- Kategori
- Siyaset
Bilmesinlercilik(!)
Geçen yazılarından birinde Sayın Emre Kongar hocamız, ilginç bir kavramdan bahsetmekteydi.
“Obscuratism”- Bilmesinlercilik diye kısaca tarif edilebilinir.
Karartma, üstünü örtme şeklinde de kelimeye yaklaşılabilinir. İnternette kelimeyi arattığınızda;
Gericilik, bilgisizlik taraftarlığı, örümcek kafalılık, özgür düşünce karşıtlığı, belirsizlik, anlaşılmaz olma durumu, gelişme ve entelektüel ilerleme karşıtlığı anlamları da çıkmakta.
Şimdi Türkiye’de bir şeyler oluyor. Az-çok medyada olanbitenleri takip edenler, farklı mecralardan gelişmeleri takip edenler, olanbitene vakıf olmakta daha şanslılar. Bu bilmesinlercilik olgusu, kanımca siyasal iktidarın seçime giderken, memlekette “infial” yaratma olası durumları, gerçeğinden sıyırarak veya “filtreleyerek” olanı olduğu gibi değil de, bilinmesini istendiği kadarıyla topluma yansıtmasıdır.
Bu son sebze-meyve fiyatlarının artması karşısında alınan önlemler, devletin bizzat üretici ve dağıtıcı gibi “piyasaya” müdahale ederek girmesi, temel mal ve ürünlerin fiyatlarının “görece” aşağıya çekilmesine vesile olmuştur. Ama, sormak gerekiyor, o zaman daha önce devlet- siyasal otorite- neredeydi?
Bazı hususlarda bence kamuoyunun bilgilenmesi ve haberdar olması, bu uygulanan karartma politikalarıyla engellenmekte. Dikkat ediyorsanız, özelde Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan, fırsat bulurlarsa da AK Parti’nin ilgilileri, bir hedef göstermekte veya karşıtlarını “ötekileştirmekte”! Sayın Erdoğan’ın seçim meydanlarından yaptığı konuşmalara bakılırsa, gerçek ve hedef saptırma yaptığı görülebilecektir. Cumhuriyet Halk Partisi’nden bahsederken, zillet ve illet ittifakı bunlar demesi, CHP demek çamur demek, pislik demek, retoriğini kullanması…
Öte yandan ülkenin aciliyet arz eden sorunlarına gerçekçi pencereden bakmaması, esasında Sayın Erdoğan’ın “gözbağcılığını” çok mahirce kullanması, AK Partiye gönül vermiş kitleleri, politik olarak konsolide etmektedir.
Yani, bir nevi saflar “sıkılaştırılmaktadır”.