- Kategori
- İlişkiler
Bir konunun uzmanı olunca, dilediğine istediğini diyebilir misin gönlünce?

Aman aman, ne de kıymetliymiş vakti! Sen ne uzmanısın kardeş? Bunca telaş hasta eder ruhunu.
Bilmem dikkatinizi çekti mi? Bu memlekette, bizim ülkemizde, içimizden biri, herhangi bi konunun uzmanı olmaya görsün. Sanki tüm hayat, bütün evren o ‘uzmanlık’tan ibaretmiş gibi, dünyanın merkezine koyar kendini; ‘uzman’ ünvanlı arkadaşımız!..
Futbolcu eskisi, yeşil sahalarda top koşturanlara; cv’sinde ’eski manken’ yazan, podyum profesyonellerine; yıldızı sönmüş aktörle aktiris, yeni nesil yıldızlara demediğini bırakmaz; sağ olsun!
Eski televizyoncu, sunucu beğenmez. Modacı, imaj parlatıcı, kimsenin giydiğini üzerine yakıştırmaz. Şöhretli şarkıcı-türkücü takımıysa, tahtına varis bulamaz. Sanırsın, tüm tarih bunları anlatır! Oysa sanat adına yaptıkları, yalnızca kuru gürültü!..
Ünlü olamamış, yarım kalmış yazarla, hayal kırıklıkları yıllanmış editöre, kitap beğendiremezsin. Üçüncü sınıflıktan öteye gidememiş sinemacı, eleştiri niyetine binbir hakaret sayar. Basketbol eleştirmeni, potayı, oynayanlardan da, koçlardan da iyi bilir! Oh ne ala memleket! Suyundan da koy!
Niye böyleyiz biz? Neden eline azıcık yetki geçiren, pusulayı şaşırıveriyor? Hazımsızlığımız kalıtsal mıdır, toplumsal mıdır nedir; üzerine sorumluluk yüklenen, önce babasını kesiyor!
Adam, normalde, yolda, ötede, beride, şurada, burada görse, fellik fellik kaçacağı muhtereme; öyle bir saydırıyor ki… Görenin, duyanın ağzı açık kalır, dudağı uçuklar. Medyada köşe kapmış bir ‘kıyafet düzücüsü’, kırk yılın itibarlı insanını, kırk saniyede on paralık etmeye çalışıyor. Bilmez ki, onun çapı, boyu posu, vizyonu falan, öbürünün zerresi değil... El yumruğu yemeyen, salladığını zülfikar sanır!
Be hey gafil! Emeksiz yemek yapılır mı, durduk yere itibarlı olunur mu ? Uzmanlık başka, aklına geleni saydırmak başka. Dokunulmaz sanma kendini. Ne uzmanlar gördük, kendinden habersiz… Ne uzmanlar tanıdık, şu an var, yarın meçhul!..
Biraz akıl… Azıcık izan… Şimdi atarken mangalda kül bırakmayan, gün gelir, komşunun külüne muhtaç olur. Bugün uzmanlık gerektiren işler, yarın en sıradan hale gelir.
Haddini bilmek, hepimizin görevi... Zira, yaradanın terazisi, uzman, acemi ayırmaz tartarken... Herkese eşit ve adil davranır. Ne varsa eteğinde, onu dökersin kefeye. Bilgine çok güvenme; Sultan Süleyman da öldü!
Not: Yazıda kullanılan görsel internetten alınmıştır.