Bir 56. kimi arıyorum yazısı... / Blog / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Mart '09

 
Kategori
Blog
 

Bir 56. kimi arıyorum yazısı...

Bir 56. kimi arıyorum yazısı...
 

Bir Alev’le 56. arayan kişi oldum; şimdi, yeniden!

<ı>“Tanrım beni alelade bir insan yapınız. - Mirabeau” (1)

Sayın Alev Meisel’in önceki haftalarda kaleme aldığı “Nazar değmez inşallah 55 olmuş maşallah!” yazısında kendisi, Sayın Sabiha Rana ile Sayın Mustafa Mumcu isimli yazarlarımızı sormuş ve ben de o anda nasıl olduysa yanıtı bilmişim. Hemen ardından, "arayan bir kişi" olarak bu kutsal görevi üslenmişim. Kendisine sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.

Sorular ve yanıtlar: Bilgiye ulaşmanın sırrıdırlar. Arayışlar soruları sordurur; olmuşları, şimdi olanları, olacak olanları ve olması muhtemel olanları merak ettirir.

Kişinin bilgiye ulaşmasındaki kararlılığı bulacağı yanıtların niteliğini etkiler. Çünkü her yanıt, başka bir soruyu da sordurabilir ve araştırmayı uzatabilir. Bu süreç ise zahmetli bir süreçtir. Doğru zamanda doğru kaynakları bulmak da gereklidir.

Görünen odur ki, arayan bir kişi neyi/kimi arayacağını karar verebilmelidir ve ayrıca bu arayışın kendince de bir nedeni olmalıdır.

Şimdi, bilgisayarımın başındaydım. Kafam sabit, düşüncem buğulu, odadaki ışığın azlığı, monitörümü daha da parlak hissetmemi sağlıyor ve gözlerim bu nedenle az da olsa kısılıyor. Zor olan bu yazıyı yazmak değil, zor olan kimi arayacağımı belirleyebilmek ve bir seçim yapabilmek: Tümü içerisinden bir yazar seçmeliyim.

<ı>“Ne yaptığımı ne olduğumu artık bilmiyorum – Mozart (Figaro)” (2)

Şimdi söyleyin kimi arıyorum?

<ı>“...kimdir bu kadın acaba? – Schiller” (3)

Bu özdeyiş bana ait değil! Bu sözler, aradığım kişinin cinsiyeti hakkında size bir fikir verebilir diye yazdım.

1.ipucu:
Aradığım kişiyi kendi önerilerime almıştım ancak bu yazı dolayısıyla sadece ve sadece siz kolaylıkla bulamayasınız diye önerilerimden acımasızca çıkardım. Ancak, eğer daha önce önerilerime bakıp, listemi not (!) ettiyseniz, o zaman yanıtı hemen bulmuşsunuz demektir.

2.ipucu:
Kendisi 09.07.2006 tarihinde "Kültür-Sanat" kategorisinde üye olmuştur ve tabii ki başka kategorilerde de yazılar yazmıştır. Bununla birlikte son yazısını 23.02.2009 tarihinde yazmıştır. Kendisi o tarihten bu yana ne yazı yazmıştır ne de yorum yapmıştır. Açıkçası ben de neden ara verdiğini pekçe merak ediyorum.

3.ipucu:
Son yazısından bir önceki yazısı kendi mesleği ile ilgilidir ve yazısı editörlerin önerilerinde yayımlanmıştır. O yazısına beenmaya, <ı>“sanatına, el emeğine, göz nuruna, düşüncene ama öncelikle insanlığına her zaman saygı duydum ve hep duyacağım. Sevgi kısmını saymıyorum bile” şeklinde yorum yapmıştır.

Benim o yazıyla ilgili yorumum şöyle olmuştur: “<ı>Küçük küçük parçaların anlamlarını düşünürüm her zaman. Uygun şekillere sokulup paha biçilmez bir emekle yan yana getirilmesini; aklın, mantığın ve o ana kadar kazınılmış tüm öngörülerin yontusu işlemiştir o parçalarda. Ucundan çekiştirilir birleştirilir, birleşir. Sonunda kocaman olur, bütünün tamamına uyar ve bir sanat eseri çıkar ortaya: Yaşam! Yazınızı okudum ve sanatınızı gördüm, emeğinize sağlık... Sakın sömürtmeyiniz!”

Aradığım kişinin yazısındaki şu cümleler oldukça ilgi çekicidir: <ı>“Büyük hayallerim, onları gerçekleştirecek enerjim ve gün be gün becerikleşen ellerim olduğu sürece hayatta geriye saydığım günlerimi çalışarak, parçaları kırıp birleştirerek, bana sunulana isyan ederek, direnerek geçirmeye hem hakkım, hem de gücüm olmaya devam edecek. “

Mesleği, küçük parçaların bütün haline getirilmesi işiyle alakalıdır.

Aynı yazıya, Mesut Selek, Salih Erdağı, hazandagüzeldir, nezom, Erol Işık, Ruksan İldan, çağdaş, Ariadne, Mehmet Önkibar, Hayrettin Turan, alpher, Meyman, Muhammer Soyek ve yekruseha yazarlarımız da yorum yapmışlardır.

