- Kategori
- Etkinlikler / Festivaller
Bir “Volkan Konak" şarkıları, konseri/ Bir aşk, bir tutkudur yaşamak... Dido Nana'yı söylemek!

volkan konak sitesinden alınmıştır...
Ordu Üniversitesinin “Bahar Şenliği ve Birinci Yıl dönümü kutlamaları” için konserler verildi geçen hafta…
İlki Kıraç, İkincisi Feridun Düzağaç ve Üçüncüsü Volkan Konak… Cuma akşamı Volkan Konak konseri vardı… Şehir Yerleşkesinin biraz dışında bulunan Ziraat Fakültesinin önünde… Akşam gittik tabii… Arabaya park bulabilmek için bir kilometreye yakın yerde park bulduk desem, abartmış sayılmam.
Sanıyordum ki, bir ben bir Volkan Konak vardır konserde… Yanılmışım. Konser alanı tıklım, tıklım. Bütün ordu volkan aşkına koşmuştu... Onun yüreğinden gelen sesine, feryadına...
Doğaçlamalarına...
Birazdan çıktı sahneye… Yer gök inledi… Bu nasıl coşkuydu, bu nasıl sevgiydi… Gök bile sevinç gözyaşları döktü bir an kısacık bir an!!! Kazım KOYUNCU’nun hatırına “Didou nana” Şarkısını söylerken…
Dağlarda gezen kartalım
Kırıldı mı kanatların?
Can mı çıktı boğazından
Niye düştün düz tarlaya?
Tut elimden, kalk gidelim
Oy gidelimZiganaya
Nanina dido, dido anam
Dido babam dido
Dido nanina , Eminim ki, Yağmur kesildiğinde Kazım, Yıldızların arasında Bizi dinliyordu…
Çok baktım görürüm diye, ama uzaktın Kazım… Çok uzak! Seni anarken yüreğim. Seni söyledim, seni ağladım, seni andım…
Bütün Karadeniz Volkan olmuştu da, tek bir ağızdan tek bir yürekten söylüyordu şarkıları… Karadeniz çağlıyordu, Karadeniz coşuyordu… Bütün eller, yürekler Karadeniz haykırıyordu…
Benseni sevdiğimi de dünyalara bildirdim
Ben seni sevdiğimi de dünyalara bildirdim
İndirdin kaşlarını
Babanı babanımı öldürdüm
İndirdin kaşlarını indirdin kaşlarını
Babanı babanımı öldürdüm
Bir an içimize indik, yüreğimizden sessiz sessiz ağladık… Kaybettiklerimiz geçti gözümüzün önünden… Birer birer andık gidenleri, gidip te dönmeyenleri…
Sanatçıda... Ben ölürsem küllerim serpilsin Karadenizimin enginine mavisine... diye haykırıyordu.
ah gurbet zalim gurbet ağlatırsın adami
gözümde yaş kalmadi biraksana yakami
vay seni cerrahpaşa
içmem suyundan içmem bi dahaki seneye
yolcuda gelup geçmem yaş akar gözüm sızlar
ne kalur gerisine herkesun bir derdi var
Volkan’ın yürekten gelen sesiyle; Aşklarımızın peşine düştük kimi zaman, kah söylendik, kah hayıflandık, kah üzüldük…
Divane aşuk gibi da yar dolaşırım yollarda
Divane aşuk gibi da dolaşırım yollarda
Kız senun sebebune Kız senun sebebune
Kaldım istanbullarda kaldım istanbularda
Kız senun sebebune Kız senun sebebune
Kaldım istanbullarda kaldım istanbularda
Ben seni sevduğumi, Hey gidi Karadeniz…
Sevdiğiyle küsmüş Volkan! Gel barışalım sevdiğim, sevgilim dedikçe… Yollara düşüp onun ardından söyleten adama getiresim geldi… Bu nasıl yürek yakan yalvarıştı… Gel Ordunun sahilinde dolaşalım, barışalım sevgilim dedikçe… Bütün aşklarımı bağışladım…
Acılır acılır gozlerı gulumun
Iclerınde yesıl cam agacları
Uyanısların en tazelerı
Odamızdan gecer gulum senınle
Feriğimfidanım feryadım
Hey benım zizil parmak
Memleket gozlum
Hüzünlerim haykırışlarda, özlemlerim haykırışlarda… dillerde, gönüllerde bir tat bıraktı…
Ordunun Dereleri aksa yukarı aksa,
Vermem seni ellere Ordu üstüme kalksa...
Oy mehmedim, mehmedim sana küstüm demedim
Beni sana geçmişler, vallahi ben demedim...
Derken; gözler nemli, yürekler yaslı, gamlı... Kimin yüreği yanmaz, kimin gözleri yaşlanmaz?
Toprak kokan gecede;
“Sevenler ağlarmış”
“Döne, döne yar geliyor”
“Dostum, dostum”
“Eledim, eledim”
“Sen yağmur ol, ben de bulut”
Bütün bu şarkılar, bu türküler tek bir ağızdan, tek bir yürekten Volkan Konak ile Karadeniz’in yeşiline, mavisine, nemine karıştı…
Da, bir şey daha oldu!
Çenem çıktı valla billa…
Tam böyle coşmuşken, bağıra, çağıra şarkı söylerken… Bütün eller havada, zıp, zıplarken…
Birden ne olduysa, sağ yanağımda bir ağrı ile çenem çıktı…
Utanıyorum yazarken… Çenem sen çık… ağzıma iki sakız attım hemen… Bırakıp, gidemezdim… Gitmedim de… Belki bağır çağır eşlik edemesem de.. ellerimle, yüreğimle zıplayarak eşlik ettim sonuna kadar hem de…
Sonrasında geceyi çıkık bir çene ile tamamladım!!!!
Yerine geldi ertesi gün…
Ama ben; “Volkan KONAK” yaşadım… doya, doya…
Teşekkürler Volkan, Sen doğmasaydın bu coğrafya da, Kazım doğmasaydı…
Eksik kalacaktık…