordum. Gazeteler artık yetmemeye başlamıştı. Bir su doku kitabı aldım. Oradaki çok zor kısımları çözmeye başladım. Çok zor kategorisinden sonra ise en arka sayfada imkansızlar kategorisi vardı. Bu defa imkansızlara başladım. Birkaç tane imkansız çözdükten sonra da internetten çözülecek bulmaca aramaya başladım.
İnternette bulduğum sitelerde, ise televizyondaki yarışma programlarında sorulan sorulara benzer soruları çözmeye başlamıştım. Artık bu bilmece işi hastalık haline gelmeye başlamıştı. Televizyonlardaki Kenan Işık’ın sunduğu “Kim 1 milyon ister” ile Ahmet Çakar”ın sunduğu “Şansa bak” yarışmalarına müracaat ettim. Acun’un kutularına başvuruda bulunmadım. Çünkü orada bilmece yoktu. Sadece şans vardı. Ama ben bilmece çözme tutkumu paraya çevirmeye karar vermiştim artık.
Bilmece çözmek artık günlük hayatıma girmişti. Kuruyemişçiye gittiğimde elimdeki 20 YTL. yi göstererek, adama, paramın 2/8 iyle şam fıstığı, 1/8 iyle badem, 4/16 sıyla tuzlu fıstık, 1/7 siyle kabak çekirdeği istediğimde, adam yüzüme baktı ve hepsinden 100 gram vereyim s…tir git dedi. (x) Neyse kuruyemişçinin dediğini kabul ederek, dayak yemeden oradan ayrıldım.
Eve döndüğümde Alev hanımın başlattığı, bilin bakalım bu kim? Yarışmaları için sanki ebe benmişim gibi birkaç tane yedek bulmaca hazırladım. Ama daha değişik bir şeyler yapmam gerektiğini de düşünüyordum.
En son aklıma, blog yazarlarının yazılarından karakter tahlili yapmak geldi. Şimdi öyle bir çalışma başlattım. Aslında kişilerin yazıları kendileri hakkında bir çok ipuçları veriyordu. İnsanların iyi huyları yanında, alıngan mı? kaprisli mi? yoksa kıskanç mı? olduklarını da anlayabilirsiniz. Tabii ki herkes iyi huylarını beğenirken, kötü huyları kendilerine yakıştıramaz. Ama maalesef kötü huylar da hayatın gerçeklerindendir. Böyle bir şey yapıldığında ise blog da kavga çıkabileceğini düşünerek bu başlattığım çalışmayı da şimdilik askıya aldım.
Ama bütün bunlara rağmen yine de bilmece çözme hırsımı engelleyemiyorum. Biri beni durdursun yahu!
(x) Bu espri Cem Yılmaz’a aittir.