- Kategori
- Şiir
Bir Bayram Sabahı

google imaj
bir bayram sabahı evde yalnızım
30 yıldır olduğunca,
60 bayram
200 küsur gün eder,
bunun yarısında çalıştım
bugün boşum,
hiç İstanbullu partnerim olmadı
o nedenle genelde bayramlarda bu nedenle de yalnızım,
İstanbul bir bayram sabahı için
uygunsuz bir kent,
otobüsler bedava veya yarı yarıya
varoşlar merkeze akar,
elleri apış aralarında binlerce ergen erkek
ortalığı bulandırır,
çay veya çorba içecek bir yer bulamazsınız
hatta gazeteciler bile kapalıdır,
davulcular sabahın köründe tangırdatır
zıplatır sizi uykunuzdan,
çocuklar neredeyse gün ışımadan
başlar mayınlarını döşemeye
gümler gümler ortalık,
neyse hava güzel bugün
demek ki yürünecek
‘Avara Mu’ çizgisinde,
canım işkembe çorbası çekiyor
üzerine de yarım bir çay
bakalım ya kısmet,
telefonum da çalmaz bayramlarda
hoş çalınca da nahoş haberler çıkar ya neyse
o küçücük kutudan
mideme kramplar sokar,
bu yalnızlık
asal yalnızlık
hep yalnızlık
acaip bir şey,
neredeyse benden somut
neredeyse daha var
‘hiç-ben’den,
yalnızlık öylece duruyor yanıbaşımda
ne yapacağımı bilmediğim bir bayram sabahında,
anababamı arayasım hiç olmadı
36 yıllık gurbette
otobüslere trenlere vapurlara
hep tek başıma bindim indim
uğurlayanım hiç olmadı,
kimi bayram sabahlarını yollarda geçirdiydim
eski bilet bulunamayan günlerde
eve doğruki yolculuklarda,
artık yolculuğu düşününce bile içim kalkıyor
yerleşik biri de hiç olmadım oysa,
bir Tatar’ın sürgünlüğü ve evsizliği
sürgün verdi yollarda,
yürüdüm yürüdüm
hep tek başıma,
bir bayram sabahı
hafif melankolik
çokça hazin
kalakalmışım bir masanın başında
düzyazı koşuklar döktürüyorum
boşluğa doğru
klavye başında