​ Bir kadını unutmak... / Deneme / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Şubat '13

 
Kategori
Deneme
 

Bir kadını unutmak...

Bir kadını unutmak...
 

Unutmadım, Sineye Çektim.


Unutmak, elinde olmayanı istemek gibidir. Beynine, zihnine, hayallerine giren bir şeyleri oradan çıkarmaktır. Bir bakıma imkânsızı istemektir. En zoru da nedir biliyor musun? En yakınında ki, yanı başındakini unutmak.  İnsan zihnine giren her bilgi, görüntü vb… olağanüstü bir durum veya dışarıdan fiziksel bir müdahale yapılmadığı sürece unutulması çok zordur. Aslında unutmak başlı başına bir yalandır, unutulmak istenen her şey ancak sineye çekilebilir. Tıpkı kullanmadığın bir şeyi en yüksekteki rafa koymak gibi… 

“AŞK” hayatta kimine göre başına gelebilecek en güzel şey, kimine göre en kötü olaydır. Çünkü karşılında verebileceğin bir bedel ister. Soluduğu nefesinin sesini duyabildiğin, her gördüğünde kalp ritminin standartların üzerine çıkmasına neden olan birini unutmak bence imkansızdır.  Nedeni ise çok basit, neşter vurulmuşsa iz bırakmıştır. “Aşkı” unutmak tıpkı cenazesine gittiğin bir ölüyü unutmak gibi… Biriyle yaşadığın onca hatırayı sineye çekmek bile zorluk verirken, unutmak yapılabilecek en büyük saçmalıktır.  Unutmak yalnızlığa gömülmektir. Önce dostlarınızdan, sevdiklerinizden uzaklaşmaya başlarsınız. En yakın dostlarınızla aranız bozulmaya başlar. Hayatta yapmaktan zevk aldığın ne varsa önemini yitirir. Ardından yalnızlık kapıyı çalar, ruhu bir yoga terapisine sokar.  Konuşmak, Haberleşmek,  Hareket etmek gibi bütün hayat sal faaliyetlerinizi bir kenara bırakıp ruhunuzla hesaplaşma süreci başlar. Yalnızlık hep güzel başlayan ama sıkıcı son bulan bir marifettir. “ Uzunca bir yolculuğa çıkarsınız, Şoför koltuğundasınız. Yola çıktıktan bir süre sonra saatler ağır ağır işlemeye başlar. Hava dakikalar ilerledikçe kararmaya başlar. Radyodaki müzikler POP’tan Slav’a döner. Yan koltuktaki dostunuzla olan muhabbetiniz ağırlaşır. Yol zamanla beraber uzamaya başlar. Sonra Hava kararın, radyoda ki müzik biter, yan koltukta ki dostunuz uyur. Ortam sessizleştikçe hız ibresi artmaya başlar. Yolun biteceği sanılır ama bitmez,  yalnızlıktan içiniz içinizi yemeye başlar, radyo frekanslarını kurcalayıp durursunuz, yan koltuğu dürtme çabaları sonuçsuz kalır O an yalnızlıktan sıkıldığınız andır. Çünkü unutmak için yalnız kalmak hatırlamanın en etkili yolunur, kafanızı başka şeylere yormak yerine tek bir noktaya odaklar, unutulmak istenilene odaklar.

UNUTULMAZ...

Hayat;
Unutmak için çok kısa,
Yalnızlık için çok uzun,
Yaşamaksa sadece mecburiyet.

 
Toplam blog
: 28
: 2754
Kayıt tarihi
: 15.01.13
 
 

Rize doğumlu ve yerleşimli Teknoloji bağımlısı. Aorhan, Anarschi ve Milliyet Blog Ailesi bireyi....