- Kategori
- Doğal Hayat / Çevre
Bir küçücük tavşancık varmııışş!

Tiyatroyla ilgileniyorum. Kendime oyuncu ya da amatör demek istemiyorum çünkü henüz o yetkinlikte görmüyorum kendimi. Zengin bir adamın karısı rolündeyim. Rolüm içim kürk manto bulmam gerekiyor. Mantoyu ararken fikrim geldi ve yine tutamadım kendimi.
İncecik topukların üstünde ayaklara yapılan işkenceyi, zayıf gözükmek uğruna açlıktan baygın düşmeyi, azıcık yenilen çikolata için çekilen vicdan azabını, surata sürülen boyaları ve temizlemek için verilen uğraşı, yaş ve kilo konusunda yalan söylemeyi, bukalemuna özenip sürekli saç rengi değiştirmeyi bunların hepsini ama hepsini anlıyorum hatta bazılarını yapıyorum ama sırtımda ölü bir hayvan taşımayı anlamıyorum, anlayamıyorum.
Biz kadınlar bakımlı gözükmek, güzel, hoş olmak, dikkat çekmek isteriz.Bir erkeğin spor araba almak istemesi anlaşılabilir çünkü bir sürü kadının dikkatini çekecektir, ilgi görecektir.Allah aşkına hangi kadın üstünde ölü bir hayvan taşıdığı için dikkat çeker ki?Eğer burada hedef kitle kadınlarsa durup düşünmek lazım.Verilmek istenen mesaj;bakın ben mükemmel bir kadınım, değerliyim, sizden üstünüm, sizin yapamadığınızı ben yaptım mıdır?Dolapta duran 20 çift ayakkabıya eklenmek istenen 21. çift ayakkabıyı dahi anlayışla karşılayabilirim ama bu mesajı imkanı yok anlayamam.
Zaman zaman televizyonda haberlerde, belgesellerde, internette dolaşan maillerde görmüşsünüzdür fok katliamını.İnanın daha ne katliamlar var.Belki de kendi türüne eziyeti reva gören insanoğlunun bir hayvanı katletmesine şaşırmamak lazım.
Birde safari turları reklamlarında vahşi hayatı gözlerinizle görün derler!Bu gözler vahşeti görüyor ama insaoğlunun yarattığı vahşeti.
Utanmaya önce kadın olmaktan değil insan olmaktan başlamam lazım sanırım...
Bu yazının giriş ve gelişme kısmı olsa bile sonu yok.Nasıl olsa insan yada hayvan, akacak kan, durmayacak, sonu olmayacak.Bunun da sonu yok...
İncecik topukların üstünde ayaklara yapılan işkenceyi, zayıf gözükmek uğruna açlıktan baygın düşmeyi, azıcık yenilen çikolata için çekilen vicdan azabını, surata sürülen boyaları ve temizlemek için verilen uğraşı, yaş ve kilo konusunda yalan söylemeyi, bukalemuna özenip sürekli saç rengi değiştirmeyi bunların hepsini ama hepsini anlıyorum hatta bazılarını yapıyorum ama sırtımda ölü bir hayvan taşımayı anlamıyorum, anlayamıyorum.
Biz kadınlar bakımlı gözükmek, güzel, hoş olmak, dikkat çekmek isteriz.Bir erkeğin spor araba almak istemesi anlaşılabilir çünkü bir sürü kadının dikkatini çekecektir, ilgi görecektir.Allah aşkına hangi kadın üstünde ölü bir hayvan taşıdığı için dikkat çeker ki?Eğer burada hedef kitle kadınlarsa durup düşünmek lazım.Verilmek istenen mesaj;bakın ben mükemmel bir kadınım, değerliyim, sizden üstünüm, sizin yapamadığınızı ben yaptım mıdır?Dolapta duran 20 çift ayakkabıya eklenmek istenen 21. çift ayakkabıyı dahi anlayışla karşılayabilirim ama bu mesajı imkanı yok anlayamam.
Zaman zaman televizyonda haberlerde, belgesellerde, internette dolaşan maillerde görmüşsünüzdür fok katliamını.İnanın daha ne katliamlar var.Belki de kendi türüne eziyeti reva gören insanoğlunun bir hayvanı katletmesine şaşırmamak lazım.
Birde safari turları reklamlarında vahşi hayatı gözlerinizle görün derler!Bu gözler vahşeti görüyor ama insaoğlunun yarattığı vahşeti.
Utanmaya önce kadın olmaktan değil insan olmaktan başlamam lazım sanırım...
Bu yazının giriş ve gelişme kısmı olsa bile sonu yok.Nasıl olsa insan yada hayvan, akacak kan, durmayacak, sonu olmayacak.Bunun da sonu yok...