​ Bir Fenerbahçe Taraftarının Samimi Duyguları / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Mayıs '10

 
Kategori
Futbol
 

Bir Fenerbahçe Taraftarının Samimi Duyguları

Bir Fenerbahçe Taraftarının Samimi Duyguları
 

Bir Fenerbahçe taraftarı olarak içimde bir sıkıntı hissi, üstümde bir türlü atamadığım bir hüzün var. Son 5 yılda 2 defa son maçta kaybedilen şampiyonluklar mı acaba buna neden olan? Avrupa'da bir taraftar olarak futbol arenasında hayalimize çok yaklaşıp 2 yıl önce çeyrek final oynamamıza, amatör-yarı amatör branşlarda şampiyonluklar elde etmemize rağmen nedir içimdeki bu sıkıntının nedeni?

Bunların yanıtını ararken geçen pazar günü yaşanan şoktan sonra hüzün içinde olan tüm Fenerbahçeliler gibi son 5-6 gün içinde olan bitene uzak kalmaya, alaycı diyaloglara katılmamaya çalıştım. Ancak benim açımdan sular bir miktar duruldu ve ortamı daha net görebiliyorum artık.Beni mutsuz eden geleceğe dair ümitsizlik ve hedefsizlik. Ki bence Bursaspor da dahil tüm kulüplerimizi kara kara düşünmeye sevk etmeli bu durum.

Düşüncelerimi şu şekilde açmaya çalışayım. Fenerbahçe neredeyse tüm sezon perişan bir futbol oynadığı bir yılda geçtiğimiz hafta belki de sezonun en iyi oyununu oynadığı maçta kazanıp şampiyon olsa hedefine ulaşmış mı olacaktı. Başkan ve pek çok taraftara göre yanıt "evet". Peki Fenerbahçe'nin nihai hedefi ne olmalı? Avrupa ve Dünya kulübü olmak. Bunu sağlamanın yolunun senelik başarılar olmadığını geçtiğimiz yıllarda defalarca test ettik hepimiz.

Bu yıl kaçan şampiyonluğun daha önce Denizli'de kaçandan büyük bir farkı var, kimse farkı ayırt edemese de. Denizli'de şampiyonluğu kaçıran ekip başlı başına bir ümitti gelecek için. Genç milli takımdan ve Konfederasyon kupasında harikalar yaratan Kemal, Selçuk, Tuncay gibi genç yıldız adaylarını barındıran, bunları destekleyen dünya çapında yıldızların serpiştirildiği, yedek kulübesinde beklese de geleceğimiz olduğunu düşündüğümüz altyapıdan gelen Semih, Can, Olcan, Volkan Babacan ve diğer gençler vardı bu kadroda. Bunlar gelecekteki güçlü Fenerbahçe'nin omurgası olacaktı. Şampiyonluk kaybedildi ve tüm ahenk ortadan kalktı. Yeniden 1980-90'ların Fenerbahçe mantalitesi geri döndü. Şampiyonluğu garantilemek için alınan yarı sönmüş, tütmekte olan yıldızcıklar, gençlerin kenarda oturmasının bile mümkün olamayacağı tabir yerindeyse kaşarlanmış bir kadro. Zico geldi ve canı isteyince oynayan Brezilyalıları şevke getirip Avrupa'da muhteşem ülke sınırları içinde uyuyan bir takım yarattı. Peki bu gündelik başarılar arasında kimse düşündü mü "I love you Zico" diye bağırırken geleceğin Fenerbahçe'si ne oldu diye? Bugünkü tabloya bir bakarsanız söylemek istediklerim netleşecektir kafanızda. Gelecek yıl bu senekinden daha iyi performans vermesini beklediğiniz kaç oyuncu var koskoca kadroda. Belki biraz Özer, belki biraz Mehmet Topuz ki bu oyunculrın maliyeti zaten bir Anadolu takımının maliyetine eşdeğer. Altyapıdan gelen ve kadroyu zorlayacak kaç kişi var. Benjamin Button misali yaşlanmış genç Semih (büyük olasılıkla ayrılacak), 1-2 yabancı hakkı daha olsa oynama şansı hemen hiç olmayacak Volkan Babacan. Başarılı olduğu söylenen amatör branşların bir farkı var mı sizce? Basketbol, Voleybol ve hatta Atletizmde tüm diğer kulüplerin ötesinde harcanan paralarla gelen başarı sizi tatmin ediyor mu? Basketbolda yıllardır bir başka İbrahim Kutluay yetiştirdi mi bu başarılı olduğu söylenen kulüp? Atletizmde devşirme olarak getirilen ve Türkçe isimler almasalar adlarını bile telafuz edemeyeceğimiz Afrika kökenli yeni vatandaşlarımızın geleceğimize, gençlerimize bir katkısı oluyor mu?

Açıkcası kaçan şampiyonluk sonrası bir züğürt tesellisi olarak altyapı ve gençleri ön plana koyan, birkaç yıl sonrasını da gözönüne alan, mantalitenin değişeceği bir yapılanmanın haberlerini bekliyordum kulübümden. Ancak görünen o ki yine eski usül yama metodu işleyecek gibi görünüyor, bir kaç pahallı yerli-yabancı transfer, adı bilinen bir teknik direktör alınması ile. Yönetimin en iyi planı buysa ben de 80'lere döner ve derim ki "Ali Şen Başkan, Fenerbahçe Şampiyon"

 
Toplam blog
: 14
: 894
Kayıt tarihi
: 22.04.10
 
 

36 yaşında ve doktorum. Yaş olarak yolun yarısını geçtiğim iddia edilse de ve pek çok iş alanında 35..