4.ipucu:
Kendisi 137 adet blog yazmıştır. "Niçin” blog yazdığını da bizlere açıklamıştır. O yazısını mutlaka okumanızı öneriyorum. O yazıya Sema Tapan şöyle bir yorum yazmıştır:

<ı>“Okyanusa atılan bir şişe içinde olmadığını bilin, okuyanlar var, bunlardan biri de benim, kaleminizin daima yazması dileklerimle, sevgi ile kalın.”

Aradığım kişinin yazısındaki şu cümleleri çok beğenmişimdir: <ı>“o zaman kaçıp gitmek, yok olmak, silinmek, adsız kalmak ve geceleri gizlice, bilinmeyen biri olup, bilinmeyen duvarlara yazılar yazmak istedin. .”(Ruhaltı bloglar”) Bir alabalık olsaydım, çoğalmak ve sonra da ölmek için akıntıya karşı dağın tepesine yüzerdim. ama bir su damlası olsaydım sadece kendimi bırakırdım yokuş aşağı ve nehir beni denize ulaştırırdı. ben, bir su damlası olmayı düşledim. (“Bir su damlası olmak”)”

5.ipucu:
Aradığım kişinin ilk yazısı, “Bir gün herkes 15 dakikalığına sanatla uğraşacak isimli” yazısıdır. Yazısından bir paragraf veriyorum:

<ı>“sanatçının aslında dert edindiği tek şey birilerince anlaşılmak, ya da anlaşılmamak, ya da bir şekilde kendini ifade etmekten ibarettir. Sanatçının istediği şey sadece ünlü olmak değildir , insanların ruhlarına sızabilmektir. Ama bunun yolu çok insandan geçebilir ve sanatçının popüler olmasıyla bu amaca ulaşmak kolaylaşır hepsi bu.

<ı>Sanatçının istediği tek şey 'varoluşunun nedeni olan işte bu sanatsal faaliyete bir şekilde devam edebilmektir.' yani kendi kendini devam ettirmektir. Neden olduğunu bile bilemediği bu varoluşunu, sanatsal kimliğini tekrar tekrar yenilemek, duyurmak, yaşatmak, ardında iz bırakmaktır.... Bir rüyayı canlı tutmak istiyorum.. Daha kardeşçe yaşamamızı sağlayacağını düşündüğümden diliyorum aslında.”

6.ipucu:
Galerisi oldukca zengindir. Sayfası yüklendiğinde yayımlanan galerisinin adı, “<ı>zamandan aşk ve Ara Güler”dir. Galerisine mutlaka bakınız.

7.ipucu:
Başkent doğumlu ve ODTÜ psikoloji mezunudur. Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesinde yüksek lisans yapmıştır. Kendisi hakkında bizlere verdiği bilgiye göre, Akdeniz’in Likya bölgesine göçmüştür (kaçmıştır).

Sanırım bu kadar ipucu yeterli olacaktır. Son olarak:

Ekin önemlidir ve bir altın kadar değerlidir. Yaşam ise mozaik parçaları gibi küçük anların bir araya gelmesinden oluşmuştur. Tamamı ise kendi var oluşunuzun yansımasıdır. Yazarımız: “Düşleyin öyle ise var olacaksınız.” da demiştir.

Yanıtı ne zaman açıklarım?
Yanıtı bir hafta sonra açıklarım. Toplam bilen sayının ortalamasındaki kişi 57.arayan kişi olacaktır. O kişi kabul etmezse ilk bilen, o da kabul etmezse son bilen 57.arayan kişi olacaktır.

"Zira, bütün bu anlattıklarımı gözümle gördüm, kim bilir, belki de onları görürken yanılmış olabilirim; fakat, aldatmıyorum." (4)


Zamanı geldi!
Yanıtı açıklama tarihi:
31.03.2009
Yanıt: Sayın Başak Altın
http://blog.milliyet.com.tr/Blogger.aspx?UyeNo=491801

Yanııt bilenler:
1.
Sayın İlyas Bayram
2. Sayın Mustafa Mumcu
3. Sayın M. Talip Girgin
4. Sayın Yekruseha
5. Sayın Nezom
6. Sayın yolun*diğer* yarısı
7. Sayın moyemayko

Bu sonuçlara göre bilenlerin tam ortasındaki kişi Sayın Yekruseha olmuştur. Kendisi bu görevi daha önce yapmıştır ve "57. kimi arıyorum kişisi" olmayı kabul edeceğini ummaktayım. Kendisine bir mesaj gönderdim.

Yarışmayı izleyen, bu yazıyı okuyan, yanıt gönderen herkese en derin saygı ve sevgilerimi sunuyorum.


-
1- Stendhal, Kırmızı ve Siyah Sy:34
2- Stendhal, Kırmızı ve Siyah Sy:42
3- Stendhal, Kırmızı ve Siyah Sy:565
4- Stendhal, Kırmızı ve Siyah Sy:29

 
Toplam blog
: 136
: 1494
Kayıt tarihi
: 16.02.07
 
 

Yaşam ışığını 1968 yılında Bafra’da gördü. İnşaat Mühendisi ve aynı sektörde yazılım geliştiren bir ..