​ Bir bakanın başarı öyküsü! / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Haziran '09

 
Kategori
Güncel
 

Bir bakanın başarı öyküsü!

Bir bakanın başarı öyküsü!
 

!şte başarı...İşte bakanlık...


Sizce başarı nedir?

Belli bir sırı var mı?

Veya şöyle soralım: Başarının belli bir kıstası, ölçütü var mı?

Neler başarı, neler başarısızlık?

Seçimlerden önce milyarlarca liralık sosyal(!) yardım yapılarak alınan yüzde 38 lik oyun başarı gösterilmesine rağmen, birçok bakan yerinden yurdundan(!) oldu.

Ne ümitlerle geldikleri o koltuklardan gitmek zorunda kaldılar.

Gidenlerin birçoğu kırgınlıklarını medya önünde dile getirdiler.

Özellikle eski Maliye Bakanı, babalar gibi Türkiye’nin kamu kuruluşlarını bir bir satan Kemal Unakıtan, kırgınlığını ilk açıklayanların başında geliyor.

Başarının belli bir sınırı olmadığı gibi başarısızlığın da bir sınırı yok.

Gelin burada bir başarı öyküsüne tanıklık edelim!

Bildiğiniz gibi, kabinenin en başarılı (!) bakanlarından birisi de Sağlık Bakanı Prof. Recep Akdağ.

Sağlık konusunda öylesine bir başarı(!) yakalandı ki!

Her üç ayda yayınlanan genelgelerle sağlık sistemi üzerinde devamlı oynandı.

2008 yılı Kasım ayı içerisinde yapılan bir düzenleme ile emekli ve çalışanların gözlük konusundaki talepleri, 6 ayda cam, 3 yılda da çerçeve değiştirilebilirken, şimdi her ikisi de üç yılda bir değiştirilebiliyor.

Her hangi bir sağlık kurumunda yazılan ilaç, eczaneye gelindiğinde, eş değer ucuz ilaçla değiştiriliyor.

Yani; Doktora, senin yazdığın ilacın ismini sevmedim. Ben onun yerine şunu vereceğim deniliyor.

Bu uygulama, Sağlık Bakanı recep AKDAĞ’ın göreve gelmesinden bu yana en az üç kez uygulandı ve uygulamadan kaldırıldı.

Ne de olsa başarılı bir bakan!

Böylesine bir başarının altında neler var bir bakalım.

Son bir hafta, on gün içinde, sayın Melih AŞIK’ın da köşesine taşıdığı gibi, başarıyı pekiştiren olaylar zinciri şöyle sıralanabilir!

*Zonguldak: Bıçakla yaralanan genci hastaneye götürmek isteyen sağlık görevlileri yaralıyı sedyeden düşürmeleri neticesinde, halen genin hayati tehlikesi sürüyor.

*Rize: Ambulansın kapısı açılmadı, hasta öldü. Bu konuda blog yazısı bile yazdım.(22.05.2009 tarihli)

*Sakarya: Karapürçek ilçesindeki 112 ambulansının şoförü cuma namazına gidince kalp krizi geçiren hasta hastaneye taksiyle götürülür. Ancak kurtarılamaz ve ölür. İbadeti görevden üstün gören zihniyet, resmen bir cana kıymıştır.

*Bursa: Şevket Yılmaz Devlet Hastanesi’nde çıkan yangını hepimiz hatırlıyoruz Netice 8 hasta öldü.

*İstanbul: Cerrahpaşa Hastanesi Dâhiliye Bölümü’nde yangın çıktı. Bir sürü hasar!

*Mersin: Devlet Hastanesi’nde bir hastabakıcı ile iki görevli personel arasında çıkan kavgada taraflardan birinin yoğun bakım servisinde yatan çocuğun üzerine düşerek ölümüne sebep olduğu basına yansıdı.

*Balıkesir: Öldü diye margarin kutusu içinde ailesine teslim edilen bebeğin ölmediği anlaşıldı. Ancak bebek; sarıldığı bez parçasından kurtarıldıktan sonra fazla yaşamadı.

*Yozgat: Saraykent ilçesinde bir kişi kene ısırması sonucu hayatını kaybetti. Bu keneler Sağlık Bakanının görev başlamasından bu zamana kadar tamı tamına 143 kişinin ölümüne neden oldular.

*Alanya: Alkol kokuyor diye ambulansa alınmayan genç hayatını kaybetti. Alkol almanın yasalara göre suç olmamasına rağmen, bazı örümcek kafalılara göre resmen ve alenen bir suç!

Ya hastanelerde mikrop kaparak yaşamlarını yitiren prematüre bebeklerden bahsetmeye gerek var mı? Ankara, İzmir, İstanbul bu illerin başında geliyor.

Oralarda medya merkezleri ve temsilcilikleri olduğu için bu tür olaylar basına yansıyor.

Ya Anadolu’da?

İşte böylesine başarılı(!) bir bakanın, başarı öyküsüne katkısı olan olaylar zinciri! Bu olayları arttırmak fazlasıyla mümkün!

Ancak Bakana daha fazla başarı(!) şansı vermemek için buralara almaya gerek yok.

 
Toplam blog
: 3842
: 3093
Kayıt tarihi
: 23.03.08
 
 

Antalya'da 1956 yılında doğdum. Emekliyim, Üniversite mezunuyum. Evliyim, bir oğlum var Mimar. Gü..