- Kategori
- Öykü
Bir devam hikayesi: Joe’nun günlüğü (3. bölüm)
Babama hazırladığım kahvaltıyı alıp dışarı çıktım. Çardak’ta uyuyakalmıştı.
-Baba baba uyan hadi kahvaltı hazır.
-Oo Joe harika gözüküyor.
Babamla birlikte kahvaltı yaparken ona konuyu açma hazırlığı içine girdim.
-Baba.
-Ne oldu joe?
-Sana bir şey söylemek istiyorum.
-Joe çıkar şu ağzındaki baklayı hadi.
-Geçen hafta kutladığımız doğum günü partin nasıldı?
-Harikaydı evlat hiç bu kadar eğlenmemiştim.
-Peki bugün takrar yapsak ne dersin?
-Bir hafta arayla bir yaş daha yaşlanmayı göze alamam evlat.
-Baba o zaman bana yardım etmelisin.
-Sen benim oğlumsun Joe her zaman yanındayım unutma, hadi ne derdin varsa anlat babana.
-Bu sabah Richard amcaların pastanesine gittiğimde orada bu hafta Londra’dan gelen kızı Susan’ı gördüm ve ona aşık oldum.
-Joe bir saniye sen Susan’a aşık mı oldun?
-Ohh baba üniversite’de olan olaydan bahsetmeyeceksin değil mi?
-Tabii ki hayır Susan’ın küçüklüğünü bilirim. Peki benim doğum günümle bunun ne ilgisi var?
-Oradan çıkıp Eric’in barına gittim.orada biraz oyalandıktan sonra tekrar pastaneye gidip Susan’a akşam senin doğum günün olduğunu söyleyip pasta hazırlamasını istedim ve onu da partiye davet ettim.
-Joe, oğlum için 1 değil 10 yaş yaşlanmayı bile göze alırım. Akşam için hazırlansan iyi edersin.
-Sen dünyanın en harika babasının(sarılır)
-Pastayı nasıl yapacak Joe?
-Kafasına göre yapmasını söyledim.
-Yani yuvarlak mı? Tamam tamam şakaydı evlat. Hadi şimdi işe koyulalım depodan şarapları çıkar, masayı yine şöyle verenda’ya doğru alalım.
-Tamam, baba sen bana bırak ben her şeyi hallederim.
İçimi bir heyacan kaplamıştı. Susan’ı daha yakından tanıma fırsatı yakalamıştım. Acaba nasıl biriydi bu akşam ona açılabilecek miydim. o sırada Eric geldi.bu akşam ki partiyi daha ona söylememiştim bile.
-Hoşgeldin Eric.
-Hoşbulduk Joe. Bu arada sabah bana getidiğin poğaçalar için sağol.
-Bırak şimdi poğaçaları akşam babamın doğumgünü partisi var sen ve Holly de davetlisiniz. Susan da gelecek ve onu daha yakından tanıyabileceğim.
-Joe doğumgünü partileri haftalık değil aylıktır.
-Kes sesini eric akşam buradasınız. Şimdi bana yardım et depodan şarapları çıkartalım.
-Pekala Joe. Holly’e telefon edip burada olduğumu ve akşam için hazırlanmasını söyleyeyim.
-Hadi Eric çabuk ol daha halletmemiz gereken bir sürü iş var.
-Oofff Joe geldim geldim.
Eric’le şarapları depodan çıkartıp masayı verendaya yerleştirdikten sonra diğer süslemelere geçtik. Diğer süslemeler mi? Aslında şöyle oldu. “Hoşgeldin Susan” süslemesinin çok saçma bir fikir olduğunu söyleyen Eric ile tartıştık ve tekrar geçen hafta astığımız süslemeleri çıkarttık. Her şey hazırdı. Eric ile birlikte şehre doğru yola çıktık. O Holly’i alacak ben de Susan’ı alıp beraber köye gelecektik.meydana indiğimde tekrar yağmur başladı sandım. ama başlayan yağmur değil evlerden birinin balkonunundan düşüp başıma geçen bir kova suydu. Üstüm başım sırılsıklam olmuştu. Bu halde Susan’ın yanına gidemezdim. Hemen açık bir giyim mağazası bulup üstümü değiştirmem gerekiyordu. Hemen leride bir mağaza gördüm. Oraya doğru hızla ilerledim. Mağazadan içeri girdiğimde beni bir sürpriz bekliyordu. Evet bu üniversitedeki aşkım Louren’di!