​ Bir futbol sohbeti; 30 Ağustos 2012 Zafer Bayramı / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ağustos '12

 
Kategori
Futbol
 

Bir futbol sohbeti; 30 Ağustos 2012 Zafer Bayramı

Günaydınlar,

Bugün benden beklenmeyeni yapıp futbol üzerine yazacağım. Benim standart bit Türk erkeğinden farklı olduğum tezi bir şehir efsanesidir; evet ben de yıllarca kalecilik yapmış biri olarak, ben de herşeye rağmen futbolu severim. Bu herşeye rağmenleri bu yazıda açıklamaya çalışacağım.

Eskiden takım da tutardım ve Fenerbehçeli idim. Ben Cemil Turan sayesinde Fenerbahçeli olanlardanım. Onu seyrettiğim vakit çocukken çok heyecanlanırdım ve kendimden geçerdim. Sonrasında furbol idolüm olan Schumacher'in Fenerbahçe'ye gelmesi ile birlikte Fenerbahçeliliğim koyu bir şekilde sürdü. Ancak ne zaman ki Ali Şen geldi ve Fenerbahçe'ye karşı başka takımlarca nefret başlattı, o vakit ben de soğumaya başladım taraftarlıktan. Ve bir akşam İnanç ve ben tartışıyorduk - hiç unutmuyorum- 97 yılıydı galiba ve hayal kahvesindeydik; dedim ki bizim üzerinde konuştuğumuz şu Fenerbahçe için oyuna müdahale etme oranımız nedir? Tabi ki sıfırdır: Teknik Direktör, Futbolcu ve Yönetici, hiç birini biz seçmiyoruz ve ben artık taraftarlıktan istifa ediyorum dedim ve yaptım da!

Fenerbahçeli iken tarifsiz mutluluklar da yaşadım: Bordeaux zaferi, 4-3 Galatasaray'ı yendiğimiz kupa maçı -ki ben ilk devre 3-0 Fenerbahçe'nin aleyhine bittiği zaman söylemiştim yeneceğimizi- ve daha niceleri...

Geçen sene super final maçları oynanırken de şunu söylemiştim; Beşiktaş maçında sahaya girenlere yeterince ceza verilmediği için saha terörü şiddetlenecek diye ve nitekimde öyle oldu. Bu sene de kadınlar saha içine girmeye başladı bile. Ama ne güzel oldu!

Futbol yadsınamayacak büyük bir endüstridir ve yıllarca futbol oynamış biri olarak söyleyebilirm ki göründüğünden çok daha zordur iyi futbolcu olup zirveye oynamak. Burak'ı bu sene Galatasaray'da izleyeceğiz; bakalım ne kadar başarılı olacak? Bence bu sene Umut'un ve onun önderliğinde Galatasaray'ın senesi olacak. Evet çok iddialı olacak ancak söylemeden geçemeyeceğim, ben bu sene Galatasaray'dan Şampiyonlar Ligi'nden en kötü üçüncülük beklemekteyim. Bence şu anki Galatarasaray kadrosu Türk fultbol tarihinin en iyi kadrosu..

Aykut Kocaman'ın büyük bir futbolcu ve futbol adamı olduğu su götürmez bir gerçektir. Alex de Türk futbol tarihinin her açıdan en iyi yabancı futbol transferidir. Daum onun peşinden 2 yıl koşup Fenerbahçe'ye getirebilmiştir. Bugün Alex'in Fenerbahçe kulubüne heykeli dikilirse kimse tartışmaz bile! O kadar sapına kadar bir Fenerbahçeli'dir kendisi.

Peki sorun ne o zaman?

Sorun kısaca Fenerbahçe'nin beş para etmeyen orta sahası! Aykut bey sen Alex'siz oynayabilecek bir orta saha transfer etmedinki! Şayet Galatasaray gibi alternatifli bir orta sahan olsa idi, kimse Alex'in yedek kalmasını tartışmazdı. Oysa Emre'yi de göndermişsin! Önder'i peki niye gönderdin? Sorun bu kadar basit!

Türkiye liglerinde ve milli takımda inanılmaz bir yerli futbolcu kıtlığı çekilmekte! Ve böyle giderse yine Galatarsaray'daki futbolcuların eline bakacağız milli takımda da! FatihTerim'i hiç sevmesem de takdir ederim. Türkiye ve Dünya futbolu gerçeklerini görebilen bir otorite! Ne zaman, nerede, nasıl davranacağını biliyor! Aykut'un da sorunu bu; doğru zamanlama yapamıyor; maç içinde de oyunu okuyamıyor. Türkiye'de bunu yapabilen sadece 3 iyi hoca var: Mustafa Denizli, Fatih Terim ve Şenol Güneş. Bunların içinda bana göre en değerlisi Şenol Güneş'tir. Onun sağladığı başarı diğerlerinden en az 2 adım öndedir. Hayatım boyunca Roberto Carlos'un en iyi olduğu zamanlardaki Türkiye maçında korner noktasında zaman geçirmek üzere Hasan Şaş'tan topu saklamasını unutamıyorum. Bence bu Türk futbol tarihinin en başarılı anıdır. Şampiyon olacak Brezilya'nın en iyi futbolcusu Türlkiye'ye karşı zaman geçirmek için kıçını yırtıyor. Türkiye Brezilyayı geçebilseydi dünya şampiyonu olacatı 2002'de!

Ve son olarak Türk futbol tarihinin en önemli hocasından bahsetmek istiyorum. Şenes Erzik'in Türk futbolu için yaptığı en iyi şeydir kendisi: PİONTEK. Belki bana kızacaksınız ama biz Sepp Piontek'e kadar futbolun F'sinden bile anlamayan bir millettik. Ümit Aktan'ın tabiriyle diagonal pas atmaktan aciz bir futbol kültürüydük. Hakan Şükür Bursaspor'da oynayan beceriksiz bir santrofordu. Tugay'ı kimse tanımıyordu. Fatih Terim diye bi adam bilinmiyordu. Hikmet Karaman da kimdi? Türkiye'de Türk antrenör yoktu!!! Türk milli takımında 8-0 İngiltere'ye yenildiğimiz maçta Ünal'ın 48 m'den kaleyi bulan şutunu konuşacak kadar aciz bir futbol oynuyordu Türkiye. Bütün bu gerçekleri değiştiren adam Sepp Piontek'tir. Basketbol için Tanjeviç ne ise futbol için Piontek o dur...

Bu arada unutulmaması gereken diğer 3 teknik adam: Derwall, Gordon Milne ve Lucescu'dur. Derwall, Galatasaray'ı Galatasaray, Milne, Beşiktaş'ı Beşiktaş ve Lucescu'da her iki takımı da şampiyon yapmıştır.  

Umarım bu futbol sohbetimden de hoşlanmışsınızdır. Bir gün sizlere Türk Milli tarihimizdeki futbol karakterilerini anlatan daha detaylı bir yazı da yazacağım...

Kendinize İyi bakın... Zafer Bayramınız kutlu olsun...

ANIL

 Not: Fenerbahçe'ye de geçmiş olsun...

 
Toplam blog
: 631
: 293
Kayıt tarihi
: 10.04.11
 
 

Eric'i külden yarattım. Tamamıyla benim eserim. Söyleyeceği çok sözü, söylemek istediği az sözü. ..