​ Bir balerinin korkuları / Sinema / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Şubat '11

 
Kategori
Sinema
 

Bir balerinin korkuları

Bir balerinin korkuları
 

Natalie Portman


SİYAH KUĞU- BLACK SWAN  

YÖNETMEN: DARREN ARONOFSKY  

OYUNCULAR: NATALİE PORTMAN, MİLA KUNİS, VİNCENT CASSEL, BARBARA HERSHEY, WİNONA RYDER  

Nina Sayers (Natalie Portman) küçük yaşlardan itibaren varoluşunu başarılı bir balerin olmak üzerine kurmuştur. Bu kararda geçmişte bale ile uğraşmış fakat zirveye çıkamamış annesi Erica'nın etkisi büyüktür. Gerçek yaşamı, zevklerinden uzak, kendi evreni içine sığdırdığı kadarıyla paylaşmaktadır. Cinselliği, bilinç dışı bastırılmış tüm duygularını dans ederek ördüğü duvarlar içine hapsetmiş , bedenini ayna karşısında saatlerce istediği figürleri yapan bir makineye dönüştürmüştür. Bedeni kendisini sadece hayallerine, hedeflerine taşıyan bir kölesidir. Küçük bir kıvılcımla harekete geçen duygular, bilinç dışı bir kaosa yol açar. Kaotik bilincin yarattığı hayaller, sanrılar artık tek bir Nina ile yetinmezler, onu parçalayıp, bölerler. Birlikte yaşamını paylaştığı ve sistemin koruyucusu anne de bir noktadan sonra Nina üzerindeki hakimiyetini yitirir. Darren Aronofsky güreşerek tükenen bir insanı gösterdiği ‘Güreşçi’ den sonra bu kez dans eden bir tükenişi öykülüyor. Her iki karakterinde yaşamlarında tutku ile yaptıkları dışında, herhangi bir şeye yer bırakmamak, daha doğrusu yaşamda yapacakları daha iyi bir şey olabileceğine inanmamak, ortak yazgıları olur. 

Kuğu Gölü balesinde saflığı ve masumiyeti beyaz kuğu temsil eder. Hikayede bakire güzel kız, kötü büyücünün büyüsü sonrası beyaz kuğunun bedenine sıkışıp kalmıştır. Gerçek bir aşk ancak büyüyü bozup, genç kızı tekrar özgürleştirebilir. İkizi olan siyah kuğu ise kötü ruhun sembolüdür. Siyah kuğu ikizi beyaz kuğunun talibi prensi baştan çıkarır. Umutsuzluğa kapılan beyaz kuğu intiharı seçer. Nina’nın disiplin ve kurallar ile çerçevelenmiş yaşamının en büyük başarısı Kuğu Gölü’nde baş balerin seçilmesiyle gerçekleşir. Sanat yönetmeni Thomas Leroy (Vincent Cassel) onun beyaz kuğudaki masum ruhunu ve teknik becerisini siyah kuğu için yeterli bulmaz. Siyah Kuğunun cinsel arzu nesnesi, bir nevi “femme fatale” kimliğine dönüşüm Nina için zor bir roldür. Bastırdığı ve tatmadığı cinselliği, onun siyah kuğuya vermesi gereken serbest ruhu, seksapel rahatlığı engellemektedir. En yakın rakibesi olan Lily (Mila Kunis) ise ideal bir siyah kuğudur. Yaşamın tüm zevklerinden nasibini alan, özgür ruhlu bir balerindir. Rolünü kaybetmek korkusu Nina’nın tüm ruhunu ve bedenini sarar. Çekici bir kadın olmanın yolu bir şekilde cinselliği bilinç dışına taşımakla mümkün olacaktır. Bu konuda sanat yönetmeni Leroy’da provakatif bir role soyunur. 

Karmaşık karakterler ve mutsuz sonlar ile biten filmlerin yönetmeni olarak tanınan Aronofsky başarılı bir psiko drama gerçekleştirmiş. Sinematografisinde Pi, Bir Rüya İçin Ağıt, Kaynak, Güreşçi gibi birbirinden farklı renklerde filmler ile dikkat çekiyor. Siyah Kuğu bir balerini odaklaması nedeniyle, 1948 yapımı “Kırmızı Pabuçlar- Red Shoes” ile karşılaştırılabilir. Andersen’in bir masalından uyarlanan filmde, ayağına kırmızı pabuçları giydikten sonra dans sevgisi tutkuya, dönüşen bir balerini anlatır. Aronofsky’de bu dans tutkusunu Nina'nın benliğinde yalnızlaşma olgusu olarak ele alırken, Polanski’nin ev üçlemesine ait “Tiksinti- Repulsion” ve “Kiracı- Le Locataire” filmlerini andıran tedirgin edici atmosfer kuruyor. Nina’nın yaşadığı ev, soyunma odası, dans salonuna götüren koridorlar, bindiği metro tümüyle tekin olmayan mekanlar olarak hissediliyor. Balerin olarak zirveye varamamanın tatminsizliğini yaşayan anne Erica’ya ayrı bir paragraf açmak gerekiyor. Kurduğu disiplin ile Nina’yı dans dışı her şeyden uzak tutmaya şartlanmış olan anne, Barbara Hershey’in mükemmel oyunculuğu ile filmin baskın karakterlerinden birisine dönüşmüş. Natalie Portman kendisine Altın Küre’de en iyi dram oyuncu ödülünü kazandıran performansı ile Oscar 2011 in en büyük favorisi. Takıntılı ruhsal durumlar arasındaki geçişleri gerek cinselliğin keşfi gerek sanrılarında olsun mükemmel yansıyor perdeye. Aylar boyu aldığı bale eğitimi sonrası dans performansı- hiçbir sahnede dublör kullanmadan- olağan üstü zarif gözüküyor. Lily’de Mila Kunis başarılı bir siyah kuğu ve yönetmen Thomas’da Vincent Cassel gizemli ve provakatif duruşuyla mükemmel seçimler olmuş. Artık sona gelmiş baş balerinde Winona Ryder ne yazık ki çok kısa gözüküyor. 

Kuğu Gölü balesinin eşsiz müziğini ve koreografisini, karanlık bir gerilimle harmanlayan sıra dışı bir film. 

 
Toplam blog
: 223
: 1093
Kayıt tarihi
: 12.01.11
 
 

İzmir’de doğdu. Viyana Tıp fakültesini bitirip doktor ünvanını aldıktan sonra Genel Cerrahi ihtis..