- Kategori
- İlişkiler
Bir ilişkiyi bitirme adabı

Vardır çevrenizde veya siz yaşamışsınızdır. Bir ilişkide ya ortak paydayı oluşturmak adına ya da aynı pastayı paylaşmak için bir ilişki yaşarsınız. Yaptığınız istisnasız her şey sevgilinizle aynıdır. Gezersiniz tozarsınız, konuşursunuz, tartışırsınız. Bir ilişkinin içinde olan aklınıza gelen her şey vardır yani.
İlişkiler hiçbir zaman tek taraflı olmaz. Bazıları platonik dese de bu şizofreniktir bence. Her ilişkinin ana kuralı iki kişiyle yaşanmasıdır. Yaşananlar doğru veya yanlış iki kişinin sorumluluğundadır. Bir uyuşmazlık veya ters giden bir şey olduğunda problem ve/veya suç hiçbir zaman bir kişide değildir. Ortada ne varsa bölü iki yapmak hem ilişkiye hem matematiğe ihanet etmemektir.
Çok rastlanır biten ilişkilere. Hatta havalarda uçuşur. İlişki bitince hangi tarafı dinleseniz haklıdır. Nasıl iş bu? Hadi canım nasıl iki tarafta haklı oluyor diye hiç düşündünüz mü? Yoksa bindiğiniz arabanın mı düdüğünü çaldınız?
Bu durumlarda ilişkinin arasına girmek sağlıklı mıdır? Kesinlikle hayır ama sakın ha hakta vermeyin iki tarafa da. Ne yapılmışsa bölü ikidir çünkü.
Bazen bir taraf üste çıkmaya çalışır, öyle ki kendini bile inandırır buna. Ama nasıl anlamıyorum. Kendini inandırmak Dünyanın en saçma olayı gibi geliyor bana. Nereye kadar kaçabilirsin ki kendinde, veya kendinden kaçabileceğin bir yer söyler misin bana?
Cevap!
Yok!
Yok tabi ki, bir insan nereye kaçabilir kendinden. Kendini nereye kadar kandırabilir ki! Kandıramaz, öyle olduğunu zanneder kısa bir süre sonra durur. Neden durur? Çünkü duvara çarpmıştır. Çok acır canı. Acımaz mı son sürat kaçıyorsun kendinden bir an haaa derken gümmm duvar. Ne oldu peki? Kendini kandırmaya çalıştın, kaçtın kaçtın başaramadın.
Şimdi dön karşı tarafa! Sen kendini kandırmaya çalışırken mutlaka karşı taraftakini bi hayli silkeledin. Kendinden ne kadar hızlı kaçıyorsan, ondan da o kadar hızlı kaçtın.Sonuç; sen bir alem sıfır mı sanıyorsun? Tabi ki hayır. Bir çuval incir mevzuu var ya! O reçel oldu.
Yok böyle bir anlayış. Tekrarlamaktan bıkıyor insan. İlişkiler iki taraflıdır. Bitecekse bile iki taraf karar verir. Bitti demek, kaçmak bitmesi anlamına gelmez. Sadece eziyet, bencillik ve uzun uzadıya mahrumiyet demektir.
Bir ara evlilik sözleşmeleri gündemdeydi ne saçma olur mu böyle şey diye ahkam keserdim. Gerçekten de saçma geliyordu böyle şeyler. Fakat ilişkileri görünce, keşke ilişkilerde sözleşmeli olsa diye düşünüyor insan. Bir ilişkiye başlamadan bir danışmanlık firmasına gidilecek, karşılıklı sözleşmeler imzalanacak ve tek taraflı bitirmeler tazminatla cezalandırılacak. Ama bu tazminat maddi olmayacak. Çünkü hiçbir kalp acısını para dindiremez.
Sözleşme şartı acıtmak olacak, tam kalbinden kanata kanata acıtmak. Hani bunu da reel almıyalım ki vahşi demesinler. Nedir kardeşim durum bitti diyor, nasıl diyor tek taraflı. Öyle mi gel bakalım tazminatın var hem de MANEVİ! Bak bu kızın/erkeğin canı bu kadar acıdı. (Birde acı metre olsa kalbi ölçen süper olur hani) Ne yapacağız şimdi? Sözleşme şartlarına göre kalbini acıtacağız.
Görün bakalım o zaman anlamsız bitişler oluyor mu? İlişki çöplüğünden kurtulur tüm insanlık. Birde yeni gündemimiz Facebook ya ilişki bitince hooop sil oradan da. Yapmayalım arkadaşlar, yapmayalım kardeşler. Hani her şeyi bağlamak gerekiyor ya bir şeylere bende bunu Gripin’in bir şarkısına bağlamak istiyorum.
“kestiğim ümitlerden yelkenler yaptım ama
yokluğunda ne gidebildim ne de kaldım
gerçek miydi tutunmaya çalıştıklarım
hediye süsü verilmiş ayrılıklarım.”
Bir şarkısında böyle diyor Gripin. İlişkiler biter bitmez değil ama buna ne olursa olsun tek taraflı karar vermek etik bir davranış değildir.
Bitirdiğiniz bir ilişki karşı taraf için biten bir hayat anlamına gelebilir. Her ilişkinin bitişi, başladığı kadar zor ve seviyeli olsun.
Bitmeyen ve sürekliliği olan ilişkilerin temellerinin sağlam atılması şarttır. Bunu da bir küreğe iki elle sarılarak yapabilirsiniz.
Hiç kimsenin Facebook’tan birbirini silmemesi dileğiyle. Rüzgarınız neta olsun.