- Kategori
- Sivil Toplum Kuruluşları
Bir kadın olarak kadın hakları denen olguya karşıyım

Kadın Hakları denen olguyu red ediyorum.
HAK KAVRAMI
Öncelikle, bir canlı için geçerli olan bir kavram olarak algılıyorum.
Hep yıllarca öğretildiği gibi.
Sizin alanınıza kadar herşey, benim haklarım arasında olduğu gibi işte.
Benim alanıma kadar da herşeyin size ait olması gibi.
Bizler ve sizler olarak çoğullaştırdığımız da ise, sosyal yaşam içerisindeki ayrışmaz kurallar çıkar karşımıza.
KADIN HAKLARI DENİLEN OLGUYA YILLARDIR KARŞI OLMUŞUMDUR.
Toplumsal ber kargaşa yaratılmak üzere, bir fincan suda, büyük gemiler yüzdürülmek isteniyor.
Kadın hakları diye bir olguyu kabullenmiyorum.
İnsan Hakları kabulümdür.
ERKEĞİN HAKLARI YOK MU O ZAMAN...
Bunlar kimi yazan çizenler, kimi sosyologlar ve psikologlar tarafından geçim kapısı yapılmış laf ebeliklerinden öte birşeyler..
SİYASİLERİ DE ETKİLEDİLER, BU GÖRÜŞTEKİLER
Neymiş efendim;
Kadın Haklarından Sorumlu Devlet Bakanı....
ERKEKLERİMİZ ADINA BENDE HÜKÜMETİMİZE TALEPTE BULUNUYORUM.
Erkek Haklarından sorumlu bir Devlet Bakanımız olsun.
Hayvan Haklarından sorumlu bir Devlet Bakanımız olsun.
Çevre ve doğa haklarından sorumlu bir Devlet Bakınımız olsun.
Olsun da olsun.
Geçelim bunları.
Bu gibi söylemlerin arkasında duranları da, durmayanları da toplumda görüyoruz.
İnsan olabiliyor musun kardeşim.
İnsan demek doğru olmak demektir.
İnsan demek sorunsalı olmamak, sorunsalı çözümler olmak demektir.
İnsan demek, ayrıştırmak yerine müspet birleştirici olmak demektir.
Ka-bul-len-mem olası değil..!
Benim saygı duyduğum ve sevdiğim bir eşim var.
Ondan üstün olacak ya da ona karşı korunacak ne gibi haklarım olabilir ki...
Yasalar ve Anayasal bağlamda tüm haklarımız korunmuyor mu...?
Yasalarda erkeğe ayrı, kadına ayrılık olabilir mi...
Sonra başka çeşitlilikler...
Çocuk Hakları... (Bakın burada biraz düşünmek gerekecektir.)
İstismar edilen ve bakıma muhtaç, kimsesiz çocuklarla ilgili hakların tüm insanoğlu yanında olmak zorundadır zaten.
Geçtiğimiz günlerde bir TV. kanalında, "Ezilen kadınlar Platformu" adına konuşan kadınları gördüm ve çok utandım kadınlığımdan.
Sen kendini eziyorsun haberin yıok dedim....
Toplumun başka kavramların arkasındaxn gitmek gibi bir zorunluluğu var.
BU NEDENLE TÜRBANLI HANIM ARKADAŞLARIMA DA, ÇOĞU ZAMAN ŞAŞARIM...
Meydanlarda İslamı çağırıştıran beyanatlarla, şeriatı istemleyen bu hanımlar acaba, Şeriatla yönetilen, Suudi Arabistan, İran vb. ülkelerdeki sosyal yaşamı inceleyip araştırmıyorlar ki, gelecek bir rejimde ezilmek istediklerine dair davetiye çıkartmaya devam ediyorlar.
Şeriat, kadını, ikinci sınıf vatandaş olarak tanır.
Şeriat kadını, erkeğin yaması olarak belirlemiştir.
Şeriat erkeğin nikahına, senden başka evinde üç kadına daha yasal izin verecektir.
Komik kadınlar....
Toplumun tabi ki komedyenlere de ihtiyacı var.
Ama böyle ciddi meseleler komiklikle cıvır, kararı kaçırılan herşey zarar olarak karşımıza çıkar.
Haydi hanımlar,
Haydi, ilk seçimlerde görev başına...
TBMM' ye gir, Belediye Başkanı ol,
Yönetici ol, yönet ama ayrıştırma.
İnsan Hakları yolunda,
Hayvan Hakları yolunda,
Çevre ve Doğa Hakları yolunda,
Evet, evet...
Çocuklarımızın da hakları yolunda...
Üret, üret, yönet, hem yönet hem yönetilmeye uygun hareket et....
Sevgilerimle.
TÜKETİCİ KÖŞESİNDE
SEMRA ABLANIZ